"Bayram" Her şeye rağmen

-A A +A

İçerde ve dışarda bunalımlı sıkıntılı dönemlerden geçiyoruz. Şu sıralar  herkes bir kuşatılmışlık bunalımı içinde. Dağlardan şehadet haberler gelmeye devam ediyor. Kağıt üzerindeki müttefikimiz Türkiyeyi parçalamayı hedefleyen operasyonlarına güneyimizi kuşatarak, Arap Dünyası ile bağlarımızı kopararak devam ediyor.

Arap baharı diye başlayıp felaketler kasırgasına dönen gelişmeler bize ibret olmalı. Devletsizliğin getireceği kaos ve felaketleri gördük. Bu ortamda birbirimize düşüp Devleti zayıflatmak ve zaafa uğratmak kadar  büyük basiretsizlik olamaz.

Ramazan ayını  ve ardından Bayram’ı idrak ediyor olsak da, hayatın akışı durmuyor sayın okuyucularım. Acı ve tatlı şekilde olacak olanlar olmaya devam ediyor. Fakat sonuç itibarı ile Cenabı Allah kaderlerimizi, insanların İradelerini ne yönde kullanacaklarını bilerek takdir eder. Demek istediğim şu ki, ne çeşit insan olursa olsun içinde yaşadığı toplumun temel değerlerini dikkate alarak hareket eder. Her şeyden önemlisi de toplumun temel manevi değerlerini dikkate alır. Bu nedenle özellikle Ramazan ayı ve Bayramlar da olumsuz ve toplumun manevi havasını bozacak davranış ve eylemlere ara verilir. Bu da İnsan olabilmenin son kırıntısıdır artık.

Fakat son yıllarda buna da aldırış edilmiyor. Tam tersi toplumu allak bullak etmek ve ta kalbinin derinliklerinden yaralamak için bir fırsat olabiliyor Buna ne demek gerekir artık siz takdir edin. Evet ramazanın tam ortasında birbiri peşi sıra ciğerlerimizi yakan terör saldırılarından bahsediyorum. Terörist de olsa sonuç itibarı ile içinden çıktığı toplumun degerleri ile bir şekilde ilintilidir. Negatif anlamda da olsa. Terörün varlık sebebi hedef aldığı toplumun temel değerlerini sarsarak toplumsal dokuyu tahrip etmek ve bu değerler üzerine bina edilmiş olan  sosyal siyasal ve ekonomik sistemleri ypk etmektir.

Bu nedenle Terör bir toplumun en hassas en dipteki duyarlılıklarını bulup orayı acıtmak ister.

 Hatırlarsınız New York’taki 11 Eylül İkiz Kuleler saldırısından sonra belediye başkanı çıkıp ‘’ teröristlerin Yaşam tarzımızı  ver hayatımızın akışını etkileyemediklerini gösterelim. Onun için yas tutmayalım. Bu gece tüm gece klüpleri ve eğlence yerleri açık olsun’’ diye beyanat vermişti de, adam bir anda kahraman olmuştu.  Gerçi bu tarz bir yaklaşım bize biraz ters gelse de, özü itibarı ile yukarıda açıklamaya çalıştığım, terörün amacına ulaşamadığını göstermek ve toplumsal onurlarını korumak, kısacası başının dik tutmak amacına yönelik bir duruştur bu.

Onun için ben de diyorum ki ’’Başın öne eğilmesin sevgili çilekeş milletim’’ Aldırma gönül aldırma demiyorum.  Rahmetli Mehmet Akifin dizelerindeki gibi.

                      Aldırma geç git diyemem, aldırırım.
                     Tekme yerim, çifte yerim ,
                     Hakkı tutar kaldırırım.  

Fakat bizim daha güzel köklü yol ve yöntemlerimiz var. Bayramlarımız var. Bu bayram vesilesi ile toplumsal bütünlüğümüzü tahrip edemediklerini kardeşliğimizi düşmanlığa ve bölünmeye çeviremediklerini gösterelim. Teröristler Kürt halkının  yüzde on’unu bile temsil etmiyor. Geride kalan kendi ailesinin işinin selametini düşünen milyonlarca Müslüman Kürt Kardeşlerimiz var. İnadına bu bayram komşumuz olan bir Kürt aileyi ziyaret edelim bağları ve karşılıklı anlayışı sağlamlaştıralım.

Müminin ufku tüm Dünyayı kuşatır. Bu nedenle zekat ve fitrelerimizi bayramdan önce  yakınlarımızdan başlamak üzere nerede açlık çeken zulme uğrayan insanlar varsa oraya ulaştırmalıyız. Dünya küçüldü Oralara ulaşan organizasyonlar var. Güvendiğimiz bir kuruluş eliyle ulaşabiliriz. ‘’Dünyanın herhangi bir yerinde bir mümin açlıktan ölürse onun ölümünden bütün müminler eşit oranda sorumludur’’ Hadis-i Şerifini hatırlayınız;

Bu vesile ile bayramlarınız mübarek olsun. Ailenizle birlikta içiniz sevinç ve mutlulukla dolsun.

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 27.06.2017 - 17:42 -39-
Bu sayfayı paylaşın :