İmparator Yuannis, Venediklilerin eline düştüğünde kendisine para göndermeyen oğlu Andronikos’a haksızlık yaparak, Selanik valisi olan ikinci oğlu Manuel’i imparator sıfatıyla saltanata ortak yapmıştı.
10.10.2021 11:48
371 okunma
Şehzadeler Babalarına İsyan Ediyor
İsmail Aydın

İmparator Yuannis, Venediklilerin eline düştüğünde kendisine para göndermeyen oğlu Andronikos’a haksızlık yaparak, Selanik valisi olan ikinci oğlu Manuel’i imparator sıfatıyla saltanata ortak yapmıştı. Bundan müteessir olan ve fırsat kollayan Andronikos, babasının Sultan I. Murad’la beraber Anadolu’da bulunduğu sırada saltanatı elde etmek için isyan etti. Edirne’de bulunan Osmanlı şehzadesi Savcı Bey de aynı yolu izlemiş, o da babasına isyan etmişti.

Hemen Rumeli’ye geçen Sultan Murad, bu iki asiyi kaçtıkları Dimetoka’da yakalatarak –acı ama gerçek- gözlerine  (1385) mil çektirdi. Savcı’yı öldürttü, Andronikos’u babasına teslim etti.

Bu sırada meydana çıkan Serez vakası imparatoru korkuttuğu gibi, Sultan Murad’ı da imparator hakkında şüpheye düşürdü. Selanik valisi ve saltanat şeriki olan Manuel’in Serez’i zabtetmek ve oradaki Rumları ayaklandırmak suretiyle, kaledeki Türk muhafızlarını katletmek niyetiyle bazı faaliyetlerde bulunduğunu Sultan Murad gizlice haber aldı. Çandarlı Halil Hayreddin Paşa, Manuel’i ölü veya diri olarak elde etmek üzere Selanik’e gönderildi. Selanik muhasara edildi ancak elde edilemedi, Manüel deniz yoluyla İstanbul’a kaçtı. Ancak, Murad’dan korkan imparator oğlunu şehre almamıştır. Manuel bunun üzerine Midilli adasındaki akrabalarından olan Ceneviz beyinin yanına gitti ancak o da kabul etmedi. Böylece çaresiz kalan Manuel Bursa’ya gidip Sultan Murad’ın merhametine sığınmış ve affolunmuş, sonra da babasının yanına gönderilmiştir.

BOZCAADA VENEDİKLİLERE SATILINCA CENEVİZLİLER HAREKETE GEÇİYOR

İmparator Yuannis, Avrupa’dan dönüşünde borcundan dolayı Venedikliler tarafından tevkif edilmiş, oğlu Manuel’in yaptığı kısmî ödeme ile kurtulmuştu. İmparator, İstanbul’a dönüşünde borcunun kalan kısmına karşılık Bozcaada’yı Venediklilere satmıştı.

Bu satış işi Venediklilerin rakibi olan Cenevizlileri kızdırmış olduğundan, Galata limanına gelmiş olan bir Ceneviz donanması, gözlerine mil çekilerek İstanbul’a hapsedilmiş olan Andronikos’u kaçırmış, o da babası Yuannis’e karşı imparatorluğunu ilan etmişti. (1376)

Yeni imparator Andronikos, bu hizmetlerine mukabil Bozcaada’yı tekrar Cenevizlilere vermişti. Bunun imparatorluğu için Osmanlılar da yardım etmişlerdi. İmparator olan Andronikos eski iki imparatoru yani babası Yuannis ile kardeşi Manuel’i kendisinin mahbus bulunduğu mahalle hapsetmişti.

Bu defa Venedikliler, Bozcaada’yı kendilerine vermiş olan sabık imparatoru kaçırmak istediler ve iki saldırı düzenlediler. İlkinde muvaffak olamadılar, ikincisinde Yuannis ile oğlu Manuel’i kaçırdılar. (1379) Bunlar Osmanlılara iltica ettiler. Murad Hüdavendigâr Yuannis’i tekrar imparator yaptırdı. Bozcaada, birbirinin acımasız rakibi olan Venedik ile Cenevizliler arasında sürekli bir çekişme konusu olmuştur.

Kör Andronikos’un imparatorluğu üç sene sürmüştü. Bunun oğlu VII. Yuannis, amcası Manuel’in İstanbul’da bulunmamasından istifade ile büyük babası (dedesi) Yuannis’i indirip kendisini imparator ilan ettirdiyse de, amca Manuel’in Osmanlı hükümdarının yanından İstanbul’a gelmesini müteakip kaçmıştı. Kör Andronikos ile oğul Yuannis, Selanik valiliğine tayin edilerek İstanbul’dan uzaklaştırıldılar.

