Bugünkü Haçlılar da Müslüman’a aynı kin ve intikamı duymuyorlar mı?

-A A +A

Asırlarca Haçlı Seferlerine karşı koyan Kılıç Arslanların, Sultan Mesutların, Sultan Murat’ların, Fatihlerin, Kanunilerin vs. bugünkü torunları dedelerinin ruhuyla ne zaman harekete geçecekler? Ama bir sorunumuz var: Sorun, iradelerimizi ve basiretlerimizi bağlayan düşman büyülerini ve hipnozlarını bozmamız gerekiyor. Düşmanın bu oyununu bozacak dinamikler ne zaman harekete geçirilecek?

Düşman İslam’a ve Türkiye’ye
karşı işte böyle bir ruhla
yetiştiriliyor

 

Tarihte Haçlı Seferleri, Amerikalı’nın dediği gibi, savaşın ve şiddetin İslam’dan değil [1], Hıristiyanlıktan kaynaklandığını gösteren en somut tarihi kanıtlardır.

Zira bu saldırılar sürekli Hıristiyanlıktan ve Hıristiyanlardan Müslümanlara doğru yapılmıştır, Müslümanlardan Hıristiyanlara doğru değil. Ve bu seferlerde çoğunlukla Papalar ve papazlar öncülük etmiştir.

Nitekim ilk olarak Pierre L'Hermite’in eşek sırtında Avrupa’yı karış karış dolaşarak İslam’a karşı Haçlı Seferleri için asker toplaması meşhurdur.

BATI TARİHLERİNDE HAÇLI
VAHŞETLERİNDEN ÖRNEKLER

“Fransız Akademisi üyelerinden Funck Bretano’nun ifâdesine göre; vahşî hayvan sürülerinden farksız olan haçlı gürûhu 1096 yılında Anadolu topraklarına saldırdıklarında, İznik civârında yakaladıkları müslüman çocukları parçalamışlar, etlerini şişlere geçirip ateşte kızartmışlar ve henüz pişmeden çiğ çiğ yutmuşlardı. Antakya’ya ulaştıklarında ise, başlarındaki kan içi papaz Pierre I’Ermit’in ısrârıyla, yerlerde yatan şehid Türkler’in cesedlerini birer birer toplamışlar, etlerini kemiklerinden ayırmışlar; sonra da tuzlamış, pişirmiş ve karınlarını bununla doyurmuşlardı. (..)


Brentano eserinde devamla, Fransızlar’ın millî destan (!) olarak kabul ettikleri “Chanson d’Antioche”den şu tüyler ürpertici satırları nakleder: “Antakya önlerinde açlıktan şikâyet eden haçlılara, hıristiyan din adamı (!) Pierre I’Ermit şu tavsiyede bulunur: ‘Açlığınızın sebebi korkaklığınızdır. Türk cesedlerini toplayın! Tuzlayarak pişirilirse daha lezzetli olur!..” Bunun üzerine haçlılar onun dediğini yaptılar.”  [2]

Bugün kendilerini medenî olarak tanıtmaya çalışan ve müslüman devletlere kendilerince medeniyet dersi vermeye kalkışan batılı ülkelerin nasıl bir dinî ve millî geçmişe sâhip olduklarını, soylarının ve köklerinin nasıl bir asla dayandığını bu gibi “Millî Destan”larından açıkça görmek mümkündür. Bugün ellerine fırsat geçse, yine aynı şeyleri yapacaklarında şüphe yoktur.”  [3]

PAPA’NIN 40 BİN ŞEHİD MÜSLÜMAN
KEMİĞİYLE İNŞA ETTİRDİĞİ KİLİSE

Avrupa’da, Haçlı Seferlerindeki İslam’a ve Müslümanlara olan kinin ve hıncın ne kadar şiddetli ve dehşetli olduğunu gösteren tarihi bir kilise vardır. Bu kilise, bugünkü Çek Cumhuriyeti’nin Başkenti Prag'ın 70 km. doğusunda bulunan Sedlec kasabasında, Haçlı seferlerinden kalmadır.

Bu Kilise ne ahşaptandır, ne taştandır, ne betondandır, ne topraktandır, ne de demirdendir… Tamamen katliama uğratılmış ve şehit edilmiş Müslümanların kemiklerindendir. 1218 tarihinde dönemin papası (Papa III. İnnocentius) haçlı savaşlarında öldürülen Müslümanları gurur ve övünme aracı olarak buraya getirtmiş ve onların kemiklerinden kilise yaptırılmasını emretmiştir.

Bu emir üzerine 40.000 Müslüman kemiği bir araya getirilmiş ve kilise inşa edilmiştir. [4]

Haçlı seferlerinde İslam’a ve Müslümanlara karşı yakılan bu hınç ve kin ateşi, Kılıç Arslanlar’ın, Sultan Mesutların, Sultan Muratların, Fatihlerin, Kanunilerin ihlasıyla, azmiyle ve dehasıyla birer birer söndürülmüştür.

Bugün ise bu ateş daha çok harlamış vaziyettedir, daha çok şiddetli bir şekilde yakılmaktadır. 2001 yılında yeni Haçlı seferini başlatanların yaptıkları ve söyledikleri bu Haçlı ateşinin ne kadar büyük bir vahşetle saldırıya geçtiğini yeterince anlatıyor.

İşte Haçlı savaşından söz konusu örnekler:

KUR’AN-I KERİM’E YAPILAN
SALDIRILAR VE HAKARETLER

2007 yılında Irak da Amerikan askerleri Kur’an’a kurşun sıkmışlardır. [5]

2010 yılının Temmuz ayında Afganistan’da NATO askerleri Kur’an-ı Kerimleri yırtmışlardır. Afgan Müslümanları bu hakarete karşı tepki gösterince de İttifak askerleri sivil halka ateş açmışlardır. [6]

Yine 2012 yılında da Afganistan’da ABD askerleri bu ülkede topladıkları bütün Kur’an-ı Kerimleri yakmışlardır. [7]

MÜSLÜMANLARI ÖLDÜRÜP ÜZERİNE
TUVALETLERİNİ YAPAN ABD ASKERLERİ

2012 yılında, Haçlı savaşının ilk başladığı yer olan İslam ülkesi Afganistan’da İslam’a savaş açmış bulunan Amerikan askerleri en vahşi bir şekilde öldürdükleri Müslümanların üzerlerine birlikte ayakta tuvaletlerini yapmışlardır. [8]

ABD ASKERLERİNİN HEDEF TAHTASINDA
KUR’AN VE MÜSLÜMAN KADINLAR

ABD ordusunun Deniz Kuvvetlerinin Virginia eyaletindeki askeri üssünde, askerlerinin eğitim amaçlı kullandıkları atış poligonlarında hedef tahtaları olarak Kur’an-ı Kerim’ler ve Müslümanları temsil eden başörtülü kadın resimleri kullanılmıştır.

Bu olayı Washington merkezli Council on American-Islamic Relations adlı sivil toplum kuruluşu basına ve dünya kamuoyuna duyurmuştur. [9]

 

EBU GUREYB CANAVARI
HİÇ PİŞMAN DEĞİLMİŞ!

Irak'ta Müslüman esirlere işkenceler yapmakla meşhur olan ABD'li asker Lynndie England, yaptığı zulümlerden dolayı pişman olmadığını ifade ile "Neden pişman olacakmışım? Onlar düşmanlarımızdı." demiş ve işkenceler sırasında çekilmiş 800 hatıra fotoğrafının olduğunu itiraf etmiştir. [10]

“BÜTÜN MÜSLÜMANLAR

ÖLDÜRÜLMELİ!” DİYEN ABD’Lİ

Son Haçlı savaşının nasıl bir kin ve intikam hırsıyla başlatıldığını David Yerushalmi’nin sözlerinden anlıyoruz. Yerushalmi, ABD derin devletinde büyük nüfuza sahip, yönetimlerde de etkinliği olan bir Yahudidir. “Ulusal Varoluş İçin Amerikalılar Topluluğu” [11] adlı bir kuruluşun kurucularındandır.

Bu kuruluşa bağlı http://www.saneworks.us/.” sitesinde yayınlandığına göre, David Yerushalmi, “İyi bir Müslüman’ın olamayacağını, tüm Müslümanların aynı gerçek kötü kökenden gelen hastalıklı bir insan topluluğu olduğunu” ileri sürecek kadar büyük bir kine sahiptir.

