Bizim köşeye yeniden hoşgeldiniz

-A A +A

İsmail Aydın

                Gazetemizde yayınlanan yazılarım için “Bizim Köşe” ismini tercih ettiğimi belirtmiştim. Bu ismi çok beğenen değerli bir ağabeyim, telefonla arayarak tebriklerini ilettiler. Ben de kendilerine buradan teşekkürlerimi iletiyorum.

                Niçin Bizim Köşe? Ocak Başı önceki evlerimizin olmazsa olmazıydı. İdare lambasının ışığında bir araya gelir aile olurduk, “biz” olurduk. Şimdiki evler ve çekirdek aile! Dayatmalarla önümüze konan krizlerin, bu sağlıksız aile yapımızı kolayca istismar ettiği göz önünde bulundurulursa ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılır. Ekonomisi güçlenmiş ve nüfusu artmış bugünkü Türkiye, acaba Yüzyıl önceki Türkiye’nin kuvvet ve kudretini gösterebiliyor mu, gösteremiyor mu? Önceki aile, tarihi kökleri ve derinliği olan, yüce Allah’ın hoşnutluğu için sevgi ve fedakârlığı esas alan bir aileydi. Dayatmalar ürünü çekirdek ailede ise bireysellik öne çıkmış vaziyette. Fertler ne kadar bireyci ise aile de o nispette sığ. Derinlik ve sığlık… Hiç ikisi bir olur mu?

                                                BİZ GERÇEKTEN BİZ OLMALIYIZ

                “Bizim Köşe” ismi, telefonla arayan ağabeyimin ifadesiyle “eski arkadaşlarımızı bir kere daha hatırlamamıza vesile oldu, bizler gerçekten biz olmalıydık”. Arkadaşlarımızın bir kısmı, her nasılsa muhalif esen bir rüzgârın etkisiyle savrulmuşlar, yaşayışları, sosyal hadiselere bakış ve duruşları itibariyle adeta “biz” olmaktan çıkmışlardı. Bunlar “sen sensen, ben de benim” der gibiydiler sanki. Yanlıştı bu! İşte “Bizim Köşe” bu yaklaşımın isabet etmediğine bir işaretti. Kur’ân Fatiha suresiyle başlar ve bizi “biz” olmaya davet eder. Dua ederken “beni doğru yola ilet” dedirtmez de, sana, bana, ona yani hepimize “bizi doğru yola ilet” dedirtir, birlik şuuru oluşturur ve “doğru yolun yolcusu olarak” mütemadiyen eğitir.

                Peki, mümin içinde yaşamakta olduğu toplumun meselelerine karşı ilgisiz, sorumsuz, bana neci, neme lâzımcı, atıl, ürkek, korkak ve kayıtsız kalabilir mi? Bu sorunun cevabını, müminlere, örnek almaları öğütlenen Hz. Peygamber’e verilen emirde açık ve net olarak görebiliriz. Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Ey şanlı Resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan O’nun peygamberlik görevini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Doğrusu Allah, kâfirler toplumunu doğru yola iletmez.” (Mâide, 5/67)

                                               ALLAH KORKUSUNDAN BAŞKA KORKU VAR MI?

                Alûsî tefsirinde yer alan bir hadis-i şerifte Resulullah (s.a.v)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Allah Teâlâ beni peygamberlik göreviyle gönderdi. Bundan dolayı çok sıkıldım ve görüyorum ki insanlar beni yalanlıyorlar. Yahudiler, Hıristiyanlar, Kureyşliler korkutuyorlar. Ne zaman ki Allah, ‘Peygamberlik görevlerini tamamen tebliğ etmezsen seni cezalandırırım’ dedi, korku da tamamen ortadan kalktı.”

                Evet, Allah yolunda olmak şartıyla bu teminat bütün müminler için geçerlidir. Peygamber (s.a.v.)’in yolunda olan mümini yüce Allah insanlardan korur ve muhafaza eder. Fakat görevini ihmal eden hiçbir kimseyi Allah’ın azabından koruyacak bir muhafız yoktur.  

                Öyleyse güzel arkadaşlarımız! Geliniz, şunu bunu mesele yapmadan ve hiç kimseye, kurda kuşa yem olmadan “Bizim Köşe”de yeniden buluşalım. Birbirimize sahip çıkalım, görüş ve yorumlarımızı burada paylaşalım. Bu vesileyle “Bizim Köşe”ye yeniden hoş geldiniz, diyor sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Kategori: 

Etiketler: 

1 Comment

Bir genelleme yaparsak

Bir genelleme yaparsak çekirdek aile de denilen bugünkü modern ailenin temelinde karşılıklı sevgi, saygı,fedakarlık değil,sadece aile reisine sorumluluk yükleyen buna karşılık diğer fertlere,otoriteyi sağlayacak kadar itaat yerine ölçüsüz serbestiyet tanıyan,menfaat bağlarının oluşturduğu bir yapı var.Bu aile,maddeten güçsüzleştiğinde çabucak çözülüyor.Büyük imamlarımızdan birinin dediği gibi maddeye tapanlar susadıkça deniz suyu içenler gibidir,içtikçe susuzlukları artar.Çözüm; bize ait olan bütün müesseseleri geri getirerek gerekenleri ıslah etmek.Bu geriye gitmek değil,toplumun düştüğü yerden kalkmasıdır.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 18.07.2017 - 08:31 -444-
Bu sayfayı paylaşın :