Ak Parti’de geçmişte milletvekili olan, bakan olan; başkan, başkanvekili ya da üst düzey bürokrat olan ne kadar kişi varsa (küçük bir bölümü hariç) neredeyse tamamı, Cumhurbaşkanı ile karşı karşıya gelmiş bulunuyorlar. Akşam sabah el altından onunla uğraşıyorlar.
20.03.2019 08.00
1.952 okunma
Seçimlere giderken
Recep Kırış

Artık sayılı günler kaldı.

Ak Parti’de sanki Cumhurbaşkanı kampanyayı tek başına yürütüyor gibi. 

Ona destek olan, yanında adeta kimsecikler yok. O, gece gündüz koşturuyor.

Allah güç ve kuvvet versin. Bu tempoya dayanmak kolay değil!

Ak Parti’de geçmişte milletvekili olan, bakan olan; başkan, başkanvekili ya da üst düzey bürokrat olan ne kadar kişi varsa (küçük bir bölümü hariç) neredeyse tamamı, Cumhurbaşkanı ile karşı karşıya gelmiş bulunuyorlar. Akşam sabah el altından onunla uğraşıyorlar.

Kendileri makamda iken hiçbir sorun yoktu. Ama kendileri görevden ayrılınca bütün işler ters gidiyor(!), felaket bir durum var(!) onlara göre.

Şu anda tekrar makam verilse, bunların neredeyse tamamı koşa koşa giderler. Ne muhalefetleri kalır, ne de eleştirileri!

İnsanımızın yapısı ve kalitesi bakımından çok acı bir durum bu.

İnanın ben en çok buna üzülüyorum.

Geçmişte hep böyle kimselere görev verilmesi de başka bir yanlışlık, başka bir talihsizlik midir? Doğrusu bilemiyorum.

Ama Ak Parti yıkılacaksa, gene kendi hataları sonucunda ve “kendi içinden” yıkılmış olacak.

Endülüs İslam Devleti yıkılırken, makam ve mevki hırsıyla birbirine girenler, sonunda çok pişman oldular. Ama iş işten geçti. 

İktidarı devirmek için işbirliği yaptıkları haçlı orduları kendilerine de acımadılar. Önce kullanıldı sonra da imha edildiler.

Bir tek Müslüman sağ bırakılmadı. Yaşlı, genç, kadın, çocuk denmeden tüm ahali kılıçtan geçirildi Endülüs’te.

Sultan 2. Abdülhamid’i, baskıcı bir yönetim kurduğunu belirterek alaşağı edenler hain değillerse çok pişman oldular.

Çünkü sadece Sultan Abdülhamid değil, koskoca imparatorluk da yıkıldı gitti.

Rahmetli Menderes ve Özal›da da aynı şeyler yaşanmadı mı? 

Önce çok ağır suçlamalara muhatap oldular. Sonra da hasretle ve muhabbetle arandılar.

Gene benzer bir süreci yaşamayız inşallah.

Şimdi bunlar nereden çıktı? Bu seçim, mahalli seçim. Yani biz Cumhurbaşkanını değil belediye başkanlarını seçmiyor muyuz denilebilir?

Evet öyle. Ama şayet AK Parti; Ankara, İstanbul gibi büyük illeri kıl payıyla kaybederse neler olur bir düşünelim.

Bütün muhalefet partileri hep birlikte zil takıp oynayacaklar ve “Cumhurbaşkanı halkın güvenini kaybetmiştir” diyerek, istifa ve erken seçim isteyeceklerdir.

Sonra da Ak Parti içindeki muhalifleri bir araya getirerek yeni parti veya partiler organize edilecek. 

Cumhur İttifakı’nın oyu % 50’nin altına çekilmeye çalışılacaktır. 

Dışarıda hazırlanan, içeride sahneye konulacak senaryo budur!

Sayın Cumhurbaşkanını bitirme ve götürme planıdır bu.

Sonrası felakettir!

Türkiye bir kaosa sürüklenecektir.

Yatırımlar durur.

Artık yeni dönemde PKK ile mücadeleler askıya alınır.

Güneyimizde bir PKK Devleti ilan edilir.

Türkiye büyük iddialarından vazgeçirilir.

Nükleer santral ve son derece hayati olan savunma sanayii (uçak, gemi, tank vb.)projeleri iptal edilir. 

Petrol ve doğalgaz aramaları durdurulur.

Bunlara biraz itiraz edilecek olsa resmen ülkenin parçalanması, vatanın bölünmesi gündeme getirilir.

Ya devlet başa, ya kuzgun leşe!

15 Temmuz hain darbe girişimi esnasında, Türkiye’nin başında Sayın Cumhurbaşkanı değil de, başka bir lider olsaydı;

Devlet de vatan da uçuruma yuvarlanmıştı. Allah korudu.

Venezuela’ya yapılanları görüyoruz. Bir kaos ortamı bize neler kaybettirir? Bunu kestirmek bile imkânsızdır.

Şimdi bir daha düşünelim. Seçimler bir “beka” meselesi midir? Değil midir niye?

İktidarlar zaman içinde yıpranır. Eleştirilecek bir sürü noktalar ortaya çıkar. Bunların düzeltilmesi elbette ki baştakilere düşer. 

Ama unutmayalım ki, bu iktidarı devirmek isteyenlerin en başında CHP ve yandaşları olan diğer muhalifler yoktur.

En başta İsrail, ABD, AB ve piyonları vardır.

Abdülhamid’ in gitmesine ve Osmanlı’nın yıkılmasına neden olanların hepsi hain değildi. İçlerinde idealist, vatanperver ilim sahibi insanlar da vardı. Ama korkunç bir kumpasa, alçak bir oyuna kurban gittiler.

Dileriz tarihten gereken dersler çıkarılır. Aynı hatalar tekrar edilmez.

Ama her şeye rağmen milletimizin irfanı, 

Allah’ın lütfu sayesinde yüksektir.

Allah seçimleri milletimiz, devletimiz, Türk ve İslam dünyası bakımından hayırlı eylesin.

Allah, Türkiye düşmanlarını sevindirmesin inşallah.

Recep Kırış

(19. ve 20. Dönem Milletvekili)

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Recep Kırış
DİĞER YAZILARI
YAZARLAR
...
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya