İnsan denen varlık en güzel bir şekilde yaratılmıştır.Fakat bunun yanında imtihan gereği iyilik ve kötülük yapmaya da müsaittir. Dünyamız; hak ile batılın, iman ile küfürün mücadelesi ile çalkalanıyor.Herşeyin yaratıcısı ve hakimi olan Allah’ın koyduğu esaslara uygun olarak yaşamak isteyenlerle kendi arzu ve isteklerine uygun tarzda yani Hak’tan uzak bir şekilde yaşamak isteyenler de vardır.
30.03.2019 09.35
2 yorum
2.111 okunma
Fil Suresinin Düşündürdükleri
Ali Kerrar Ulu

İnsan denen varlık en  güzel bir şekilde yaratılmıştır.Fakat  bunun yanında imtihan gereği iyilik ve kötülük yapmaya da müsaittir. Dünyamız; hak ile batılın, iman ile küfürün mücadelesi ile çalkalanıyor.Herşeyin yaratıcısı ve hakimi olan Allah’ın koyduğu esaslara uygun olarak yaşamak isteyenlerle kendi arzu ve isteklerine uygun tarzda yani Hak’tan uzak bir şekilde yaşamak isteyenler de vardır.

Hak, adalet, şefkat ve merhametten uzak hayat yaşayanlar, dünya bizimdir, bizim dışımızdakiler kulumuz ve kölemiz olmalıdırlar. Dünyayı avuçlarının içinde görürler, dünyanın yegane hakimi ve gücü biziz derler. Allah da bunlara zaman tanır.Ama zamanı gelince Malik-i Mülk olan Allah onlara hadlerini bildirir, yer ile yeksan eder.

Kuran-ı Kerim’deki 105. Fil Suresi bunlardan biridir.  Allahın bildirdiği kutsallara saldıranların  dünyada ne hale düştüklerini haber verir.

Yemen Valisi Ebrehe Miladi 570 yıllarında Kabenin tavaf edilen kutsal bir makam olmasından dolayı rahatsız olur. O günlerde Mekkeli Müşrikler ve diğer Araplar İbrahim Aleyhisselam ve İsmail Aleyhisselam’a duydukları saygıdan dolayı hac mevsiminde Kabe’yi tavaf ederek Kabe’yi kutsal mekan olarak görüyorlardı. İbrahim (as) ve oğlu İsmail (as)’a bağlılıklarından dolayı Kabe’ye saygı ve sevgilerini gösteriyorlardı. Ebrehe bundan rahatsızlık duyuyor bölgenin hem manevi havasına, hem de maddi varlıklarına hükmetmek istiyordu. Ticari siyasi ekonomik alanlarda söz sahibi olmayı, o bölgenin yeraltı ve yerüstü zenginliklerine hükmetmeyi düşünüyor, Yemen’in doğusu ve kuzeyini(Şam Bölgesini) ticari alanlar arasına almayı planlıyordu. Kabe’nin kutsallığı ise buna mani oluyordu.  Bunun için Sana şehrine, Kabe benzeri büyük bir kilise inşa etti. Arapları kiliseye davet etti, fakat itibar edilmedi. Hatta Araplardan biri kiliseye girerek pisledi. Ebrehe Kabe yıkılmadıkça kiliseye rağbet edilmeyeceğini düşündü. Kabe’yi yıkmaya karar verdi. Fillerden oluşan büyük bir ordu kurdu, bu ordu 60 bin kişiden oluşuyordu. Karşı gelenleri bu orduyla yok edecekti. Mekke’ye doğru yola çıktı. Taif’e geldi. Oradaki deve sürülerine el koydu. El konulan develer arasında Rasülullah (sav) Efendimizin dedesi Abdulmuttalip’in 200 devesi de vardı. Ebrehe’nin Taif’e gelip Mekke’ye yaklaştığını duyan Mekkeliler rahatsızlık duydu. Abdulmuttalip Ebrehe’nin ordu karargahına gitti. Kendisini tanıttı. Ebrehe Abdulmuttalip’in saygı değer, gösterişli, alicenap bir insan olduğunu anladı. Tahtından inerek yere serdikleri serginin üzerine birlikte oturdular.

 Ebrehe, ben Kabe’yi yıkacağım ne diyorsun dedi. O da ben develerimi istiyorum dedi. Ebrehe şaşırdı. Ben de Kabe’yi yıkma diyeceksin onun için geldin zannettim. O da ben develerin sahibiyim, Kabe’nin sahibi Allah’tır dedi. Ebrehe ona develerini verdi ve gönderdi. Fakat Ebrehe kızgın öfkeli ve kararlı bir tarzda Mekke’ye doğru ordusuyla yürüdü. Abdulmuttalip  de Mekke’ye gelerek Mekke halkına şehri terk edin. Canınızı koruyun talimatını verdi. Ebrehe Mahmut isimli filini Kabeye sürmek istedi. Fakat fil yürümedi. Başka bir istikamete çevrildiğinde fil o tarafa gidiyordu. Fakat Mekke’ye yönlendirildiğinde yatıp kalkmıyordu.

Onlar fille uğraşırken Allah sürü sürü kuşları gönderdi. Her bir kuş gagasında ve ayaklarında mercimekten büyük nohuttan küçük taşları taşıyorlardı. Kuşlar taşıdıkları taşları Ebrehe’nin ordusunun üstlerine attılar. Ordu kül oldu, leşe döndüler. Ebrehe de uzuvlarını kaybederek,ağır yaralı halde Yemen’e dönmek zorunda kaldı ve orada öldü.

