Bugün bizim olan Türkiye'yi Gelecekte Gizli olarak ABD'leştirme projesi

-A A +A

ABD’nin dünyayı Amerikanlaştırmak üzere oluşturduğu gizli bir projesi vardır:

“Amerikan Derin Devletinin gizli bir projesi olan Mockingbird Projesi temelde tüm dünyaya Amerikalılaştırma operasyonunu yaymaktır. Bunun için medya, basın ve diğer olası tüm araçlar kullanılmıştır. Örneğin Hollywood bu konuda sistematik olarak devreye sokulmuş, Amerikalılaştırma operasyonunun bir parçası olarak kovboy filmlerinden, savaş filmlerine kadar pek çok film ideoloji, davranış değiştirme projesinin bir parçası olarak tüm dünyaya sunulmuştur. (…) Harry Potter ve Yüzüklerin Efendisi gibi büyü, satanizm ve parapsikoloji içeren çocuk filmleri bu hedefin bir parçasıdır. Yüzüklerin Efendisi, CFR’nin (Council of Foreign Relations-Dış İlişkiler Konseyi) İngiliz kolu olan Royal Institute of Foreign Affairs tarafından ta 1950’lerde ısmarlanmış, bekletilmiş ve zamanı gelince uygulamaya sokulup, kitap meşhur edilmiştir; ayrıca dizileri ve filmleri de Batı Derin Devletlerinin bir Siyonizm propagandası olarak gizli bir proje olarak devreye sokulmuştur.” [4]

James Petras’ın, “Küreselleşme ve Direniş” adlı kitabında, kitlesel beyin yıkama ve robotlaştırma şöyle anlatılır:

“Çağdaş dünyada Hollywood, CNN ve Disneyland, Vatikan’dan, İncil’den veya politik şahsiyetlerin halkla ilişkiler retoriklerinden daha etkili oluyor. (…) gündelik hayatı unutturan sürükleyici televizyon programları ‘başka bir dünyadan’ hayaller ekiyor.”  [5]

KİTLELERİ AMERİKANCA
DÜŞÜNDÜREN PROGRAMLAR

Claude Julien, “Amerikan İmparatorluğu” kitabında Amerikan sömürgeciliğinin kitleleri robotlaştıran kültürel programını şöyle anlatıyor:

“ABD, sinemayı, televizyonu ve Dünyayı ağ gibi sarmış ajanlarıyla, her gün, daha da ileri her saat dünyaya, dünya olaylarını, bir ölçüde her ülkenin kendi iç olaylarını ABD gözü ile göstermekte ve emperyalizmin değer yargılarına göre değerlendirerek sunmaktadır. ABD, ayrıca bir kültür imparatorluğu da kurmuştur. Kitlelerin etkilenmesi ve eğitiminde kitabın, gazete ve dergilerin rolü bilinir. Ekonomik ve askeri yönden dünyanın yarısını saran bu imparatorluk, asıl etkinliğini kitaplarla, dünyaya bilimsel ve sosyal gerçekleri bozarak yaydığı kitaplarla da sürdürmektedir. Bu alanda CIA kadar etken bir örgüt de United States Information Ageney (USIA)’dır. Bu örgütün, sadece 1964 yılında bu tür kitaplara yüksek ücretler ödeyerek, profesörüne kadar sahte yazar bulduğu, Josan Epstern’in yazdığı gibi, ‘uydurma ve keyfi değerler sistemi’ kurarak, üniversite öğretim üyelerini, bilginleri ve yazı işleri müdürlerini kullandığı bilinmektedir.” [6]

ABD’nin sözkonusu örgütü bugün Türkiye’de de aynı şekilde, üniversite öğretim üyelerini, akademisyenleri ve gazete yazı işleri müdürlerini ve yazarlarını kullanıyor değil midir?

Yazının tamamı için tıklayınız...

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 12.08.2017 - 15:38 -29-
Bu sayfayı paylaşın :