Batı’nın İslam’a ve Türkiye’ye karşı bitmeyen kin ve nefreti

-A A +A


Kısacası tarihte Avrupa’yı adım adım eşek sırtında dolaşan Hıristiyan Papaz Pier Lermit’lerin torunları bugün kendilerine miras kalan Haçlı ruhunun gereğince görev yapıyorlar. Kılıç Arslanlar’ın torunları, Sultan Muratlar’ın, Fatihlerin, Yavuzların, Kanuniler’in vs. torunları Müslüman Türkiye’nin yönetimleri, bugün önümüzdeki süreçte Pier Lermit’in torunlarının oyunlarıyla onlar gibi mi hareket edecekler, yoksa bizim tarihimizden ve ecdadımızdan miras kalan milli ruh ve ihlasla, günümüz “Haçlı Seferi”nin karşısında mı yer alacaklar?

Hayatta kalabilmek için tarihi
misyonumuza dönmeliyiz!

Yakın tarihimizde meydana gelen bazı olayları ve gelişmeleri asla unutamayız ve unutmamalıyız:

2005 yılında Türkiye’ye gelen Birleşik Devletler Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amerikalı Orgeneral James Mattis, San Diego'da Afganistan ve Irak işgalinin konuşulduğu bir panelde Müslümanlarla savaşını anlatırken “Müslümanları vurmak ve öldürmek müthiş eğlenceli. Kahkahalarla gülmek kadar keyif veriyor." Demiş. [1]

Amerikalı general’in Müslümanları öldürmede aldığı bu keyfi, şüphesiz, 2001 yılında ABD Başkanı George W. Bush’un İslam’a karşı başlattığı “Haçlı Seferi”nde bugüne kadar savaşan tüm ABD askerleri ve NATO askerleri de almışlardır.

Irak işgali sırasında Amerikan askeri operasyonlarından sorumlu, Bush’un o zamanki Savunma Bakanı Rumsfeld, Müslümanlara karşı “Hıristiyan askerleri ileri!” diye emir verirken de [2] bu keyfi almıştır.

Afganistan ve Irak işgallerinde bir milyondan fazla Müslüman’ı öldüren Amerikan ordusu, şimdiye kadar hiç denenmemiş silahları Müslümanların üzerinde denerken de, bu işgallerde insanları yanmış kömüre çeviren yakıcı ve zehirleyici kimyasal gazlar ve bombalarla katliamlar yaparken de, sırtlanlara bile rahmet okutacak derecede, akıl almaz, yürekler dayanmaz, dehşet verici işkencelerde ve barbarlıklarda bulunurken de aynı keyfi almıştır.

ABD İŞGAL ORDUSUNDA İSLAM’A
YAPILAN “KEYİFLİ” HAKARETLER

Medya ve basında yayınlandığına göre, Afganistan işgalinde ABD askerleri ülkede topladıkları Kur’an-ı Kerimleri yakmışlardır. [3]

Kur’an’a bu hakaret,  Haçlı savaşının başladığı tarihten bu yana ilk defa meydana gelen bir olay değildir. Daha önce de Allah’ın kitabına böyle saldırılar yapılmıştır. 

Örneğin, 2007 yılında Irak da Amerikan askerleri Kur’an’a kurşun sıkmışlardır. [4]

2010 yılının Temmuz ayında Afganistan’da NATO’nun askerleri Kur’an-ı Kerim’leri yırtmışlardır. Afgan Müslümanları bu hakarete karşı tepki gösterince de İttifak askerleri sivil halka ateş açmışlardır. [5]

Yine Afganistan’da Amerikan askerleri öldürdükleri Müslümanların üzerlerine birlikte ayakta tuvaletlerini yaparken gösteren resimler medya ve basında günlerce yayınlanmıştır. [6]

ABD’de Haçlı savaşında savaşanlar, İslam’a ve Müslümanlara karşı böyle binlerce kez hakaretlerde bulunmuşlardır. Bu hakaretler, Amerikalı general’in söylediği gibi İslam düşmanlığının “keyifli” yansımalarıdır.

Aslında Haçlı savaşçılarının İslam’a ve Müslümanlara karşı bu yaptıkları, keyiften de ötede, tarihi Haçlı Seferlerinden miras kalan kin, nefret ve öç alma hırsı ile dolu Haçlı ruhudur.

BU KİN VE NEFRET’İN HEDEFİNDE TÜRKİYE
BAŞTA OLMAK ÜZERE TÜM MÜSLÜMANLAR VAR

ABD derin devletinde büyük nüfuza sahip bulunan Amerikalı David Yerushalmi’nin sözleri bu Haçlı ruhunu yeterince tanımaya ve tanımlamaya yeter açıklıktadır. Yerushalmi, kurucusu olduğu, kısa adı (SANE) olan “Society of Americans for National Existence” (Ulusal Varoluş İçin Amerikalılar Topluluğu) [7]  adlı kuruluşun sitesinde (http://www.saneworks.us/) sitesinde yayınlandığına göre,“İyi bir Müslüman’ın olamayacağını, tüm Müslümanların aynı gerçek kötü kökenden gelen hastalıklı insanlar olduğunu” iddia etmiş, “Tüm Müslümanların öldürülmesi” gerektiğini ileri sürmüştür. Ancak bunun pratikte imkansız olduğunu ifade ile İslam’a karşı şöyle bir savaş stratejisi önermiştir: “Müslümanlar öylesine yıkıcı bir savaşla karşılaşmalılar ki bu savaşı daha fazla kaldıramayacak bir duruma geldiklerini fark etmeliler ve Batı’ya karşı bir savaş kazanmanın imkansız olduğunu görmeliler.” [8]

İLK HAÇLI SEFERİ VE
SON HAÇLI SEFERİ

Bilindiği gibi tarihte ilk Haçlı Seferi, Papaz Pierre L'Ermite’in (1050-1115) Avrupa’da eşek sırtında dolaşarak Haçlı askerlerini toplamasıyla meydana gelmişti. 

Bundan sonra asırlarca süren Haçlı seferleri her defasında Müslüman Türkiye tarafından durdurulmuş ve geri püskürtülmüştür. Kılıç Arslanlar’ın, Sultan Mesutlar’ın, Sultan Muratlar’ın, Fatihler’in, Kanuni’lerin vs. ihlasıyla büyük zaferler kazanılmıştır.  

Hıristiyanlık dünyası uğradıkları bu yenilgileri asırlarca hazmedememişlerdir. Bu hazımsızlık bu kin bugüne kadar devam etmiştir.

Nitekim 16 yıl önce 2001 yılında İslam’a karşı dünya savaşını başlatanlar, savaşlarına bu yüzden “Haçlı Seferi” adını koymuşlardır.

Bu yüzden Irak savaşına başlarken ABD Savunma Bakanı “Hıristiyan askerleri ileri!” demiştir.

MÜSLÜMAN ÖLDÜRMEKTEN BÜYÜK
KEYİF ALAN ABD’NİN GENERALİ

Bu yüzden, başta arz ettiğimiz gibi, Haçlı Savaşında komutan olarak atananlardan Amerikalı general “Müslümanları öldürmekten büyük keyif aldığını” söylemiştir.

Bu yüzden Haçlı savaşında yukarıda örneklerini verdiğimiz gibi, İslam’a ve Müslümanlara hakaret üzerine hakaret yapılmaktadır.

Bu asırlık hesabın, kinin ve öç alma hırsının asıl hedefi, bugün İslam dünyasının lideri durumunda olan Türkiye’dir. 

Zira, bugün İslam’a savaş açanların, tarihi Haçlı Seferlerinden beri devam edip gelen Türkiye ile bitmemiş bir hesapları vardır.

Nitekim Pentagon raporlarında Türkiye, Suriye’den, Mısır’dan, İran’dan daha büyük  “tehdit” olarak gösterilmiş, hatta “Haydut/Serseri” devletlerin başında sayılmış, savaşın ana hedefleri arasında gösterilmiştir. [9]

Yine ABD Stratejilerinde Anadolu’nun işgal edilmesi ile ilgili çalışmaların yapıldığı bilinmektedir. [10]

Ama öncelikle Türkiye’nin, İslam dünyasındaki konumu ve nüfuzu dolayısıyla, Haçlı savaşında  İslam’a karşı “Haçlı savaşçısı” gibi maşa olarak kullanılması planlanmakta, bu konuda hazırlıklar yapılmaktadır.

Nitekim İsrail’de MOSSAD’a yakınlığı ile tanınan gazetelerde Türkiye’nin ABD ve İngiltere ile Suriye’ye müdahale edecekleri ve savaşacakları yazılmıştır. [11]

Kısacası İslam dünyasına karşı Haçlı savaşında Türkiye “Bir Haçlı savaşçısı gibi kullanılmak isteniyor. Yani sarı öküz hikayesinde olduğu gibi bir strateji takip ediliyor.

Kısacası tarihte Avrupa’yı adım adım eşek sırtında dolaşan Hıristiyan Papaz Pier Lermit’lerin torunları bugün kendilerine miras kalan Haçlı ruhunun gereğince görev yapıyorlar. Kılıç Arslanlar’ın torunları, Sultan Muratlar’ın, Fatihlerin, Yavuzların, Kanuniler’in vs. torunları olan Müslüman Türkiye’nin yönetimleri, bugün önümüzdeki süreçte Pier Lermit’in torunlarının oyunlarıyla onlar gibi mi hareket edecekler, yoksa bizim tarihimizden ve ecdadımızdan miras kalan milli ruh ve ihlasla, günümüz “Haçlı Seferi”nin karşısında mı yer alacaklar?

Sevgiler, saygılar…

herden1950@hotmail.com

 


[1] 20 Şubat 2012 tarihli gazeteler.

[2] GQ Dergisi’nin “Hani Haçlı Seferi Değildi” başlığıyla yayınlanan araştırma yazısından naklen:  Milli Gazete, 20 Mayıs 2009

[4] Yeni Şafak, 30, 08.2007.

[5] 30.07.2010, Ehli Beyt Haber Ajansı-ABNA.

[6] 12 Ocak 2012 günkü gazeteler.

[7] Bu kuruluşun İngilizce adı: “Society of Americans for National Existence”(SANE)

[8] http://www.saneworks.us/.” sitesinden nakleden: Adam Basın Taramaları Grubu.

[9] Bakınız: Turan Yavuz, Çuvallayan İttifak, s: 206, Hakan Yılmaz Çebi, İsrail’in Şifresi, s: 204. Milliyet 24.04.2006, Vatan gazetesi, 10.03.2008, 

[10] Bakınız: Tufan Türenç, Hürriyet, 26 Haziran 2010

[11] 24 Şubat, 2012 tarihli gazeteler.

 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 04.03.2017 - 14:54 -372-
Bu sayfayı paylaşın :