Bir Düşünün

-A A +A

YÜZ yıl ateist olan demirperde rejimleri altında inancından kültüründen örfünden tarihinden uzak bir hayat tarzı ile ESARET altında karın tokluğuna çalıştırılarak sömürülen ve hayatta kalan bir TÜRK İslam dünyası düşünün.

Bir DÜŞÜNÜN yine yüz yıl boyunca İSLAM olan ve BATI ya kul olan zalim dikta rejimleri altında inim inim inletilerek açlıkla sefaletle ve cehaletle sömürge statüsünde ESARET altında tutulan bir ARAP İslam dünyası düşünün.

Yarım asır önce sözde bağımsızlıklarını kazanmış bu ülkeler yani İSLAM olan TÜRK dünyası ve İSLAM olan ARAP dünyası esasında modern sömürge statülülerinin devamı için oyun içinde oyunlarla SİYASİ yönetimleri yeniden kurgulanarak bu ülkelerle oynanmaya devam edilmektedir.

İlk olarak adına Ortadoğu denilen bölgede öncelikle İslam olan Arap dünyasının

a.       Ülkeleri yabancı ordular tarafından İŞGAL ediliyor haremlerine el sürülüyor ve ülkeler kaosa sürükleniyor.

b.      İŞGAL yetmiyor DEVLETLERİ çökertiliyor param parça edilerek kabile devletçiklerine bölünüyor.

c.       Bu da yetmiyor ETNİK DİNİ ve MEZHEBİ yapılar tetiklenerek uzun süreli İÇ SAVAŞın içine sürükleniyor.

d.      Bunlar da yetmiyor o ÜLKENİN yerli ve mazlum insanları bir taraftan GÖÇE zorlanırlarken dünya ülkeleri GÖÇE kapılarını kapatıyorlar KAMPLARDA yolda belde denizlerde açlıkla susuzluk la ÖLÜME terkediliyorlar.

e.      Bütün bunlarda yetmiyor o ülkelerin SOKAKLARI terörize edilerek etnik dini ve mezhebi temelde örgütlenmeye sürükleniyorlar. 

f.        Bu YEREL dini ve etnik örgütlenmeler düşmanlarına karşı ülkelerini işgal edenlere karşı devletlerini yıkanlara karşı haremi ismetlerine el sürenlere karşı değil birbirlerine karşı canlarını kıymaya mallarını yağmalamaya namuslarına el koymaya başlıyorlar.

İŞTE bu sömürülen esarette tutulan devletleri yıkılan ülkeleri işgale uğrayan ve İÇ SAVAŞA sürüklenen ülkelerin coğrafya kuşaklarının hemen tamamı üst kimlik olarak İSLAM ülkeleri teşkil ediyor.Sizce bütün bunlar bir TESADÜFTEN ibaret mi dir.

Eğer tesadüf ise bütün bu işgaller zulümler kamplar göçler açlık ve sefalet neden HİRİSTİYAN batı dünyasının o modern ateist mabet şehirlerinde ve ülkelerinde olmuyor da İSLAM coğrafyalarında ve kısmen de üçüncü dünyanın az gelişmiş ülkelerinde oluyor.

Şimdi bu tabloyu teker İSİMLENDİRELİM.

AFGANİSTAN ın önce Sovyet rejimi tarafından işgal edilerek tam on yıl iç savaş yapan Afgan milleti sonrasında ABD tarafından işgal ediliyor ve şimdi de sözüm ona İSLAMİ cihadist terör örgütleri ile savaşma bahanesi ile ülkenin işgali sürdürülüyor.

Bu yetmiyor IRAK ABD tarafından işgal edilerek devletleri yıkılıyor ve ülke insanları etnik dini ve mezhebi fay hatlarında bir iç SAVAŞA sürükleniyorlar.

Bunlarda yetmiyorBaşta doğu Türkistan olmak üzere SUDAN SOMALİ YEMEN NİJERYA LİBYA TUNUS MISIR FİLİSTİNve nihayet SÜRİYE benzerleri olmak üzere bölge coğrafyalarının en stratejik ülkeleri olan İSLAM toplumları iç SAVAŞA sürükleniyorlar. AZINLIK teşkil eden Müslümanlar ise Arakanda olduğu gibi katliama tabi tutuluyorlar.

Nihayet

 ARAP baharı denilen bir süreç neticesinde yerli hakların ZALİM yöneticilerini tasfiye ederek rızaya dayanan açık ve şeffaf yerli ve milli rejimler kurmaya yöneldiklerin de ise darbelerle ve İÇ savaşlarla yolları kesiliyor ve uykudan uyandırılan sözüm ona yerli dini ve etnik terör odaklarının terör faaliyetleri ile bu ülkeler KAOSA sürükleniyorlar.

Oyunu ve kaosutezgahlayan BATI lı ülkeler

 KURTARICI rollerini oynamak için yıllarca sürdürdükleri bir kör savaşa üstün güçleri ile müdahil olup o ülkelere askeri ÜS ler kurarak yerleşiyorlar. Sonu gelmez bitip tükenmek bilmeyen şeytanın ayak oyunları ile sahada ATEŞ kes oyunları ile ve MASADA uzlaşma ve BARIŞ oyunları ile o ülke insanlarını perim perişan olarak açığa sefalete ve ölüme terk ediyorlar şehirlerini yıkıp yağmalayıp medeniyetlerini yok ediyorlar.

