Buruk galibiyetin mesajları

-A A +A
 
Milletin ortak aklı, hiçbir seçimde yanılmadı. Ortak aklın kararı her zaman, bireysel aklın kararından üstündür. Tüm seçimleri ve referandumları inceleyin, sandıktan çıkan sonuç, millet ve ülke için verilmiş en doğru kararı gösterir.
 
Şaşırtıcı olan şey ise, milyonlarca insanın çok ince bir ayar yapmasıdır. 7 Haziran ve 1 Kasım seçim sonuçlarını analiz ettiğinizde, seçmenin % 10'nun AK Parti ve diğer partiler arasında gidip gelerek, siyaseti şaşırtıcı bir şekilde değiştirmesinde görebilirsiniz bunu. 1 Kasım'da HDP'nin % 10.5 ile baraj üstünde, yani boğulmakla yaşamak arasında ince bir çizgide tutulması bu ince ayarın en tipik örneğidir.

NE ZAFER, NE HEZİMET, NE BİTİŞ

Bu referandum sonuçlarında, inanılmaz bir ince ayara şahit olduk. Ortaya çıkan, 51.5-48.5 rakamı öylesine ince bir düzenleme ki, herkes için ne bir zafer, ne bir hezimet, ne de bir bitiş anlamına geliyor. Öte yandan tüm partiler için de bir yeniden düşünme, özeleştiri, sorgulama, yenilenme ve kendine gelme mesajı içeriyor.

Bu referandum, AK Parti için “buruk bir galibiyet", CHP için “umut verici bir yenilgi", MHP için “sorgulatıcı bir sonuç" oldu.

'Referandumun siyasi partiler açısından galibi ve mağlubu kimdir?' sorusuna cevap vermek son derece zordur. Hiçbir partinin gönül rahatlığı ile bu referandumdan “çok başarılı çıktık" demesi mümkün gözükmüyor.

Evet, teknik olarak AK Parti-MHP ittifakının halktan onay aldığını, sonuç itibariyle istenilen hedefe ulaştığını söyleyebiliriz. İşte burada ortaya çıkan oran, öylesine ince ayarlanmış ki halk tarafından, AK Parti ve MHP şenlik havasında, gönül rahatlığı ile sonucu kutlayamıyor.

Bunu Başbakan Binali Yıldırım'ın konuşmasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın basın toplantısında görebilirsiniz. Özellikle her iki liderin yanında duran yakın ekibinin yüz ifadesinde görülen moral bozukluğu, sonucun “buruk bir galibiyet" olduğunu bize açıkça gösteriyor.

AK PARTİ, CHP, MHP'ye NE MESAJ VERİLDİ?

Sanırım bu tanımlamayı AK Partili siyasetçiler tam olarak ifade etmeyecekler, hatta itiraz da edeceklerdir. Ancak onlar da, biz de bu sonucun, kalplerde bir burukluk yarattığını, zihinlerde bir sorgulama başlattığını biliyoruz. Milletin bu ince ayarını iyi okumak gerekiyor. 'Evet dedi ama nasıl dedi?' sorusunun içinde AK Parti'nin çok iyi analiz etmesi gereken mesajlar var. AK Parti'nin bir özeleştiriye ihtiyacı var. Önümüzdeki günlerde sıklıkla bu konu tartışılacaktır.

CHP ise şaşkınlık içinde sanırım. Yenildi ama nedense içlerinde bir enerji ve umut da belirdi. 'Millet hayır dedi ama nasıl dedi?' sorusunun içinde barındırdığı mesajlar da onların payına düşüyor. CHP Genel Merkezi önünde bir yandan kutlama yapılırken (neden yaptılar anlamadı kimse), yan tarafta da Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu istifaya çağıran protestolar yapıldı. Ne ilginç bir durum değil mi? CHP'nin, özeleştirinin ötesinde ciddi bir revizyona ihtiyacı var.

MHP belki de referandumdan en yaralı çıkan parti oldu. Teknik olarak, içinde bulunduğu ittifak kazandı ama 'evet' oylarının dağılımı, partinin, Genel Başkan Bahçeli'nin kendisini çok ciddi biçimde sorgulamasına da yol açtı. Sadece Bahçeli'nin memleketi Osmaniye ve Adana'daki 'hayır' oylarının yüksekliği bile bu sorgulamaya yeterli sebep. MHP, önümüzdeki günlerde çok zorlu günler yaşayacak gibi gözüküyor.
 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 18.04.2017 - 10:42 -495-
Bu sayfayı paylaşın :