Yeni doğacak bebeğe isim vermek, anne babaların en tatlı telaşlarından biridir. Bebeğin ömür boyu taşıyacağı en güzel bir isim vermek pek tabii ki çok önemlidir.
18.05.2021 06:51
438 okunma
ÇOCUĞA İSİM VERME
Edip Ahmet Ceylan

           Yeni doğacak bebeğe isim vermek, anne babaların en tatlı telaşlarından biridir. Bebeğin ömür boyu taşıyacağı en güzel bir isim vermek pek tabii ki çok önemlidir. 

           Çocuğa isim koymak anne ve baba adaylarının üzerinde en çok takıldığı konular arasında yer almaktadır. 

           Bu konuda Anne ve babaya düşen görev, yeni doğan çocuğuna İslam'ı esaslara dikkat ederek güzel bir isim vermesidir. Çünkü mahşer günü o çocuk bu ismi ile çağrılacaktır. 

           Anne ve babanın çocuğuna karşı vazifeleri, esas itibariyle doğumdan sonra başlasa da; çocuğun ana rahmine düşmesine, kadar uzanır. 

           Çocuk, bu dünyada imandan sonra insan verilmiş en güzel nimetlerden biridir. Neslin devamı, aile kurumunun en mükemmel sonuçlardan biridir.  

           Çocuk doğduğu andan, vefatına kadar anne-babasının ona karşı görev ve sorumlulukları vardır. Aynı şekilde çocuğun da anne-babasına karşı görev ve sorumlulukları vardır. Çocuğa İslam’a uygun isim vermek, çocuğun anne-baba üzerindeki haklarından birisidir. 

           Ebeveynlerin çocuğun ismi hususunda anlaşamamaları durumunda hâkim çocuğun menfaatleri doğrultusunda gerekli kararı verecektir. Ancak çocuğa milli kültüre, dini yapıya, örf ve âdete aykırı isim konulamaz. Doğru da olmaz. 

           Türk Medeni Kanunu'nun 339/5 maddesine göre çocuğun adını ana ve babası koyar. 

           Doğumdan sonraki ilk günlerde, ebeveynin çocuğu için yapması gereken görevleri, ana hatlarıyla şu şekilde sıralayabiliriz 

           Dünyaya gözlerini açan, çocuğa yapılması gereken ilk iş duadır. Çünkü Çocuğun Müslüman olarak yaşaması, Allah’ın rızası dairesinde ömür sürmesi, şeytanın şerrinden korunması ve hayırlı bir evlat olması için, hayır duada bulunmak, onun hem dünya hem ahiret saadeti için büyük önem taşır. 

              İslâmî eserlerde çocuğa ad koymanın zamanı üzerinde durulmuş ve bazı rivayetlerde doğumunun üçüncü, bazılarında ise yedinci günü ad koymak için en uygun zaman olarak gösterilmiştir. Bununla beraber Peygamberimiz (s.a.v)  Hz.Mâriye’den doğma oğlu İbrâhim için; 

           “Bu gece bir oğlum doğdu, ona dedem İbrâhim’in adını verdim” (1) dediği, dolayısıyla doğumun birinci günü ad koyduğu bilinmekte ve bu yöndeki rivayetler diğerlerine nisbetle daha sahih kabul edilmektedir. 

           Hz. Aişe (r.a) validemizin rivayetine göre, yeni doğan çocuklar getirildiğinde Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) onlara hayır ve bereket duasında bulunurlardı. Aynı âdeti daha sonra sahabeyi kiram da devam ettirmişlerdir. 

           Kulağına ezan ve kamet okuyarak çocuğa isim koymak: Bu adet bizzat Peygamber Efendimiz (s.a.v)'den gelmektedir. Sünen-i Tirmizi’de nakledildiğine göre, Hz. Hasan dünyaya gelince Peygamberimiz onun sağ kulağına ezan, sol kulağına da kamet okumuştur. (2)

           Hz. Hüseyin’in (r.a) rivayetine göre ise Peygamberimiz (s.a.v) bu adetlerinin hikmeti hususunda da şöyle buyurmuşlardır: 

           Kimin bir çocuğu olur da sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okursa, o çocuğa “ümmüsıbyan” hastalığı zarar vermez (cin zarar vermez).” (3)

           Ezan ve kamet, çocuğa yapılan ilk iman telkinidir. Çünkü ezanın mana ve muhtevasında tekbir, tevhid, nübüvvet ve namaz gibi dinin esasları bulunmaktadır. 

           Çocuğa İsim verilirken, çocuğa güzel, İslami isimlerin verilmesine dikkat edilmelidir. Bu hususta Peygamberimizin (s.a.v)  birçok tavsiye, ikaz ve tatbikleri vardır. Bu hadislerden birisinin meali şöyledir: 

           “Kıyamet günününde kendi isimleriniz ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Öyle ise isimlerinizi güzel koyun.” (4)

           Çocuğun isminin, doğduğu günün akşamında verilmesi tavsiye edilmektedir; Fakat yedi gün içinde de verilebilir. 

              Çocuğun sünnet edilmesi: Kelime-i şehadet gibi Müslüman’la kâfiri birbirinden ayıran sünnet, bazı âlimlerce vacip, bazılarınca da farz olarak kabul edilmiştir.          Çocuğu sünnet etme zamanına gelince; buluğ çağına kadar müsaade varsa da müstehap olan vaktin doğumun yedinci günüdür. 

           Kurban kesilmesi ve başının tıraş edilmesi: Çocuğun doğumu üzerine kesilen kurbana “akika” kurbanı denmektedir.  

           Peygamber Efendimiz (s.a.v), çocuğu olan kimsenin “akika” kurbanı kesmesini tavsiye etmişlerdir.  

           Hz.Fatıma (r.a) ise, çocukları Hasan, Hüseyin, Zeynep ve Ümmü Gülsüm'ün doğumları üzerine birer koç kesmiştir. “Akika kurbanının” müstehap olan zamanının 7. gün olduğu bildirilmektedir. 

           Bazı âlimler, bilhassa Hanefi âlimleri akika kurbanını mendup olarak görmüşlerdir. İmkânı olan kimse bunu kesmekle, Allah’a olan şükrünü fiili olarak göstermiş olur. 

           Yine sünnet-i seniyyede yer aldığına göre, akika kurbanı kesildiği günlerde, çocuğun başının tıraş edilip, kesilen saçın ağırlığınca altın veya gümüş tasadduk edilmesi tavsiye edilmektedir.  

           Yine Hz. Fatıma (r.a)’nın, çocuklarının doğumlarından sonra saçlarını kesip ağırlığınca gümüş tasadduk ettiği bildirilmektedir. 

           Hz. Âişe (r.a) Vâlidemiz der ki: 

           “Yeni doğan çocuklar Resulullah (s.a.v)'a getirilirdi. O da bunlara mübarek olmaları için duâ eder ve ağzında yumuşattığı hurmanın suyunu çocuğun ağzına sıkardı.” (5)

           Görüldüğü üzere Resulullah Efendimiz (s.a.v), yeni doğan çocuğun midesine ilk inen gıdaya dikkat etmekte ve bunun ana sütünden başka bir şey olmasını istemektedir. Nitekim çeşitli rivayetler, bu ihtimamı sadece kendi torunları için göstermeyip bir prensip olarak bütün Müslüman çocuklarına uyguladığını ifade etmektedir. (6)

 

           Kaynaklar:

  1. (Ebû Dâvûd, “Cenâʾiz”, 24 
  2. Tirmizi, Edaha:15. 
  3. Feyzü'l-Kadir, VI/237. 
  4.  Buhari, Edeb:108. 
  5. (Müslim: 2147) 

"Sorularla İslamiyet" İnternet Sitesi Mehmet Paksu’nun yazılarından istifade edilmiştir. 
 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya