Beyin Göçü

-A A +A

Devletimizi omuzları üzerinde yükseltecek ve yüceltecek aziz beyinlere…

                Dünya üzerinde yetiştirilip geliştirilmesi en güç varlık insanoğlu. Bir insanın büyüyüp yetişmesi, bilimsel anlamda “üretken” seviyeye erişebilmesi için birden fazla insana, sayısız imkana ihtiyaç vardır. Emek gerekir, zaman gerekir, maddi imkân gerekir, okul gerekir, eğitim gerekir… Hâsılı insan yetiştirmek, bununla beraber insanın kendini geliştirip yetiştirmesi hayli müşkül iştir. Onun için her insan ayrı ayrı dünyanın en kıymetli hazinesidir. Sanatla uğraşanlar bilirler meşhur bir söz vardır “sanat takdir edilmediği yerden göç eder.” Aynı şey insan için de geçerlidir. Marifet iltifata tâbîdir. İltifata tâbî olmayan marifet sahibi er ya da geç maddi ya da manevi olarak iltifat görebileceği yerler aramaya başlar ve bulunduğu yerden göç eder.

                Bilim bugünün imkanlarıyla hâlâ insan beyninin sınırlarını tam manasıyla saptayabilmiş değildir. Uçsuz bucaksız hafıza, inanılmaz bir hız, sınırsız kapasite… dolayısıyla diyebiliriz ki insanoğlunun en kıymetli hazinesi beynidir. Ve tabii kalbi…

                Her insan; gelişme, ilerleme, refah yaşam olanakları hazırlayabilme adına bir imkandır. Tarih boyunca bu imkanın kıymetini bilen devletler olduğu gibi, bünyesinde barındırdığı beyinlerin kıymetini bilemeyen ve bu beyinleri kıymet bilen ülkelere “kaptıran” ülkeler var olmuştur.

                Osmanlı devleti başta olmak üzere dünya üzerinde gelişmiş ülkelerin ortak özelliklerinden en çok göze çarpanı; beyin göçü almalarıdır. 12. Asrın sonlarından, beylikler dönemi ve nihayetinde Osmanlı devletine kadar uzanan dönemde, devlet yöneticilerinin, devrin önemli bilim ve sanat adamlarını kendi ülkelerine getirmek adına birbirleriyle yarış halinde olduklarını görürüz. Önemli bilim adamlarını Osmanlı’ya kazandırmak adına sultanların, bilim ve sanat adamlarına ciddi imkanlar sağladıkları, madden ve manen iltifat ettikleri görülmektedir. Devşirme usulü buna örnek olarak gösterilebilir ve devşirme bilim adamı-yöneticilerin Osmanlıya nasıl fayda sağladıkları malumdur.

                Bugün dünya üzerinde en çok insan göçü alan ülke Amerika değildir. Fakat beyin göçü söz konusu olduğunda dünya üzerinde en çok göç alan ülkelerin başında Amerika, Britanya, Batı Ülkeleri, Çin, Hindistan gelmektedir. Bunun sebebi gelişmiş beyinlere söz konusu ülkelerde sağlanan imkanlardır. Yani marifete sağlanan iltifatlardır. Zaten beyin göçü sözlüklerde şu şekilde tanımlanıyor; “Beyin göçü iyi eğitim görmüş, kalifiye ve yetenekli işgücünün yetiştiği az gelişmiş/gelişmekte olan bir ülkeden gelişmiş bir ülkeye akışı/göçü.”

                Geçen yıl başımdan, hiç unutamadığım ve unutamayacağım bir hadise geçti. Ankara’nın Altındağ ilçesinde iç savaş nedeniyle Türkiye’ye gelmiş olan bir Suriyeli bilim adamının ABD başkanı Barack Obama tarafından Beyaz Saray’a davet edildiğini ve bizzat başkan tarafından Suriyeli “mülteci”ye iş teklifinde bulunulduğunu duyduk. Biraz araştırdığımda Suriyeli bilim adamının burada yokluk ve sefalet içerisinde yaşadığı, geçimini sağlamak için sanayide iş aradığı bilgilerine ulaştım. Çok üzüldüm… Biraz daha araştırdığımda ise Suriyeli bilim adamının dünyaca ünlü bir çok buluş gerçekleştirdiğini fark ettim. Bu adam Türkiye’de iki yıl yaşadı. Kimsecikler O’nu fark etmedi. Yokluk, sefalet çekti, iltifat görmek şöyle dursun, insanca yaşama imkanı bile belki kendisine verilmedi. Bir yanda toprakları üzerinde yaşayan kıymetlerden bîhaber bir devlet, öte yandan binlerce km uzakta fakir bir mahallede yaşayan bilim adamını fark edip dünyanın en gelişmiş ülkesinin yönetim binasında bu bilim adamına çalışma imkanı sağlayan bir Amerika. Bu cümleleri Amerikan hayranlığı içerisinde kurmuyorum. Bilakis Amerika’nın herhangi bir şeyine zerrece tahammülüm yoktur.

                Batılı ülkeler Ankara’da Yardım Kuruluşları ve STK adı altında Suriyelilere yönelik, ciddi maddi harcamalar yaparak faaliyet gösteriyorlar. Bu kuruluşlar görünürde gıda paketleri, yardım kartları dağıtıyorlar, ücretli kurslar açıyorlar, sosyal faaliyetler yapıyorlar, Suriyelilerin evlerini tek tek geziyorlar; fakat söz konusu kuruluşların asıl amacı Suriyeliler arasındaki kalifiye beyinleri saptamak ve devşirmektir. Nitekim bunu başarıyorlar da. Doktorları, mühendisleri, bilim adamlarını, uzay alanında çalışmalar yapmış bilim insanlarını; kendilerine ciddi maddi imkanlar sağlayarak ülkelerine götürüyorlar.

                Burada devletler arasındaki zihniyet farkına dikkat çekmek istiyorum, ve tabi milletler arasındaki. Bir yanda Suriyelilere insan gözüyle bakmayan, ancak onları kendi menfaatleri doğrultusunda “kullanmak” adına ayıklayıp devşiren Batı, öte yanda bir insanlık örneği göstererek Suriyelilere kapısını açan ve fakat onları bir yük olarak gören, imkan olarak telakki etmeyen Türkiye…

Yazımın başında söylemiştim, oysa her insan bir imkandı. Devletler; çalışkan insanların omuzlarında yükselirler. Bu insanların kıymetini bilmemek, onlara gerekli maddi ve manevi imkanları sağlamamak, başka ülkelere göç etmelerine göz yummak ahmaklık değildir de nedir? Soruyorum şimdi, dünyanın en prestijli Nobel ödülüne layık görülen Mardinli Aziz Sancar’ın Amerika’da ne işi var Allah aşkına? Dünyanın en ünlü kalp cerrahı Mehmet Öz’ün Amerika’da ne işi var? Her yıl Amerika’nın en iyi 10 doktorundan biri olarak seçilen Şükrü Emre neden Türkiye’nin en iyi doktorlarından seçilmiyor?  Sayısız hazinemiz bugün Türkiye dışında, bulundukları ülkelere hizmet ediyorlar. Burada suç daha iyi imkan sağlandığı ve kendilerine iltifat edildiği için göç etmeyi seçen beyinlerde mi, yoksa toprakları üzerinde var olan hazinelerden habersiz, onlara kıymet vermeyen, madden ve manen iltifat etmeyen devlette midir?

Netice itibariyle devletimiz eğer bilim, kültür, sanat alanlarında ilerleme kaydetmek istiyorsa; toprakları üzerindeki kıymetlerin farkında olmalı ve marifete gereğince iltifat etmelidir. Anadolu toprakları dünyanın en münbit topraklarıdır. Bu topraklardan yetişecek kıymetli beyinlerin başka ülkelere kaptırılması hiçbir şey değilse de yazıktır. Gün gelir tarih; bizlere bunun hesabını sorar.

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 03.07.2017 - 22:40 -319-
Bu sayfayı paylaşın :