Bataryalı radyolar..

-A A +A

 

Bataryalı radyolar tarihten bir yapraktır. O radyolar çıkardığı ses kadar kocaman idi.. Radyonun yarısı kadar da radyoyu çalıştıran bir batarya  olurdu. Batarya, yani şimdiki  pil.. Bataryanın üzerinde uzun kablolar vardı. Bu kabloların ucu radyodaki deliğe monte edilir, batarya da o  zaman radyoyu çalıştırırdı. Bazı radyoların içinde, kablolar radyoya takılınca yanan bir ışık olurdu. Işık radyoyu ısıtırdı. Radyo ısınınca biraz sonra Osman Türen veya Mustafa Geceyatmaz türkü söylemeye başlardı. O vakit evler gaz lambası ile aydınlanır, ocaklıkta yakılan odun ve onun arasındaki kütüklerle ısınırdı.

60-65 yıl önce köylere ilk radyolar gelmeye başladığında; insanlar, daha çok türkü veya “ajans” dinlerlerdi.

Haberlere ajans denirdi. Radyoda haberi sunan spiker de zaten “şimdi ajanslar” diye başlardı. Sonunda da “ajansları dinlediniz” diye bitirirdi. Ve ajans bittiğinde spiker, ”şimdi ajansları dinlediniz” sözünün sonuna sazın ince teline dokunulmuş gibi “tıng“ diye titrek bir ses verilirdi. Yani; ”Ajansları dinlediniz tıngg”… l960’da ve l961’de ajanslar, umumiyetle Yassıada’daki yargılamaları anlatır, insanlar da bu yargılamaların akıbetini merak ederdi. Radyo herkeste yoktu. Bataryalı radyosu olanların evlerine her gün, yargılamaları dinlemek için yığın yığın misafir gelirdi.

Bataryalı radyolardan türkü dinlemek ayrı bir zevkti. Bu zevk bazen hikaye haline gelirdi. Radyo evde olduğundan, evin arkasındaki tarlada çalışan adam, çocuğuna; ”Osman Türen’den türküler gelince sesini biraz aç” derdi. Çocuk, türkü başlayınca, ”babam duysun” diye radyonun sesini yükseltir, herkes türkü dinlerdi. Bu arada birisi eve gelmek için harımın başından seslense, radyonun sesinden, gelenin sesi duyulmazdı.

İbrahim amcaların evine bir gün, İbrahim amcanın dayısının karısı Ümmü Gülsüm yenge geldi. O’na köyde Ümüsün derlerdi. biraz saf veya etrafı ile çok ilgili biri değildi. Zaten yaşı da  epey ilerlediğinden dikkatini de toparlayamazdı. İbrahim amcalar evin içinde tütün ciziyorlardı. Ümüsün yenge içeri girdi. Altına bir şilte attılar, oturdu. Küçükler onun elini öptü. Hal hatır sordular. Ümüsün yenge durmadan konuşurdu. O sırada radyoda Mustafa Geceyatmaz türkü söylüyordu. Ümüsün yenge hiç oralı değildi. Türküyü dinlediği de yoktu. Hep konuşuyor, köylerinde olan bitenleri uzun uzun anlatıyordu.

Bir ara sessizlik oldu. İbrahim amcanın anası Tursun nine, yengesine; “.Ümüsün! Bak, İbram bi ıradiyo aldı” dedi, eliyle duvarda asılı radyoyu göstererek.. Radyo, duvarda büyük bir kasanın içinde duruyordu. Ümüsün yenge oraya doğru baktı. Kasanın içinden bir ses geliyordu. ”Bu ses ordan mı geliyor. Ben de Elif’in deli oğlan dışarılarda mırıldanıyor sanmıştım” dedi.

Sonra radyo ile ilgili bir çok hikaye çıktı. Herkes de bunları duymuştu. Radyo lafı açılınca radyo hikayeleri anlatılırdı.

İlk defa radyo gören köylünün birisi; ”.siz bu radyoda konuşanlara veya türkü söyleyenlere yemek ve su veriyor musunuz“ demiş ev sahiplerine..

Gene bir  gün radyoda coşkulu bir türkü çıkmış. Türküyü dinleyen kadın, kıyamamış. ”Ah kocam olsa idi o da bu türküyü çok severdi” demiş. Nasıl etsem, ne yapsam demiş. ”En iyisi radyoyu türkü söylerken kapatayım, akşam gelince açar, kaldığı yerden O da dinler” demiş ve radyoyu kapatmış. Akşam adam tarladan çalışmadan gelmiş. Yemek yenirken kadın; ”Herif” demiş,”öğlen radyoda bir türkü çıktı. Çok güzeldi. Yarı yerde sesini kestim sen gelince beraber dinleriz, diye” demiş. ”Bir açayım da beraber dinleyelim” demiş. Radyoyu açmış. O anda radyo, Donkişot’un yel değirmenlerini dev sanarak onlara saldırısını anlatıyormuş..

Yazının sonuna geldik mi diye bakarken, bataryalı radyolar, hatta diğer radyolar bile tarih oldu derken yan tarafımda bulunan FM kanalından şöyle bir şarkı mırıldanıyordu:

“Çok geç kalmışız canım, vakit bu vakit değil,
Eski radyolar gibi çatıya saklanmış aşk
Öyle sanmışız canım artık ölümsüz değil
Leyla ile Mecnun gibi çoktan masal olmuş aşk
Lale devri çocuklarıyız biz zamanımız geçmiş”

Selam ve sevgilerimle…

Av.Sabri Turhan

Kategori: 

1 Comment

Zevkle okudum.bir dahaki

Zevkle okudum.bir dahaki yaziyi heyecanla bekliyorum.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 14.03.2017 - 13:22 -507-
Bu sayfayı paylaşın :