Ve geldiğimiz noktada

Kendi ülkelerinde küçücük bir terör eylemi gerçekleştiğinde bütün SUÇU gettolarda yaşayan ve göçmen olan zavallı Müslüman insanların üstlerine yıkıyorlar. Bunun adına da İSLAMİST cihatçı radikal fundamentalist terör örgütleri ismini takıyorlar.

İSLAM nefreti öylesine bir İSLAM ve MÜSLÜMAN düşmanlığına dönüştürülmüş oluyor ki ülkelerinin işgali yetmiyor kaynaklarının sömürülmesi yetmiyor üstüne üstlük İSLAMAFOBYA ile cihatçı i terör örgütü damgası ile İSLAMI ve Müslümanları damgalamaya da devam ediyorlar.

Öylesine bir nefret ve düşmanlık ki binlerce asker özel ordu ve sivil milis kuvvetler kullanılarak Müslümanların mallarına ve canlarına karşı yapılan insanlık dışı katliamlar sistematik olarak yapılıp dururken yeknesak olarak Man kurtlaştırılmış beyinleri uyuşturulmuş ve hipnoz edilmiş sözüm ona inançları adına terör yapan kişileri  İslamafobik cinnet geçiren caniler denilerek dünya çapında bir net vörk ile propaganda bombardımanına ve psikolojik savaşa devam etmekteler.

Bizim yerli siyasilerimiz de işin kolayına kaçarak TERÖR yakıştırması yaparak bütün çözümsüzlükleri ve pislikleri halının altına süpürerek ve de akademisyenlerimiz de Bremen mızıkacıları gibi bu cihatçı örgütlere hemen bir SELEFİ etiketi yapıştırması yaparak İSLAMLA terörü safiyane bir şekilde saf saf ÖZDEŞ hale getirmiş oluyorlar.

BÜYÜK OYUNU görmemek gafletinde bulunan herkes bu TERÖR ve TERÖRİST tuzaklarına bir şekilde düşürülmüş oluyorlar.

Başta 15 Temmuz kalkışması olmak üzere batıni ve batıl bir kurtarıcı akide temelinde ülkemizin o ay küsü yüksek süper zeki insanlarının her türlü destek verilerek Man kurtlaştırılıp hipnoz edilip TERÖR yapılanmalarının kucağında nasıl yok edildiğinin acısı ve sancısı henüz bitmeden  sonyaşadığımız olaylarda Kırgız kökenli bir üniversite mezunu gizli servislerce özel yetiştirilmiş olduğu halde sözüm o selefi DAEŞ adına geliyor ve İstanbul’da cani bir katliamı gerçekleştirebiliyor.

Sıra şimdi Asyanın ve Kafkasya’nın yüzyıl esaret hayatı yaşatılan Turani kavimlerinin ve yerli insanlarını selefi bir inanç yapılanması ile TERÖR örgütlenmeleri içinde eğitilerek beslenerek ve her türlü lojistik destek verilerek terör eylemlerinin içine sürüklenerek kullanılmak istenmektedirler. Tıpkı yarım asırdan beridir İslam olan Kürt nesillerinin seküler bir inançla terörize edildikleri gibi.

Netice olarak hem İslam Arap dünyası ülkeleri hem Afrika’nın siyah incisi olan Müslüman ülkeleri ve de Asyanın ve Kafkasların Turani ve yerli kavimlerinin o gencecik insanları TERÖR örgütlerinin kucağına sürüklenerek bir TERÖR aparatı haline getirilebiliyorlar.

Şimdi UYANMA zamanıdır diyoruz.

Kendimize gelelim ve insanlarımızı BATI nın üst akılcı terörist devletlerin servislerince finansa ederek kurdukları TERÖR odaklarının kucaklarında birer canlı bomba olarak kullanılmasına artık bir dur deme zamanı gelmiştir diyoruz.

Nasıl yapılacak bu iş denildiğinde

Her İSLAM ülkesi başta BÜYÜK OYUNU görerek

Tüm YÖNETİCİ elitlerin gaflet ihanet ve dünyevi menfaatlerinden vazgeçerek kendi insanına sahip çıkması beşeri sermayesinin kalitesini artırması yerli kaynaklarına sahip çıkacak ve gücünü imkanlarını en ince detaylarına varıncaya kadar değerlendirip planlayarak tasarruf etmesi yanında kuvvetlerini de iyi sevk ve idare etmesi

  Her şeyden önce yerli ve milli sistemlerin oluşturulmaları

Yerel bölgesel ve de küresel ölçekte birlikteliklerini sağlayarak sağlam ittifaklarını da tesis etmeleridir.

NETİCEDE

Bilgide teknolojide savunmada sanayide iletişimde ve sermayede SİYASİ ve MEDENİ bir KUVVET MERKEZİ oluşturulması işgal edilen ve sömürülen bu mazlum dünyanın sulha sükûna barışa felaha esenliğe ermesinin yegane ve vazgeçilmez ŞARTI olarak ap açık ortada durmaktadır.

Vesselam

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 13.02.2017 - 13:53 -358-
Bu sayfayı paylaşın :