Yerushalmi’nin Müslümanlara karşı hıncı o kadar büyüktür ki, “Tüm Müslümanların öldürülmesi” gerektiğini ileri sürmüştür. [12]

Yerushalmi’nin bu kini milyonlarca Müslüman’ın hunharca ve vahşice yok edildiği Afganistan işgalinde ve Irak işgalinde apaçık görülmüştür.

Nitekim aynı dönemde ABD stratejilerinde belirleyici rol oynayan diğer stratejistler ve program yapımcıları da Yerushalmi’nin önerisine paralel, onu destekleyici görüşler ortaya koymuşlardır.

ABD’Lİ KOMUTAN: “MÜSLÜMANLARI
ÖLDÜRMEK BÜYÜK KEYİF VERİYOR”

ABD’nin Irak işgali sırasında Birleşik Devletler Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı olarak görev yapan Amerikalı Orgeneral James Mattis, 2005 yılında San Diego'da Afganistan ve Irak işgallerinin konuşulduğu bir panelde Müslümanlarla savaşını anlatırken “Müslümanları vurmak ve öldürmek müthiş eğlenceli. Kahkahalarla gülmek kadar keyif veriyor." Demiştir. [13]

TÜRKİYE’YE VE TÜRKLERE GALİZ
KÜFÜRLER SAVURAN ABD’Lİ KOMUTAN

“Komutanın adı Tommy Franks. Evet, Irak savaşının askeri mimarı da sayılan, ABD Merkez Kuvvetleri'nin (CENTCOM) bir önceki komutan Teksaslı General Tommy Franks. Kitabın adı ise 'Kobra 2, Irak'ın işgal ve istilasının içyüzü.' Kitap The New York Times'ın savunma muhabiri Michael Gordon ile savunma haberleri danışmanı emekli General Bernard E. Trainor'ın kaleminden çıkma. Franks'in Türkiye'ye galiz küfürler savurmasının nedenini tahmin etmek zor değil. Ankara'nın, Irak savaşı öncesinde topraklarını ABD kuvvetlerine açmaya direnmesi ve nihayet TBMM kararıyla 'Hayır' demesi.” [14]

ABD YÖNETİMİ: “HIRİSTİYAN
ASKERLERİ İLERİ!”                                              

Hatırlanacağı üzere, Sovyetler’in yıkılmasından sonra 1995’lerde NATO’nun Genel Sekreteri Willy Claes  “Bundan sonraki hedefimiz İslam” demiştir.

2001 yılında ABD Başkanı George W. Bush, İslam’a ve Müslümanlara karşı “Yeni Haçlı Seferi” başlattığını ilan etmiştir.

Irak işgali sırasında Amerikan askeri operasyonlarından sorumlu, Bush’un Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, savaşla ilgili talimat ve raporlarının başında “Hıristiyan askerleri ileri!” logosunu kullanmıştır.  [15]

Savaşın son aşamasında “Müslümanlarla Müslümanları kırdırmayı” planlayan ve hedefleyen ABD bundan sonra “Müslüman askerleri! Hıristiyanlık için, Haçlı savaşı için ileri!” mi diyecek?

ABD HAÇLI SAVAŞÇILARINI İŞTE
BÖYLE EĞİTİYOR VE YETİŞTİRİYOR

Son bir örnek verelim:

ABD’de yayınlanan Wired Dergisi’nin internet sitesinde açıklandığına göre, Virgina Eyaleti’nin Norfolk bölgesinde bulunan ve ABD ordusunun üst rütbeli subaylarının eğitim gördüğü en etkin askeri eğitim kurumlarından sayılan Joint Forces Staff College’de 2004 yılından bu yana İslam’a karşı topyekûn savaş gerçekleştirilmesi gerektiği konusunda ders verildiği ortaya çıkmıştır.

Okulda dersi veren Yarbay Matthew Dooley tarafından yıllardan beri İslam dininin zor kullanılarak dönüştürülmesi konusunda savaş planı anlatıldı. Planda Suudi Arabistan’ın açlıkla tehdit edilmesi ve Mekke ile Medine’nin yerle bir edilerek İslam’ın din olmaktan çıkarılıp bir kült seviyesine indirilmesi yer almıştır.

Dooley, bu derslerde, savaş sırasında sivilleri koruyan “1949 Cenevre Konvasiyonu’nun artık geçersiz olduğunu” ifade ile “Tarihte Dresden, Tokyo, Hiroşima, Nagazaki’de yapıldığı gibi, Mekke ve Medine’ye de nükleer saldırı yapılması gerektiğini” savunmuştur.

“İslam köklerini derinleştirdikçe, camiler çoğaldıkça cihadı hayata geçirmek için şeriatı uygulayanların sayısı artacak.” Diyen Dooley, öğrencilerine “Unutmayın, biz savaştayız. Öyle davranın!” şeklinde konuşmalar yapmıştır.

Sözkonusu İslam düşmanlığı dersi ile ilgili haber Wired Dergisi’nin internet sitesinde yayınlanmasından sonra, Pentagon tarafından dersin durdurulduğu ve sözkonusu yarbayın o dersten alındığı açıklandı. ABD Genel Kurmay Başkanı Martin Dempsey yarbay hakkında soruşturma açıldığını söylemiştir. [16]

Bu soruşturmanın ne kadar aldatmaca ve zevahiri kurtarma amaçlı olduğu, 2004 yılından beri 8 senedir sözkonusu derse müdahale edilmemesinden ve General Dempsey’in hala görevinde devam etmesinden bellidir.

Ayrıca İslam düşmanlığı ile ilgili ders veren Yarbay Dooley, eğer Pentagon’un kontrolü dışında, orduyu “bağlayıcı” bir program yaptıysa neden sadece verdiği dersin başından alınmakla yetinilmiş, görevine tamamen son verilerek cezalandırılmamıştı?

Açıkça anlaşılıyordu ki, İslam’a karşı verilen sözkonusu “topyekün savaş” dersi, yıllardan beri ABD Genelkurmayı’nın bilgisi ve kontrolü dışında uygulanan bir program ve müfredat değildir.

Bu olay unutulduğunda, İslam düşmanlığı dersinin, aynı formatta ve aynı doğrultuda yine öğrencilere verilmeye devam edileceği muhakkaktır.

KISACASI

Haçlı orduları ve askerleri İslam’a ve İslam dünyasına karşı böylesine bir ruhla yetiştirilirken, Müslümanlar bu saldırıya karşı nasıl bir ruhla karşılık verecekler?

Asırlarca Haçlı Seferlerine karşı koyan Kılıç Arslanların Sultan Muratların, Fatihlerin torunları, dedelerinin misyonuyla ve ruhuyla ne zaman strateji uygulayacaklar ve harekete geçecekler?

Ama öncelikli bir sorunumuz var:

Sorun, iradelerimizi ve basiretlerimizi bağlayan, düşman büyülerini ve hipnozlarını öncelikle bozmamız gerekiyor.

Toplum olarak ve Müslümanların başındakiler olarak, o büyüleri ve hipnozları bozacak dinamikleri bir an önce harekete geçirmemiz, imanlarımızın ve ihlaslarımızın gereğince hareket etmemiz gerekiyor!

Sevgiler, saygılar…

herden1050@hotmail.com

 

 



[1] Zaten “İslam” kelimesi barış anlamına gelir. Ve İslam’ın barışı emir ve tavsiye eden deliller ve belgelerle doludur. Maide Suresi’nin 32. Ayeti bu delillerden sadece birisidir: “Bir kişiyi öldüren bütün insanları öldürmüş gibidir, bir kişiyi dirilten bütün insanları diriltmiş gibidir…”

[2] Funck Brentano, “Les Croisades”, Paris 1934, s. 24

[3] Funck Brentano, “Les Croisades”, Paris 1934, s. 57

[5] Yeni Şafak, 30, 08.2007.

[6] 30.07.2010, Ehli Beyt Haber Ajansı-ABNA

[8] 12 Ocak 2012 günkü gazeteler.

[11] Bu kuruluşun İngilizce adı: “Society of Americans for National Existence”(SANE)

[12] http://www.saneworks.us/.” sitesinden nakleden: Adam Basın Taramaları Grubu.

[13] 20 Şubat 2012 tarihli gazeteler.

[15] GQ Dergisi’nin “Hani Haçlı Seferi Değildi” başlığıyla yayınlanan araştırma yazısından naklen:  Milli Gazete,  20 Mayıs 2009

[16] Milliyet Gazetesi-12.05.2012, Yeniçağ Gazetesi-12/05/2012

 

 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 29.09.2017 - 14:48 -517-
Bu sayfayı paylaşın :