+A A -A

Bugün tüm İslam dünyasını hedef alan Haçlı savaşının önemli bir sorunu

-A A +A

Bazı İslam ülkeleri neden İslam’a
savaş açan düşmanla bir ve
beraber oluyor?

 “Ey iman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları dostlar edinmeyin! Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o da onlardandır. Muhakkak ki Allah, zalim bir kavme hidayet etmez.” [1]“Akıllarını iyi ve güzel kullanmayanları O (Allah) pislik içinde bırakır. “ [2]

İslam’da acaba düşmana yardım
etmenin ve alet olmanın
vebali nedir?

Bilindiği gibi Hac mevsimine daha var, ama hacca gidecekler için kuralar yakın bir zamanda çekilecek. Yani hac heyecanı yakında başlamış olacak.

Yalnız İslam dünyasındaki Müslümanların, başta hac yerlerinden sorumlu bulunan Suudi Arabistan yetkililerinin, özellikle Türkiye Müslümanlarının el birlik cevaplaması gereken çok önemli acil bir soru var:

Düşmanın İslam’a ve İslam ülkelerine savaş açtığı, haçlı savaşına giriştiği bir zamanda, Mekke’deki Beytullah’ın, yani Kabe-i Muazzama’nın ve Medine’deki Mescid-i Nebevi’nin bu savaş açan kafirlerin dolayısıyla hakimiyeti altında bulunduğu bir sırada bu mukaddes yerleri ziyaret etmek ve hac yapmak nasıl değerlendirilebilir? Kendilerini Hicaz’ın hakimleri olarak gösterenlerin İslam’a savaş açmış düşmanlarla ya da kafirlerle beraber olmalarının ve ittifak kurmalarının anlamı nedir, bir ve beraber olmaları ne demeye gelmektedir?

İslami sorumluluk ve görev, bugünkü Müslümanlara Allah ve Rasulullah emaneti olan bu hac yerlerinin, yani mukaddes emanetlerin, bu mukaddes mekanların öncelikle İslam düşmanlarının ve kafirlerin elinden ve hakimiyetinden kurtarmayı gerektirmiyor mu?

İSLAM’I DEĞİŞTİRMEK İSTEYEN ABD BU
EMELİNE BÖYLE KOLAYCA ULAŞMAYACAK MI?

Bilindiği gibi, ABD yıllarca önce Ortadoğu’ya ilk yerleşirken, Irak’ta Saddam Hüseyin’i kullanmıştı. Bugün de Amerika, aynı şekilde bu son Haçlı savaşında Suudi Arabistan’ı ve bu ülkenin başındakilerini kullanıyor.

Aslında ABD, bugün Suudi Arabistan’ı kullanırken başka bir amacı ve taktiği de gerçekleştirmek istiyor. İslam düşmanı kendi hedeflerinde bir İslam oluşturabilmek için, bu Suudi Arabistan’da bulunan İslam’ın esas aldığı mukaddes emanetleri kendi hedefleri doğrultusunda istismar etmeyi, yani kullanmayı da hedef alıyor.

ABD, zaten bu hedefine ulaşabilmek için, çok uzun zamandan beri Suudi kraliyet ailesi üzerinde uzun vadeli ve planlı çalışmalar yapıyordu. Bu aileden ülkenin başına geçecek ve kral olacak olan geleceğin büyüklerini yıllar öncesinden özel bir ilgiyle ülkenin başına hazırlıyor ve yetiştiriyordu.

Ancak bu aileden Merhum Kral Faysal, ABD ve İsrail’in sözkonusu oyununu anladığı ve fark ettiği için, İslam düşmanlarına karşı cihat çağrısında bulunmuştu. Ama ne yazık ki, İslam düşmanlarının hedeflerine ters gelen bu düşünceleri yüzünden Amerika tarafından Suudi ailesinden ABD’de tahsil gören birisi vasıtasıyla öldürülmüş ve şehit edilmişti. [3]

S. ARABİSTAN’IN YAPTIĞININ KUR’AN’IN SUÇLADIĞI
MÜNAFIKLARIN YAPTIKLARINDAN NE FARKI VAR?

Burada önemli bir soru ve sorun ortaya çıkıyor: Bugün Suudi Arabistan Kraliyet ailesinin başını çektiği bazı İslam ülkelerinin ABD ve İsrail yanlısı stratejilerinin Peygamberimiz zamanında müşriklerle anlaşan münafıkların yaptıklarından ne farkları vardır?

Kur’an-ı Kerim’de onların hal ve hareketleri hakkında indirilen ayetler, bugünkü sözünü ettiğimiz, Mukaddes emanetlere hakim olan bu ülkeyi de yargılamıyor mu, sorgulamıyor mu? 

“MÜMİNLERİ DEĞİL DE KAFİRLERİ DOST
EDİNENLER ONLARDA ŞEREF Mİ ARIYORLAR?”

 

Bugün Suudi Arabistan ve ortakları İslam’a savaş açan ABD’de ve İsrail’de acaba nasıl bir şeref arıyorlar:

“Münafıklara, gerçekte kendileri için acı verici bir azap olduğunu müjdele! Mü’minlerden başka kafirleri dostlar edinen o kimseler onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Şüphesiz ki bütün izzet sadece Allah’ındır.” [4]

“Münafıklık eden o kimseleri görmedin mi? Onlar, kitap ehlinden inkar eden kardeşlerine derler ki: “Şayet siz (yurtlarınızdan) çıkarılırsanız mutlaka biz de sizinle birlikte çıkarız ve size karşı  hiç kimseye asla itaat etmeyiz. Şayet sizinle savaşılırsa mutlaka biz size yardım ederiz.” [5]

“ALLAH AKLINI KULLANMAYANLARI
PİSLİK İÇERİSİNDE BIRAKIR!”

 Sonra Kur’an-ı Kerim müminlere de şöyle buyuruyor:

“Ey iman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları dostlar edinmeyin! Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o da onlardandır. Muhakkak ki Allah, zalim bir kavme hidayet etmez.” [6]

“Akıllarını iyi ve güzel kullanmayanları O (Allah) pislik içinde bırakır. “ [7]

SONUÇ

Düşman çok sinsice ve alçakça savaşıyor. Ama düşmana bu fırsatı veren, Bazı Müslümanların gafleti oluyor. Kur’an’a göre o Müslümanlar “pislik içine düşecekleri bir akıbete” adeta dörtnala koşuyorlar.

O Müslümanların uyanması ve kendilerine gelmesi gerekir. Daha doğrusu Kur’an’ın dediğine gelmesi gerekir.

Allah basiret versin ve uyandırsın!

Sevgiler, saygılar…

Hasan Erden

herden1950@hotmail.com

 

 

 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 15.01.2018 - 12:43 -465-
Bu sayfayı paylaşın :