Fil vakasını Sevgili Peygamberimizin (sav), doğumundan elli elbeş gün veya üç ay önce muharrem ayının çıkmasına onüç gün kala bir Pazar günü vuku bulduğu da rivayet edilir. Ne kadar fil olduğu konusuda çeşitli rivayetler vardır. Bin filin olduğu söylenir. (Taberi cami-ul beyan. İbn sad. Kurtubi)

Peygamberimiz (sav) Mekkenin fethedildiği gün “Allah fili Mekke’ye girmekten alı koydu ve yalnız Rasulü ile Mü’minleri oraya hakim kıldı” buyurmuştur. Hz. Ayşe validemiz de fil vakasına katılan ve fili yönlendiren iki kişinin yıllar sonra kör ve kötürüm bir halde dilenirken gördüğünü söylemiştir.( Fahreddin er-razi)

Kureyş kabilesi fil vakasını tarih başlangıcı kabul etmiş o yıla “Amü’l fil” demişlerdir.

Beş ayetten ibaret olan surede Cenab-ı Allah şöyle buyurmuştur;

  1. Bilmezmisin Rabbın Fil ordusuna neler yaptı?
  2. Onların planlarını başlarına geçirmedi mi?
  3. Üzerlerine sürüler halinde kuşlar gönderdi.
  4. Onlar, pişmiş çamurdan taşlar yağdırıyorlardı.
  5. Ve onları yenilmiş ekin yaprağı gibi yaptı. 

ÇAĞDAŞ EBREHELER

Fil suresinin bize ve tüm insanlığa vermek istediği ders ve mesaja bakmamız gerekir. Bu olay alelusul tarihi bir olay değildir. Kur’an-ı Kerim’de bu ve benzeri ayetlerden çıkarılacak dersler vardır. Yeryüzünün bütün nimetlerinin tek sahibi olmak sevdası ile yanıp tutuşanlar, ellerindeki güç ve teknolojik araçlarını kullanarak kendilerinin dışındakileri acımadan katledenler; Allah katında yegane din olan islamı yok etmek veya onun temel eseaslarını değiştirerek ılımlı islam projesine dönüştürmeye çalışanlar, Kur’an-ı ve İslamı kökünden kopararak incil ve tevratın konumuna düşürmek isteyenler vardır.

Ey müslümanlar! Böylelerinden korkmayın, Allah sizin yardımcınızdır. “Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Allah ise kafirler istemese de nurunu tamamlayacaktır.” (Saf suresi 61-8)

Siz görevinizi yapın “ Hepiniz topluca Allah’ın ipine (Kur’an’a sımsıkı sarılın. Ayrılıp tefrikaya düşmeyin” (Al-i İmran 3-103)

“Şüphesiz Kur’an-ı biz indirdik O’nun koruyucusu da biziz ( kıyamete kadar O’nun varlığı devam edecektir.)

 Her asırda her yerde Ebrehe gibi gücüne çokluğuna güvenerek dünya ve dünyadakilere hükmetmek isteyen  zalimler olacaktır. Onlardan korkmayın. Kabe’yi; Ebrehe’ye yıktırmayan Allah; islam dinini yeryüzünde hakim kılıcaktır. Ebreheleri hiç beklemediği bir zamanda perişan edecektir.

Sizler de   Ebrehelerle imtihan edileceksiniz zaman zaman büyük sıkıntılara uğrayacaksınız. Rabbimiz şöyle buyuruyor “ Yoksa siz ey iman edenler! sizden önceki ümmetlerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden öyle kolayca cennete girebileceğinizi mi sanıyorsunuz? Sizden önceki ümmetler öyle zorluklarla öyle sıkıntılarla karşılaşmışlar öylesine çetin imtihanlarla sarsılmışlardır ki nihayet o zaman ki peygamber ve onun ile birlikte inananlar -Allahın yardımı ne zaman? diyecek hale gelmişlerdi. İyi bilin ki Allahın yardımı yakındır.) (Bakara 2-214)

Ebreheler her devirde olacaktır. Sakın ha! Ümitsiz olmayınız. Günümüzde asırlarca önceki Ebrehe kalıntılarının yaptıklarını yaşıyoruz. İslam ülkeleri kan gölüne dönüştürülmüştür. Kudüs’ü İsraili’in başkenti ilan edenler, petrol vadisi ve Jeostratejik yapısı ile gözde olan Golan tepelerini sahiplerinden alıp İsrail’e peşkeş çekenlerin hali yarın ne olacaktır? Zulum ile abad olunmaz.

Türkiyemiz de çağdaş Ebrehelerin hain tuzakları ile karşı karşıyadır. Kendilerine istedikleri gibi köle yapamadıkları Türkiye’miz, hedef tahtasındadır. Allahımız onların tuzaklarını yok etsin. Kur’an ile hayat bulmaya çalışan islam ile şereflenmiş olan milletimizi ve islam alemini onların zulum ve şerlerinden emin kılsın. Rabbimiz onlar ve onlar gibi olanlara ve onların tuzaklarına kapılanlara da hidayet versin…

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
2 yorum yapıldı
Kaleminize kuvvet .
Allah razı olsun Ali abi(ağabaey).Meselenin ehemmiyetini muhtelif cihetlerden izah buyurmuşsunuz.Bize bu izahattakileri anlamak ve anlatmak düşer.
Yorum Ekleyen: Şakir Albayrak     30.3.2019 13:44:45
Çağdaş Ebreheler (Eblehler)
Eyvallah Ağabey, Allah razı olsun
Yorum Ekleyen: Mustafa Yıldız     30.3.2019 12:34:07
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya