Bizi bizden gözüküp içten vurmayı bekleyen düşman!

-A A +A

·   Türkiye’de düşmanlarımızın yeni savaş yöntemlerine göre aldığı misyonlarBugün İstanbul’u ve ülkemizi işgal hazırlıkları gizli gizli neden ve niçin yapılmaktadır?

·   İçimizdeki düşman aramızda bin bir kılığa bürünmüş ve kendini gizlemiş durumdadır.   
   Yani açıktan hiç görünmeyen ve kendini hiç göstermeyen ve fark ettirmeyen bu düşmanlar neyi niçin beklemektedirler?

ABD’nin bu gizli savaşını
nasıl durduracağız?

Bugün Türkiye’de çok geniş yollar yapılıyor, çok geniş alanlarda hizmetler ortaya konuluyor. Teknolojide çok büyük adımlar atılıyor.

Çok güzel!.. İlgilileri bu bakımdan tebrik etmek lazım, takdir etmek lazım.

Ancak açıktan görülmeyen bir durum var memleketimizde: Bugünlerde ülkemizde geçilmesi çok zor, çok dar boğazlardan geçiliyor. Ne yazık ki, bunun hiç farkında değiliz.

Allah başımızdakilere yardım etsin! Geniş imkanlar ve fırsatlar versin!

İsterseniz, konumuzu biraz açalım, eskilerin tabiriyle müşahhas hale getirelim, yenilerin, yani bugünkü nesillerin tabiriyle meseleyi biraz somutlaştırmaya çalışalım, kolay anlaşılır hale getirelim!

Öncelikle bir şeyi hiç unutmayalım:

Türkiye’de bir asırdan bu yana hep olduğu gibi, bugün de iki güç çarpışıyor, hem de kıyasıya çarpışıyor.  Bu iki güçten birisi, Türkiye’nin milli varlığını ve bütünlüğünü her türlü riskten korumaya çalışan, bunu hedefleyen güç, yani bizim milli gücümüz, diğeri de ülkemizi ve toplumumuzu önce bölmek ve parçalamak isteyen, sonra sömürgeleştirmeyi ve kendilerine bağlı ve bağımlı hale getirmeyi amaçlayan ve bunu hedefleyen düşmanlarımızın gücü…

Bu iki gücün çarpışması memleketimizde şöyle pratik bir soruyu gündeme getiriyor:

SORU: TÜRKİYE BU GİDİŞLE VAR MI
OLACAK YOKSA YOK MU OLACAK?

Türkiye Devleti olarak bu gidişle var mı olacağız, yoksa yok mu olacağız?

Bu sorunun cevabını tam verebilmemizin yolu içimizdeki düşmanı tamamen bertaraf etmekten, tüm risklerine ve olumsuz fonksiyonlarına dur demekten geçiyor.

Bilindiği gibi, insanların vücudunda bazı hastalıklarda bizden gözüken, ama bizden olmayan bazı yabancı mikroplar oluşur. İnsan vücudu bu mikropları bedenimizin savunma sisteminde yer alan alyuvarlardan ve akyuvarlardan ayırt edemez ve bunları yok edemez. Tıpta bazı onulmayan, vücudun yenemediği hastalıklar bu yüzden iyileşmez, iyileştirilemez.

Bunun için, toplum içerisindeki bu yıkıcı unsurlar da içimizdeki bu düşmanlara benzerler. Bu yüzden düşmanı önce teşhis ve tespit etmemiz gerekir. Daima hatırımızda tutmalıyız ki, bu düşman aramızda bin bir kılığa bürünmüş ve kendini tamamen gizlemiş ve kamufle etmiş durumdadır, bizi önce kendine kul-köle yapmayı sonra tamamen yok etmeyi hedeflemektedir.

Yani bu demektir ki, açıktan hiç görünmeyen ve kendini hiç göstermeyen, hiç kendini hissettirmeyen ve fark ettirmeyen düşmanlarla karşı karşıyayızdır.

Memleketimizin her yeri bu düşmanlarımızla dolu olduğu halde, bunları bizler hiç mi hiç göremiyoruz ve fark edemiyoruz.

Çünkü bu düşmanlar, Türkiye’de toplumumuz arasında her bölgede bizim gibi yiyip içiyorlar, bizim gibi dolaşıyorlar, bizim gibi konuşuyorlar, hatta bölgesel şivelerle konuşuyorlar, bizim gibi hal ve davranışlarda bulunuyorlar.

DÜŞMANLARIMIZ TÜRKİYE’DE
NASIL GİZLİ SAVAŞ YAPIYOR?

Düşman Türkiye’deki hedefleri için nasıl bir gizli savaş gerçekleştiriyor?

Bu sorunun cevabı için, önce düşmanlarımız, bizim ülkemizde neler yapmak, nasıl bir hedefe varmak istiyor, diye sormak gerekiyor?

Bu sorunun cevabı için yakın geçmiş tarihimizde yer alan belgeleri hatırlamak ve gözden geçirmek gerekir.

Düşmanlarımızın zenginliklerimize el koyduğu ve paylaştığı, lime lime edilmiş, paramparça bir Türkiye hedefleniyor ve isteniyor.

Türkiye’deki devlet sorumlusu yöneticiler acaba düşmanın gerçekleştirmek istediği bu hedeflerinin farkında mıdırlar, değil midirler? Bu konuda tedbirler ve önlemler almış mıdırlar, almamış mıdırlar?

Bu son sorulara bizi rahatlatacak olumlu cevaplar vermeden önce bir konuyu açıklığa kavuşturmamız gerekir: Son zamanlarda yöneticilerimizin silah sanayimizi geliştirmek için yaptıkları çok verimli ve elverişli çalışmalar sorularımızın tam cevapları değildir. Bu çalışmalar zaten yapılması ve gerçekleştirilmesi gereken görevler…

Zaten düşman bize karşı savaşta ve mücadelede silahları çoktan bıraktı. Görünen silahlı eylemler sadece aldatmacadan ibaret. Bizi ve Tüm Müslümanları beyhude silahlı eylemlere çekmek için!.. Düşmanın asıl yaptığı ve yapmak istedikleri cephe gerisinde silahsız, sivil alanlarda gerçekleştirdikleri ve yaptıkları maskeli eylemler ve oyunlar…

TÜRKİYE’DE DÜŞMAN  SİLAHLI SICAK
SAVAŞ DEĞİL, SESSİZ SOĞUK SAVAŞ YAPIYOR

Bilindiği gibi Türkiye’mizde yüzden fazla yabancı askeri üs var. Genellikle ABD ve NATO üsleri olarak bildiğimiz, bu üslere, ayrıca İsrail üslerini de dahil etmek ve eklemek gerekir. Bu üslere bağlı olan ya da olmayan sivil düşman kolları, memleketimizde sivil işgal için yoğun faaliyetlerde bulunuyorlar.

Bu yabancı üslere bağlı olarak görev yapan yabancı askerler olduğu gibi, yurt çapında topraklarımızda yaygın ve dağınık olarak görev yaptıkları yerlerde sivil olarak İngilizce veya başka bir dilden konuşmuyorlar, doğruca Türkçe konuşuyorlar ve her bölgeye göre, her ırka göre, her görev yaptıkları alanlara göre bölgesel ve yöresel şivelere ve lehçelere göre konuşuyorlar.

Bu askerler soğuk savaş nasıl bir hal ve hareket, nasıl bir davranış gerektiriyorsa ona göre davranıyorlar, ona göre görüntüde, ona göre yaşantıda bulunuyorlar. Böylece soğuk savaşın sivil boyutlarda bütün gereklerini ve görevlerini yerine getiriyorlar, sessiz savaş yapıyorlar.

ÜLKEMİZİN HER YERİNDE SİVİL İŞGAL
ORDULARIYLA SİVİL İŞGAL HAZIRLIKLARI!

Bugün ülkemizin her bölgesinde bulunan sivil işgal ile ilgili olarak sadece bir bölgemizden, İstanbul’umuzdan müşahhas bir örnek vereceğiz. Siz bu örneği bütün ülkemize, bütün Türkiye’mize teşmil edebilirsiniz:

“NMC Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nail Kubalı (…) Gözlem Gazetesi’nden alınan yazısında Amerika’da yaşadığı bir anıyı anlatıyor. Yirmili yaşlarında Kansas Eyaleti’nin Wichita kentinde bir kuruluşun yönetim kuruluna organizasyon yapıları ile ilgili bir sunum yapıyor.

Dinleyicilerden Afrika kökenli bir Amerikalı çok akılcı sorular soruyor. Aynı adam toplantı bitiminde de genç sunumcunun yanına geliyor ve “İngilizcenizde biraz aksan var, nerelisiniz?” diye soruyor. “Türk’üm” yanıtını alınca akıcı bir Türkçe ile konuşmaya başlıyor. Kendisinin silahlı kuvvetlerden emekli bir yarbay olduğunu, Türkçeyi ABD kara kuvvetlerinin California’daki dil okulunda öğrendiğini anlatıyor.

Kubalı, “Neden Türkçe” diye soruyor. Amerikalı gülüyor ve şöyle diyor: “Benim ödev kentim İstanbul. Ben, Amerikan silahlı kuvvetleri İstanbul’a girdiğinde, Türk sivil savunma ekiplerinin yolumuzu şaşıralım diye değiştirecekleri sokak isimlerini yerli yerine takmakla görevliyim. Emekli olmama rağmen her yıl tatilimi İstanbul’da geçiririm. Bunun için ordudan ücret alırım.

İstanbul’u en küçük sokaklarına kadar bilirim.” Kubalı, adamın anlattıklarını duyunca şaşırıyor, “Ama biz sizin müttefikiniziz, NATO üyesiyiz” diyor. Yarbay gülüyor “Contingency Planning-Olasılıklar Planları” diyerek bu konuda bilgi veriyor. ABD silahlı kuvvetlerinin her türlü ihtimale göre böyle yüzlerce planı varmış.  Bunlar hazırlanır, yarın uygulanacakmış gibi çalışılır ve öylece bekletilirmiş.”  [1]

İstanbul’daki bu olağan üstü durumu, Türkiye’nin her yerine, her bölgesini teşmil edebilirsiniz. Bu demektir ki, Türkiye’nin her yöresi, her yeri, her bölgesi açıktan görülmeyen ve fark edilmeyen gizli büyük tehlikelerle ve risklerle karşı karşıyadır.

Bu konuda pek çok örnek gösterilebilir.

SONUÇ

Bu durumda ülkemiz Türkiye’miz, hiç de görüldüğü ve zannedildiği gibi mesut, rahat ve huzurlu bir gidiş içerisinde değildir.

Allah korusun! Bize şikayet ettiğimiz eski günlerimizi aratacak bir durumdayız.

Allah memleketimize sahip çıkmaya çalışan başımızdaki sorumlulara ve yöneticilere yardım etsin, başarılar ihsan etsin!

Çıkış ve kurtuluş yollarını göstersin!

Sevgiler, saygılar…

herden1950@hotmail.com



[1] Tufan Türenç, Hürriyet, 26 Haziran 2010, Aldığı kaynak: Bütün Dünya’nın Mayıs-2010 tarihli sayısı)

 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 15.04.2017 - 10:48 -384-
Bu sayfayı paylaşın :