Aslında bugün Hatay’da mezar taşlarını kırıp üzerine “Geleceğiz! Biz İslam devletiyiz” yazan tuhaflıkla ilgili de yazmak istiyordum ama sonra dedim ki kendi kendime: “Bu tuhaflığı ortadan kaldırmanın yegâne yolu olan Kuzey İslamı dediğimiz meseleyi övmeye başladığında da bu sefer Türklüğünü Müslümanlığı ile bir türlü eşitleyememiş, Türklüğünü Müslümanlığa bir türlü içkin hale getirememiş adamların el ovuşturmaları hoşuna gitmeyecek.”
17.08.2019 15.16
48 okunma
Kuzey İslamının çıkış yolu: Doğal tarım
İsmail Kılıçarslan

Aslında bugün Hatay’da mezar taşlarını kırıp üzerine “Geleceğiz! Biz İslam devletiyiz” yazan tuhaflıkla ilgili de yazmak istiyordum ama sonra dedim ki kendi kendime: “Bu tuhaflığı ortadan kaldırmanın yegâne yolu olan Kuzey İslamı dediğimiz meseleyi övmeye başladığında da bu sefer Türklüğünü Müslümanlığı ile bir türlü eşitleyememiş, Türklüğünü Müslümanlığa bir türlü içkin hale getirememiş adamların el ovuşturmaları hoşuna gitmeyecek.”

Fakat ne gam! Yine de diyeceğimi demiş olayım. Biz Türkler “kendimize mahsus bir din kültürü” oluşturmayı başardığımız için aslında o olgunun adı Kuzey İslamı. Ne ki dinin kültür üretmeden varlığını ‘berrak’ şekilde devam ettirmeyeceğini biliyoruz da “kültürün dine dâhil bir şey olmadığını, dinin yerine ikame edilemeyeceğini” bir türlü anlamıyoruz. Bu, uzun süredir beklemiş konserve kavanozu kapağı gibi sıkışmış meseleyi açmayı ve aşmayı başarabilirsek cidden önümüzde bir otoban olduğunu görebileceğiz. Din kültürünün ürettiği irfanı ötelemeden ve fakat irfanı din yerine koymadan bir denge tutturmak. Maturidiliğin dünyaya kattığı esas derinliğin burada olduğunu, fakat bu derinliğin artık flulaştığını düşünüyorum. Yeni bir “parlatma”nın da ancak kolektif bir bilinç ile mümkün olabileceğini öngörüyorum.

Uzattım, hatta belki de tadını kaçırdım.

Aslında bugün yazacağım mesele de yukarıdaki satırlardan bağımsız değil. Doğa da tıpkı din gibi üzerinden kültür oluşturmaya çok müsait bir zemin oluşturmuş insanlık tarihi boyunca… 16 ve 17. yüzyılda pastoral yazarların aynı zamanda bitkileri incelemek, kelebek toplamak gibi ilgileriyle zirveye ulaştırdıkları bu kültür, modernizmle birlikte yerini “biyoloji odaklı doğacılık” diyebileceğimiz bir olguya bırakmış görebildiğim kadarıyla.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya