+A A -A

Büyük bir milli mutabakatın ilk adımı

-A A +A

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen toplantının ardından açıklamalarda bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bugün milletvekilleriyle yaptıkları üçüncü toplantı olduğunu anımsatan Ünal, 14 ilden toplam 43 milletvekilinin katılımıyla Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir istişare toplantısı yapıldığını ifade etti.

Ünal, şubat ayı içerisinde dördüncü toplantının düzenleneceğini bildirerek, milletvekilleriyle 40'ar, 50'şer kişilik gruplar halinde görüşmeler yaptıklarını, bunların geçmişte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın genel başkanlığı döneminde de rutin olarak yaptıkları toplantılar olduğunu söyledi.

"AK Parti için ittifak bir milli mutabakat meselesidir"

Türkiye'nin adeta bir milli mücadele verdiğini ifade eden Ünal, şöyle devam etti:

"Tıpkı Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi bir milli mücadele vermektedir. Doğal olarak da bu milli mücadele, bir milli mutabakatı gerektirmektedir. Biz ittifakı bir milli mutabakat meselesi olarak görüyoruz. Bizim, Sayın Bahçeli ve MHP ile yürüttüğümüz görüşmeler, aynı zamanda büyük bir milli mutabakatın ilk adımı mesabesindedir. Öncelikle olarak bunun bilinmesi gerekir. Birileri tıpkı 15 Temmuz'u itibarsızlaştırmaya çalıştıkları gibi tıpkı 15 Temmuz'da sokağa çıkıp, ülkesine devletine sahip çıkan kahramanları itibarsızlaştırmaya çalıştıkları gibi bu milli mutabakat meselesini de itibarsızlaştırmaya bu meseleyi de diğer itibarsızlaştırmaya çalıştıkları meseleler gibi, 'yok efendim Devlet Bahçeli şöyle yaptı, MHP böyle yaptı, AK Parti şöyle yaptı' gibi basit sıradan değerlendirmelerle meseleleri ele alıyorlar.

Bizim gördüğümüz açık ve seçik şudur: Türkiye bugün çok ciddi anlamda milli ve yerli unsurların bir arada bir mutabakatına ihtiyacı vardır. AK Parti meseleyi bir milli mutabakat meselesi olarak görmektedir. Sayın Devlet Bahçeli ile dün Sayın Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımızın gerçekleştirdiği görüşmede de bu konu ele alınmıştır. Önümüzdeki süreçte oluşturulacak komisyon aracılığıyla bu mesele teknik olarak çalışılacaktır. Şu anda AK Parti, uyum yasaları çerçevesinde bu ittifak konusunu çalışmaktadır. AK Parti için ittifak, bir teknik meseleden ziyade bir milli mutabakat meselesidir."

"Komisyon kurulacak"

"AK Parti ve MHP ortak bir komisyonda mı olacak?" sorusuna ise Mahir Ünal, "Başlangıç olarak, AK Parti ve MHP'nin bu çalışmayı sürdürmek için üçer kişiden oluşacak bir komisyon kurması düşünülmektedir." yanıtını verdi.

Ünal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Devlet Bahçeli ile ilgili görüşmesini nasıl tanımladığıyla ilgili soru üzerine, "Son derece olumlu ve verimli bir görüşme olarak tanımladı." ifadesini kullandı.

"MHP ittifakı yasal zemine mi oturtulmasını istiyor. Bu konudaki görüşleriniz nelerdir?" sorusuna da Ünal, şu cevabı verdi:

"Tam da zaten bununla ilgili AK Parti'nin daha önce de ifade ettiğimiz gibi kendi içinde sürdürdüğü bir çalışma vardı. Bu çalışma tamamlandıktan sonra sizi daha önce de hatırlarsanız bilgilendirmiştik. Ne demiştik? Öncelikli olarak siyasi partiler kendi bünyelerinde teknik çalışmalarını yapacaklar. Kendi kurullarında ilgili parti organlarında bu mesele görüşülecek. Kendi görüşmeleri kendi çalışmaları tamamlandıktan sonra da karşılıklı olarak siyasi partiler görüşmelerini gerçekleştirecek demiştik. Şu anda o aşamaya gelmiş bulunuyoruz."

Ünal, ilk görüşmenin ne zaman olacağıyla ilgili sorusu üzerine, görüşmenin tarih olarak belli olmadığını söyledi.

MHP ile oluşturulacak komisyonda partilerin hangi düzeyinden isimlerin yer alacağına ise Ünal, bunların henüz konuşulmadığını, belirlendikten sonra basın ile paylaşılacağını dile getirdi.

"Muhalefet Türkiye karşıtı yapıların sözcülüğünü bıraksın"

Ünal, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan'ın seçim ittifakı için "büyük buluşma" ifadesi kullanmasının hatırlatılması üzerine de şunları kaydetti:

"Muhalefet öncelikli olarak bu milli mutabakatın dışında, Türkiye düşmanı yapıların, Türkiye karşıtı yapıların sözcülüğünü öncelikli olarak bir bıraksın. Özellikle Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'si, 15 Temmuz'u, 15 Temmuz kahramanlarını ve Türkiye'nin 15 Temmuz'dan sonra yaşadığı sorunları adeta bir Türkiye düşmanının gözüyle görmekten vazgeçip, Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığından vazgeçip, gerçekten Atatürk'ün 1929'da Milli Siyaset dediği yerli ve milli duruşu, Atatürk'ün partisinin ve Atatürk'ün partisine uygun bir pozisyonun öncelikli olarak Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşları tarafından alınması gerekiyor. Bugün Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'sinin ve arkadaşlarının pozisyonu yerli değildir, milli değildir. Milli mücadeleye ve daha sonra Cumhuriyetin kurucu partisin olan CHP'ye yakışmamaktadır. Dolayısıyla öncelikli olarak onlar bir kendi duruşlarını gözden geçirsinler. Ondan sonra Milliyetçi Hareket Partisinin, AK Parti'nin ve diğer milli ve yerli unsurların bir milli mutabakat çabası ve Türkiye'nin geleceğine de dair, Türkiye'nin bekasına dair verdikleri bu mücadeleyi ondan sonra değerlendirmeye başlasınlar."

Ünal, CHP'nin meselelere baktığı gözlüğün yerli ve milli bir gözlük, milli bir bakış açısı olmadığı değerlendirmesinde bulunan Ünal, "Kimlerin ağzıyla konuştuklarını biliyoruz. Kimlerin sözcülüklerini yaptıklarını biliyoruz. Erdoğan karşıtı, Türkiye düşmanı yapıların, söylemlerini, sözlerini argümanlarını ve düşmanlıklarını içeriye nasıl taşıdıklarını biliyoruz." dedi. 

11.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün olası cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda AK Parti'nin ne düşündüğünün sorulması üzerine Mahir Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Neyin derdinde olduğumuzu, neyin mücadelesini verdiğimizi, Türkiye'nin özellikle 15 Temmuz sonrası verdiği mücadeleyi Türkiye'nin terör örgütleriyle verdiği mücadeleyi adeta bir ateş çemberine dönüşmüş bir bölgede Türkiye'nin bir güven ve istikrar adası olarak ayakta kalması için gece-gündüz nasıl mücadele verdiğimizi herkes görüyor. Bütün bu mücadeleler devam ederken, 11. Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'ün de bu mücadele içerisinde bir AK Parti'li nefer olarak bulunması gerektiğinin altını çizdik. Yoksa biz birtakım siyasi mülahazalarla, birtakım siyasi hesaplarla hareket etmedik. Bizim önceliğimiz Türkiye'dir. 2002'de biz 'her şey Türkiye için' dedik. 2018'de de aynı şeyi söylüyoruz."

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 11.01.2018 - 19:41 -571-
Bu sayfayı paylaşın :