MESİH 7 NİSANDA MI GELECEK YOKSA GELDİ Mİ?
İsrail’de Yahudiler 7 Nisan günü Mesih’in geleceğini bekliyorlar. Evanjelikler ve Kabbalist Siyonistlerin Nisan ayı ile farklı “kehanet”leri var. 8-16 Nisan Yahudiler için Hamursuz bayramı. Birçoğu bu bayramları öncesi, yani nisan başından 7 Nisan’a kadar “Mesih”i bekliyorlar.*  Haham Yaakov Zisholtz, Rabbi Haham Chaim Kanievsky’nin kendisine “Mesih ile doğrudan temas halinde olduğunu ve bu bilgiyi açıklamak için görevlendirildiğini” söylediğini aktardı. Tarihte benim saydığım bu 12. Geliş kehaneti hepsi boş çıktı bu da boş çıkacaktır. Son yıllarda 2009 ve 2018’de yine beklemişlerdi. Mesih Tevrat’ta birçok yerde, esaret altında kalan Yahudileri, Kudüs merkezli tekrar güçlü bir devlet kurarak, esaretten kurtarıcı bir önder olarak zikredilir. Tevrat’ta kurtarıcı Mesih hakkında bilgiler Yeşaya, Hezekiel, Yeremya, Daniel, Mika ve Zekerya kitaplarında bol bol zikredilir. Ancak bunların hepsi Babil esaretinden önceki peygamberlik kitaplarıdır.
06.04.2020 11.17
2.950 okunma
MESİH 7 NİSANDA MI GELECEK YOKSA GELDİ Mİ?
İlhan Akkurt

İsrail’de Yahudiler 7 Nisan günü Mesih’in geleceğini bekliyorlar. Evanjelikler ve Kabbalist Siyonistlerin Nisan ayı ile farklı “kehanet”leri var. 8-16 Nisan Yahudiler için Hamursuz bayramı. Birçoğu bu bayramları öncesi, yani nisan başından 7 Nisan’a kadar “Mesih”i bekliyorlar.*  Haham Yaakov Zisholtz, Rabbi Haham Chaim Kanievsky’nin kendisine “Mesih ile doğrudan temas halinde olduğunu ve bu bilgiyi açıklamak için görevlendirildiğini” söylediğini aktardı. Tarihte benim saydığım bu 12. Geliş kehaneti hepsi boş çıktı bu da boş çıkacaktır. Son yıllarda 2009 ve 2018’de yine beklemişlerdi. Mesih Tevrat’ta birçok yerde, esaret altında kalan Yahudileri, Kudüs merkezli tekrar güçlü bir devlet kurarak, esaretten kurtarıcı bir önder olarak zikredilir. Tevrat’ta kurtarıcı Mesih hakkında bilgiler YeşayaHezekiel, Yeremya, Daniel, Mika ve Zekerya kitaplarında bol bol zikredilir. Ancak bunların hepsi Babil esaretinden önceki peygamberlik kitaplarıdır.

Ancak, Tevrat’ın ilk kurtarıcı Musa’ya indirildiği kabul edilen ilk 5 kitabında Mesih beklentisi yoktur. Ancak Asur ve Babil yenilgisiyle başlayan esaret yıllarında yazılan peygamberlik kitaplarında, kendilerini esaretten kurtaracak ve yeniden büyük bir devlet kuracak, kurtarıcı bir Mesih’in geleceği ve bu önderin özelliklerinde defalarca bahsedilir. O halde Tevrat’taki beklenen gerçek Mesih kim? İlk Mesih M.Ö 970 yılında kral olan ve on iki Yahudi kabilesini tek bir devlet birleştiren Kral Davut’tur Yahudilerin birlik içinde en güçlü dönem olduğundan, Kral Davut ve dönemi Yahudiler için daima en ideal dönemdir. Gerçi yüzyıllarca sürüp gelen Yahudi tarihinde bu birliktelik 75 yıl gibi çok kısa sürse de, Yahudiler için son derece önemli bir dönemdir. Beklenen Mesih hep Kral Davut’a özlemi dile getirmiştir:

“6-Çünkü bize bir çocuk doğacak, Bize bir oğul verilecek. Yönetim onun omuzlarında olacak. Onun adı Harika Öğütçü, Güçlü Tanrı, Ebedi Baba, Esenlik Önderi olacak.

7-Davut’un tahtı ve ülkesi üzerinde egemenlik sürecek. Egemenliğinin ve esenliğinin büyümesi son bulmayacak. Egemenliğini adaletle, doğrulukla kuracak Ve sonsuza dek sürdürecek. Her Şeye Egemen RAB’bin gayreti bunu sağlayacak.” (Tevrat-Yeşaya-9)

Peki, YeşayaHezekielDaniel ve Zekerya, Babil sürgün döneminde esaretten kurtulmak için yapılan bunca kehanetler sonunda, beklenen kurtarıcı Mesih gerçekten geldi mi? Yahudileri bu esaretten kurtarıp tekrar Kudüs’e dönüp Tapınağı kurabildiler mi? Evet Yahudiler 70 yıl süren Babil esaretinden sonunda bekledikleri kurtarıcı gerçekten gelmişti. Büyük ümitle bekledikleri Babil esaretinden kurtaracak MESİH GERÇEKTEN GELMİŞTİ. Yahudileri Babil esaretinden kurtarıp, Kudüs’e kavuşmalarını ve Tapınaklarını yeniden kurmalarını sağlamıştı. 

Ancak ortada çok garip bir durum vardı. Kurtarıcı Mesih gelip, Babil’i perişan edip, Yahudileri kurtarmıştı kurtarmasına amma ortada çok garip bir durum vardı. Kurtarıcı olarak gelen Mesih Beytlehem kasabasından ve Davut soyundan değildi. GELEN KURTARICI DAVUT SOYUNDAN OLMADIĞI GİBİ, BİR YAHUDİ’DE DEĞİLDİ. Özlemle bekledikleri Mesih gelmişti, daha doğrusu Tanrı bekledikleri Mesih’i göndermişti. Gelen Mesih kimmiş önce bir görelim: 

RAB meshettiği kişiye, Sağ elinden tuttuğu Koreş’e sesleniyor. Uluslara onun önünde baş eğdirecek, Kralları silahsızlandıracak, Bir daha kapanmayacak kapılar açacak. Ona şöyle diyor:

2-“Senin önün sıra gidip Dağları düzleyecek, Tunç kapıları kırıp Demir sürgülerini parçalayacağım. 

3-Seni adınla çağıranın Ben RAB, İsrail’in Tanrısı olduğumu anlayasın diye karanlıkta kalmış hazineleri, gizli yerlerde saklı zenginlikleri sana vereceğim. 

4-Sen beni tanımadığın halde kulum Yakup soyu ve seçtiğim İsrail uğruna Seni adınla çağırıp onurlu bir unvan vereceğim.

5-RAB benim, başkası yok, Benden başka Tanrı yok. Beni tanımadığın halde seni güçlü kılacağım. 13-Koreş’i doğrulukla harekete geçirecek, yollarını düzleyeceğim. Kentimi o onaracak, Sürgünlerimi ücret ya da ödül almadan o özgür kılacak.” Böyle diyor Her şeye egemen RAB.” (Tevrat-Yeşaya-45)

Gelen kurtarıcı Mesih bir Pers’li idi, yani İran’lı bir kraldı. Yani PERS KRALI KOREŞ’ti. M.Ö.537’de Pers kralı II. Koreş, Babil Kralı Baltazar’ı yenip 16 Temmuz’da başkent Babil’i fethediyor.** Böylece Yahudiler beklediği kurtarıcı Mesihlerine kavuşmuş oluyorlar. Tabi sona eren esaret sonunda, Kutsal Kent’lerine kavuşup M.Ö. 516 yılında Tapınaklarını da yeniden kuruyorlar. Böylece Tevrat’ta YeşayaHezekielDaniel ve Zekerya peygamberlerin yazdığı iddia edilen kitaplardaki kehanet doğru çıkmıştı. Ayrıca Tevrat’ta Pers Kralı Koreş, Tanrı tarafında bu işe seçildiğine, yani Mesih olduğunu açıkça belirtiyor:

“21- Böylece RAB’bin Yeremya aracılığıyla söylediği söz yerine geldi: “Ülke tutulmayan Şabat yıllarını tamamlayıncaya, yetmiş yıl doluncaya kadar ıssız kalıp dinlenecek.”

22- Pers Kralı Koreş’in krallığının birinci yılında RAB, Yeremya aracılığıyla bildirdiği sözü yerine getirmek amacıyla, Pers Kralı Koreş’i harekete geçirdi. Koreş yönetimi altındaki bütün halklara şu yazılı bildiriyi duyurdu:

“23- Pers Kralı Koreş şöyle diyor: ‘Göklerin Tanrısı RAB yeryüzünün bütün krallıklarını bana verdi. Beni Yahuda’daki Yeruşalim Kenti’nde kendisi için bir tapınak yapmakla görevlendirdi. Aranızda O’nun halkından kim varsa oraya gitsin. Tanrısı RAB onunla olsun!” (Tevrat-II. Tarihler-36)

Konu bu kadar açıkken, nedense bu garip duruma kimse değinmez ve Babil sürgününden kurtulmak adına yazılmış olan bu kehanetler, Hıristiyanlarca Hz. İsa’ya, Yahudilerce ise günümüze yorumlanmaktadır. 

M.S. 70 ve 140 yıllarında Kudüs’te büyük yıkım ve sürgün oldu. Bu sürgün 2000 yıla yakın devam etti. Yahudiler 2000 yıl Kudüs ve Tapınak’tan mahrum, son derece çileli bir hayat sürdüler. 70 yıllık Babil sürgünü bunun yanında anmaya bile değmeyecek kısalıkta. Bu zorlu yıllarda Tevrat’taki bu Mesih’le kurtuluşu tekrar kendilerine yorumlayarak, hep Mesih gelecek bizi esaretten kurtaracak, tekrar mabedimize ve devletimize kavuşacağız” beklentisi içinde oldularEn son Sebatay Zwi’ye (1626-1676) kadar birçok kişi hep mesih ilan edildi. 1948 yılında, sürgünden dönerek İyi de gerçek buysa, bu yorum doğruysa, hani devlet kuruldu, esaret bitti Mesih nerede kaldı. BÜTÜN BUNLARI GELİP O GERÇEKLEŞTİRECEKTİ

Ayni zamanda, Mesih’in geleceğini müjdelemek için, Mesih’ten önce geleceği kehanetinde bulunulan İLYAS nerede (Tevrat-Malaki-4:5)? Vaad Edilen Topraklara Yahudiler sürgünden döndüler ve Kudüs başkentli bir devlette kurdular. Bütün İsrailoğulları tekrar Vaad Edilen Topraklara dönecekti ama kayıp on kabileden haber yok. Bütün bunlar olurken beklenen Mesih nerede? Niçin hala gelmedi? Bu kadar çelişkiden sonra, kimse günümüzde boş yere hala, Mesih ne zaman gelecek diye beklemesin. Tevrat’ta sözü edilen kurtarıcı Mesih M.Ö. 537 yılında gelmiştir ve Yahudileri Babil esaretinden kurtarmıştır. Ancak bu gelen kurtarıcı Mesih, Tevrat’ta belirtilen gibi Davut soyundan bir Yahudi değildir. Gerçek bütün açıklığıyla ortada. Dileyen hala gelmesi için beklemeye devam edebilir. Bu durumun farkında olan dindar Yahudiler de yok değil. Lübnan’daki Hizbullah’ın televizyonunda 18 Haziran 2005 tarihinde yaptığı konuşmada Haham David Weiss

“İsrail’i Şeytan’ın maddeleşmiş halidir” diye tanımlayarak:

Her gün İsrail’in yıkılması için dua ediyoruz” dedi.

Şu andaki İsrail’i SİYONİST BİR DEVLET olduğu için tanımamaktadırlar. “Mesih gelmeden önce bir Yahudi vatanından söz edilemez” der. Bu uyarıyı geçmiş yıllarda Talmud’taki Üç Emire dayanarak 13. yy.’da Haham Eliezer, 18.yy.’da Haham Yehonatban Eibshuts gibi Alman hahamlar, İspanyol Haham Ezra ve Yahudi bilgin Rafael Hirsch Yahudi göçmenleri Filistin’e göç konusunda hep uyarmışlardı. Herhalde Hitler, bu din adamlarını dinleyerek yeni kurulan devlete göç etmeyen Yahudileri cezalandırmış ve göçü hızlandırmıştı. Tevrat’tan çıkardıkları kendi yorumlarına göre haklıdırlar. Bekledikleri Mesih çıkmadığına göre, bu devlet meşru değil ve Siyonistlerin organize ettiği bir devlettir. Ayrıca bu Mesih yeryüzünde savaş değil, tüm insanlar için bir barış ve huzur dönemi başlatacaktır. Bu durumun farkında olan dindar Yahudiler İran’da yapılan Siyonizm karşıtı toplantılara bile katılmaktadırlar. Siyonizm ve İsrail karşıtı Naturei Karta Yahudileri Hahamı Ahron Cohen, bu konuda neler söylüyor:

