Hangi kıza nasıl bir koca…
Sadece evlilikte değil, tüm birlikteliklerde mesela ticarette bile ortakların veya eşlerin birbiri ile anlaşması, duyguların uyuşması ile olur. Duyguların uyuşmasında, dolaysiyle insanların anlaşmasında hislerin, yetişme tarzlarının, örflerin ve olaya bakış açılarının da etkisi vardır.
16.02.2020 17.31
2.298 okunma
Hangi kıza nasıl bir koca…
Av. Sabri Turhan

Sadece evlilikte  değil, tüm birlikteliklerde mesela ticarette bile ortakların  veya eşlerin birbiri ile anlaşması, duyguların uyuşması ile olur. Duyguların uyuşmasında, dolaysiyle insanların anlaşmasında hislerin, yetişme tarzlarının, örflerin ve olaya bakış açılarının da etkisi vardır.

Hisler ve duygular uyuşmazsa ileride önemli sorunlar çıkar. Baştan, birbirlerini bilmeyenlerin birbirlerine alışmaları zor olur. Herkes kendi dediğinin yapılmasını ister. Orta yol bulma ilk anda akla gelmez. İnsan, heyecanla bazen  beraber olacağı insanla ne kadar anlaşabileceğini bile düşünmez.

Peki birbirini hiç tanımadıkları halde bira araya gelen, mesela  evlenen insanların  tezatları nasıl gider?Normal olarak evlilik sürdürülecekse,  bunun çaresi; farklılıkları  gözetmektir. İnsan kendine benzemeyen birisi ile de yaşayabileceğini  bilmelidir. Çok önemli bir tezat yoksa..Sonra; “insan insanın zehrini alır” diye bir özdeyiş vardır. İnsan birlikteliği sürdürmek isterse, zamanla birbirlerine  bezemeyen  haller(zehirler) alınır. Orta bir yol bulunur. Bu  öz deyişteki  gizli hal, bir diğerini etkiler.

Yazar Lütfi Filiz, aşırı uçtakilerin normalleşmesinden bahseder. Bu normalleşme herkesin birbirinden fedakarlık yapması  de olur. Kendiliğinden  iki zıt kutbun karşı karşıya gelmesi ile yeni bir durumun ortaya çıkacağını söyler. Yazar, gazap ve öfkenin yumuşak huylar karşısında silineceğini söyler. Bu, soğuk ile sıcağın karışımı ile ılımanlaşmanın olması gibidir.

Evlilikler, ömür boyu bir yastığa baş koyma olarak anlaşılmalıdır. Eskiler hele köylerde, o kadar ki,eş seçmezmiş. Ana babası  beğenmişse, “seni falan adama verdik” derler, kız da anasının ve babasının kötü bir şey düşünmeyeceğinden emin olduğu için onun beğendiğini  o da beğenirmiş. Buna razı olurmuş. Onlar için hayat evlendikten sonra  başlarmış. Şimdi böyle değil. Herkes evleneceği kişiyi ya görücü usulü ile ya başka türlü kendisi buluyor.

Ninem, yeni evlenmiş uzak akrabalarımız bizim eve geldiklerinde;  “buban seni kime verdi” diye sorduğunda, o da durumu anlattığında ;“ geçincemen  nasıl” derdi. Geçinceme..İyi geçinip geçinemedikleri.. Anlaşıp anlaşamadıkları.. Erkeğin eve bakıp bakamadığı, karısına iyi ve  hoş bakıp bakmadığı yani..

Biraz önce iyi geçinmek için huyların  uyuşmasından bahsettik. Zıtlıklar varsa soğuk suyla sıcak suyun ılıklaştırılmasından ve insanın  zehrini insanın almasından  bahsettik. Bunlar denenmiş olaylardır.

Zıtlıkların ılımanlaşması ile ilgili bir olay  gene yazar Lüffi Filizden..

Bir gün Allah Resulü, arkadaşları ile  bir yere gidiyorlardı.

Yürüyerek gidildiği için hem yoruldular, hem susadılar. Bir çadırın önüne geldiklerinde  çadırın  kapısı önündeki genç kıza Peygamberimiz; ”çok susadıklarını, biraz süt verip veremeyeceklerini, süt içerek susuzluklarını gidereceklerini söyledi.  Kız,bir asık suratla ve sert bir ifade ile; “Bizim sütümüz  kendimize yetecek kadar var. Fazla sütümüz yok” dedi. Peygamberimiz gülümsedi. Kıza;”Allah sana yumuşak huylu bir koca versin” diye dua etti. Ve oradan ayrıldı. Biraz sonra başka bir çadıra vardılar. Orada da bir genç kız vardı. Peygamber, ona da kendilerinin  çok susadıklarını biraz süt verebilirse sütü içip susuzluklarını gidermek istediklerini  söyledi. Genç kız, güleç bir yüzle;”Siz, şurada biraz istirahat buyurun. Hemen hayvanlardan sağıp getireyim “dedi. Biraz sonra da onlar otururken, kız sütü sağıp getirdi. Peygamber ve arkadaşları kana kana içtiler. Susuzlukları gitti. Peygamber  ve arkadaşları oradan  ayırılırken kıza teşekkür  ettiler  ve o kıza peygamber; ”Allah sana biraz sert bir koca nasip ettin “diye dua edip yola koyuldular.

Allah Resulüne  arkadaşları hayretle; ”bu iki temenniniz  arasında büyük bir zıtlık var. Niye böyle dediniz”dediler.Peygamber;”O ilk kızın sözleri ve konuşma tarzı oldukça sertti. Eğer ona sert bir koca nasip  olursa, ikisi de asılacağından ip kopar. Geçim olmaz. Ama kocası yumuşak olursa, geçinip giderler” dedi. Ardından ikinci kızın durumunu anlattı:” Diğer kız ise, yumuşak huylu ve cömert bir kız. Kocası da kendisi gibi olursa, o zaman evde dirlik düzen olmaz. Her şey karmakarışık  olur. İkisi de elline geçeni her vurup harman savururlarsa, geçimi  nasıl sağlayacaklar? Onun için ona durumu biraz toparlayacak bir koca lazım” dedi.

Kız babalarına duyurulur…

 

NOT: Geniş bilgi. Lüftfi Filiz. Noktanın Sonsuzluğu.sf 204.

 

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Ahmet Revanlı