YILDIRIM BAYEZİD İSTANBULU KUŞATIYOR

Henüz hayatta olan ihtiyar Yuannis, İstanbul’da oturuyor, saltanat şeriki olan oğul Manuel ise, vermeği taahhüt ettiği askerleriyle beraber Anadolu seferinde, I. Murad’dan sonra Osmanlı padişahı olan Yıldırım Bayezid’in maiyyetinde (emri altında) idi. (*) 1390 Karaman seferinden Bursa’ya dönüldüğünde Manuel babasının ölümünü duymuş ve Osmanlı padişahının müsaadesini almadan İstanbul’a koşmuştu. Bu hal kendisi hakkında Padişah’ta şüphe uyandırmıştı. Bunun üzerine İstanbul Niğbolu savaşına kadar yedi ay süreyle Yıldırım tarafından muhasara edilmiştir.

Macar kıralı Sigismund, Osmanlılar üzerine yapacağı sefer hazırlıklarında etraftan müttefik ararken Manuel’e de müracaat etmişti. Manuel bu müracaatı, suya ihtiyacı olan toprağın yağmur beklediği gibi büyük bir memnuniyetle kabul etmiş ve gizlice hazırlığa başlamıştı. Hatta Niğbolu savaşı münasebetiyle vermeği taahhüt ettiği yardımcı kuvveti de vermemişti.

Niğbolu zaferinden sonra Yıldırım Bayezid İstanbul muhasarasını şiddetlendirmiş, Manuel de yerine yeğenini, yani Kör Andronikos’un oğlu Yuannis’i bırakarak 1399’da kendisine yardımcı aramak üzere lafla bir çok vaatler topladığı İtalya ve Fransa’ya gitmiştir.

TİMUR TEHLİKESİ ZUHUR EDİNCE…

Bu sırada Yıldırım Bayezid’in Timur’la muharebesi tahakkuk edince Bayezid, İstanbul-Sirkeci mevkiinde bir kadı ile İslâm mahkemesi tesis edilip, Türkler için yedi yüz ev ile iki cami yapılması ve şehir haricindeki bağ ve bostanlardan Osmanlılara vergi ödenmesini öngören bir andlaşma yaparak Yuannis ile anlaştı ve kuşatmayı kaldırdı. Andlaşma gereğince İstanbul’a derhal Taraklı ve Göynük taraflarından göçmen nakledilerek kadı tayin olundu.

Timur’un maksadı, büyük ve kuvvetli bir Osmanlı Devleti yerine, kendisinin yüksek hâkimiyetini tanıyan parçalanmış birkaç Osmanlı beyliği meydana getirmekti. Yıldırım, Timur’a yenik düştü. Osmanlı toprakları eski beyliklere geri verildi, kalan yerler de Osmanlı şehzadeleri arasında taksim edildi. Timur bu şekilde amacına ulaşırken, Bizans da altan alta türlü entrikalarla bu durumu körüklemiştir.

YILDIRIM ANKARA SAVAŞINI KAYBEDİNCE…

İmparator Manuel, Ankara savaşı sonucu Bayezid’in esir düştüğünü iki yıldır yardım beklediği Paris’te bulunduğu sırada öğrendi ve acele olarak İstanbul’a döndü. (1403) İlk iş olarak yeğeni olan saltanat şeriki (Kör Andronikos’un oğlu) Yuannis’i tevkif ettirip Limni adasına hapsettirmek oldu. Sonra Bayezid’in İstanbul’a koyduğu Türkleri kovarak İslâm mahkemesini kapattı. Timur’a da bir heyet yollayarak ona tâbi olduğunu ve Osmanlılara ödeyegeldiği vergiyi kendisine vereceğini bildirdi.

Böylece Ankara muharebesi, İmparator Manuel’in geniş bir nefes almasına fırsat vermiş oldu ve Bizans’ın yarım asır daha yaşamasına yardım etti. Manuel’in yalnız başına olan imparatorluğu 1391’den 1425 senesine kadar otuz dört sene sürmüştür. (Gelecek hafta, Entrikalarla Sürdürülen Saltanat)

_________:

(*) Orhan Gazi zamanından beri Avrupalı birçok prens, despot ve kıral Osmanlı Devleti’nin yüksek hâkimiyetini tanıyarak vergi veriyor ve icabında asker yardımı yapıyordu.

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İsmail Aydın
DİĞER YAZILARI

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya