Deprem gerçeği ile yaşamak
Türkiye deprem kuşağında yer alan bir ülke. Son 30-40 yıllık süreçte Türkiye’nin birçok şehrinde yüksek şiddette depremler yaşandığına şahit olduk. 1983 yılında Erzurum’da, 1991 yılında Erzincan’da, 1999 yılında Kocaeli ve Düzce’de, 2002 yılında Afyonkarahisar-Sultandağı’nda, 2003 yılında Bingöl’de, 2011 yılında Van’da ve 2020 yılında Elazığ’da son derece yüksek şiddette depremler meydana geldi.
29.01.2020 16.30
58 okunma
Deprem gerçeği ile yaşamak
Erdal Tanas Karagöl

Türkiye deprem kuşağında yer alan bir ülke. Son 30-40 yıllık süreçte Türkiye’nin birçok şehrinde yüksek şiddette depremler yaşandığına şahit olduk. 1983 yılında Erzurum’da, 1991 yılında Erzincan’da, 1999 yılında Kocaeli ve Düzce’de, 2002 yılında Afyonkarahisar-Sultandağı’nda, 2003 yılında Bingöl’de, 2011 yılında Van’da ve 2020 yılında Elazığ’da son derece yüksek şiddette depremler meydana geldi.

Ancak, deprem kuşağında yer alan bir ülke olmamıza rağmen olası depremlere karşı her an hazırlıklı olmanın yeterli bilincine de varabilmiş değiliz. Aslında çok sık yaşadığımız bu depremlerden ders çıkarırsak deprem konusunda da çoğu şeyin de değişeceğini düşünüyorum.

DEPREMLERDEN DERS ÇIKARIYOR MUYUZ?

Yaşanılan büyük depremlerden sonra ders çıkaramıyoruz. Depremin etkisi unutulunca yani biraz zaman geçince hiçbir şey yaşanılmamış gibi hayatımıza devam ediyoruz. Oysa Türkiye depremde riskli bir ülke, dolayısıyla yarın deprem olacakmış gibi hazırlıklı olmalıyız.

Depremde en büyük hasar ve kayıpların, riskli bölgelerde olmaması gereken yüksek ve çürük binalarda meydana geldiği görülmektedir.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Ahmet Revanlı