Batı dünyası nereye yuvarlanıyor?

-A A +A

Yıllardır devam eden soğuk savaş giderek ısınmaya ve sıcak bir savaşa evrilmeye başladı.

ABD öncülüğündeki Haçlı dünyası hasım gördüğü zayıf devletlere NATO kimliği altında savaş açıp ve bu Haçlı savaşına bir “uluslararası müdahale” süsü verip görünürde “meşruiyet” sağladı. Askeri ve toplumsal olarak güçlü ülkelere ise mertçe savaş açmayı göze alamadıkları için kendi elleriyle kurdukları “terör örgütü” görünümlü “taşeron ordularla” saldırdılar. İşte FETÖ, PKK, DHKP-C, Boko Haram ve benzeri “terör örgütleri” aslında ABD, Avrupa ve İsrail’in “taşeron illegal ordularıdır.”

ABD’nin, Kongre kararıyla PKK’ya, 1000 TIR’ı bulan silah desteği, artık bu gerçeği, inkarı imkansız hale getirdi.

Aslında bu durum bile ABD ve Avrupa’nın ahlaken, askeri olarak ve ekonomik yönden çökmekte olduğunun ilanıdır.

ABD Harp Okulu Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nün hazırladığı ve geçen hafta yayınlanan rapor, bu hakikate işaret ederek Dünyadaki ABD hegemonyasının hızla çöktüğü uyarısında bulunuyordu.

Batı'nın stratejik üstünlüğünü kaybettiğini ısrarla vurgulayan Pentagon raporu, Batı'da başlayacak bir iç savaşa dikkat çekiyordu. Rapora göre asıl risk hızla büyüyen Rusya ve Çin değil, Arap baharı tarzı olayların Batı'da çıkma ihtimaliydi.

Aynı günlerde BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Mladenov ise "Hiç kimse bu yaşananların yerel olaylar olduğu hatasına kapılmasın. Olaylar birkaç yüz metrekare alanda yaşansa da bütün dünyada milyonları etkiliyor. Yaşananlar duvarın ötesinde, İsrail ve Filistin'in ötesinde ve Ortadoğu'nun ötesinde felakete neden olabilir" uyarısı yaptı.

Yine geçen hafta İsrail'in eski Dışişleri Bakanı Tzipi Livni de, “Mescid-i Aksa'daki güvenlik önlemleri konusunda yapılan taktiksel değişikliklerin işleri daha da kötüleştirdiğini ve İsrail'in bunu sonlandırması gerektiğini” belirtti. Livni, İsrail Ordu Radyosu'na yaptığı açıklamada "Filistinlilerle olan çatışmamız ile Ürdün ve diğer Sünni uluslarla yaptığımız işbirliğini, Müslümanları İsrail devletine karşı birleştirecek bir etkinliğe dönüştürmenin bir adım ötesindeyiz” dedikten sonra “İsrail'in Müslüman dünyayla dini bir savaşın kıyısında olduğu" ikazında bulundu.

Bu gelişmelerden sonra İsrail hükümeti, Mescid-i Aksa’daki abluka konusunda geri adımlar attı ve İsrail’in Siyonist Başbakanı Benyamin Netanyahu çok dikkat çekici şu açıklamayı yaptı: "Ben de toplumun hisleriyle aynı yerde duruyorum. Duyguları anlıyorum, Mescid-i Aksa girişindeki güvenlik önlemlerini kaldırma kararımız zordu. Ancak İsrail'in güvenliğinin sorumluluğunu omuzlarında taşıyan bir Başbakan olarak, kararları sakin ve bilinçli biçimde almak zorundayım. Ben kararlarımı büyük fotoğrafa bakarak, kamuoyunun bilgisi dışında, açıklayamayacağım zorluklar ve tehditleri değerlendirerek alıyorum." Demek ki Tel Aviv, bugüne dek hiç görmediği bazı şeyleri görmeye veya hissetmeye başladı.

ABD ve Avrupa hızla yalnızlaşıyor, zayıflıyor. Ama bunu ört-bas etmek için kaba kuvvete daha çok ağırlık veriyor ve hoyratlaşıyor. Bu durum korkunun ve endişenin yansımasıdır.

Bugüne kadar ABD ve Rusya, BM’de kayıkçı kavgası ile Suriye’deki katliamı birlikte teşvik ediyorlardı. Fakat bu kayıkçı kavgası şimdilerde gerçek kavgaya dönüşmeye başladı. ABD, Rusya’ya ekonomik yaptırımlara başladı. Putin, 755 ABD diplomatını Rusya'dan kovuyor. Putin, “hiçbir şeyi cevapsız bırakmayacağız” dedi.

Devamı için tıklayınız...

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 10.08.2017 - 15:39 -363-
Bu sayfayı paylaşın :