"Biz Ortodoks Yahudileri hayatımızı Tevrat'a göre yaşamaya çalışıyoruz. Yahudilik diğer dinler gibi merhametli olmayı ve alçak gönüllülüğü savunan bir din. Bizler günahlarımız nedeniyle Yüce Yaratıcı tarafından 2000 yıl önce sürgüne gönderildik ve dünyanın her tarafına dağıldık. Tevrat'ta Yahudilerin Filistin'e döneceği yazıyor ama bu Filistinlileri topraklarından atarak, katlederek olmaz. Bizler günahlarımızdan arınmalıyız ve merhametli olmalıyız." "Siyonizm'in merhameti yok. Siyonizm, dini terk eden 'laik-ulusalcı' bir grup tarafından kuruldu. Bu insanlar Arapları Filistin'den atarak bir devlet kurdular. Bu bizim dinimize aykırı. Başka insanları topraklarından sürmek, katletmek inancımıza aykırı. Siyonist düşünceyi taşıyan İsrail'e bu yüzden karşıyız. Siyonistler, Filistinlilere yaptıkları nedeniyle hiçbir zaman barış yüzü göremeyeceklerdir. Siyonizm, zalim ve kibirli bir karaktere sahiptir.***  

Bu ara Hıristiyanlara ne oluyor dersek, işin aslı şu olduğu açık; Babil esaretinden sonra Yahudiler, her zorda kaldıklarında Mesih’ten bahseden ayetlere yeni yorumlar vererek, birbirlerine kurtuluş ümidi aşıladıkları ortada. Hz. İsa’dan öncede Roma istilası vardı. Yahudiler yine kurtarıcı Mesih beklentisi içindeydiler. Pavlus bu Mesih anlayışına bütün insanlığın kurtarıcısı gibi, Kabalistik yorumlar katarak yeni bir şekle soktu. Eğer Hz. İsa Pavlus’un iddiasındaki gibi gerçekten beklenen kurtarıcı Mesih idiyse, Yahudileri Roma esaretinden neden kurtaramadı. Neden Kudüs ve tapınak yakılıp yıkıldı ve Yahudiler 2000 yıl sürecek bir esarete düştüler. Tabi bütün hepsi de Tevrat’la çelişmektedir ve bunu iyi bilen Yahudiler Hz. İsa’nın peşine düşmediler. Bu sebepten Hz. İSA’NIN DİNİ Anadolu’da Yunanlılar arasında yayıldı. Kilise ise Hz. İsa Mesih olarak gelecek ve Armagedon savaşı olacak diye hâlâ beklemeye devam etmektedir. Kur’an’da Hz. İsa için O beklenen Mesih’tir” gibi bir ifade yoktur. Ali-İmran 45’teki kullanılan Mesih kelimesi sadece bir sıfat ve ünvandır.

 Hani Melekler, dediler ki: “Meryem, doğrusu Allah Kendinden bir kelimeyi sana müjdelemektedir. Onun adı Meryem oğlu İsa Mesih’tir.”  

Zamanımıza dönük bu kehanetlerin sağlıklı bilgiler olmadığı ortada. İşte bütün bu kehanetlerin gerçekleşmemesi, Tevrat’ta geleceği vaad edilen Mesih kehanetlerini sorgulanmasına yol açacaktır. Kararı Mesih kehanetleri peşine düşen ve dünyamızı bu kehanetleri gerçekleştirmek için felakete sürüklemeye çalışanlara bırakalım. Dileyen hala bunları gerçekleştirmek için, her türlü komployu gerçekleştirerek bir türlü bekledikleri Tanrı’yı kıyamete zorlayıp dursunlar. Tanrı göndermiş göndereceğini. Olayları bu kadar zorlarlarsa her çağda bundan öncekiler gibi Mesih olduğunu iddia eden birilerini bulabilirler. Yaşadığımız bu virüs belasını da Mesih’in gelişine yorumlayarak sonunda dijital holografik bir AMERİKANO MEHDİ kurgusu yapabilirler. Ama kimse bu işe Tanrı’yı karıştırmasın. Tanrı aslı astarı çıkmayan vaatlerde bulunmaz. En iyisi bu defteri kapatmak ve boş yere Tanrı’yı kıyamete zorlamamak. Tanrı yaptığı vaadleri geçmişte yerine getirmiş. Gelin dünyayı rahat bırakın. Dünyamızı felakete sürükleyip birilerinin küresel ORDO AP CHAO senaryolarına alet olmayalım. İncil’deki son bölüm olan Yuhanna’nın Vahyi’ndeki kurgu flim gibi vizyonları, bu derin şeytani-deccali güçler kullanmaya çalışıyor. Evanjelik Hristiyanlar, bu boş kehanetlerin peşine düşerek, dinlerini Siyonizm’in hizmetine soktuklarının farkında mıdırlar? Bu konuları daha genişçe anlatan kitabımız yolda.

**Tevrat'ın Şifresi ve Gizli Kehanetler, NOAH Joseph, Sınır Ötesi Yayınları, İstanbul, 2003

s. 145, 147, 156, 163

***24.01.2010, timeturk.com

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya