Büyük Çatlak

-A A +A

                Uluslararası SİSTEM sos vermeye başladı.

Birinci CİHAN harbinden 1918 buyana /99/ yıl geçti.

 Harbin mağlupları Osmanlı Almanlar ve Japonlar idi. Asıl amaç Almanların ve Japonların durdurulması ve de Osmanlı nın parçalanması idi. Harbin galipleri İNG RUSYA FR İTL ve ABD Osmanlı nın MİRASI üzerinde “sykes pkes” anlaşması ile yeni SÖMÜRGE sınırlarını çizerek dünyayı NUFUZ alanlarına böldüler. Bu nüfuz anlaşmasında Almanlara ve de Japonlara PAY verilmemişti.

Aradan daha henüz ÇEYRAK asır geçmiş olmasına rağmen uluslararası SİSTEMİ Almanlar ve Japonlar yeniden “askeri güç” geliştirerek ve Hitlerin yayılmacı siyaseti ile bozdular. Harbin mağlupları yine aynı aktörler idi Almanlar ve Japonlar. Almanya yerle bir edilirken Japonya ise iki ATOM bombası ile teslim alınmıştı.

 İkinci CİHAN harbinden 1945 buyana /70/ yıl geçti.

Bir tespit olarak söylemek gerekiyor ki bu YÜZ yıl zaman zarfında Almanlar ve de Japonlar yeniden “bilgide teknolojide ve sermayede” büyük küresel EKONOMİK GÜCE eriştiler ancak Osmanlı nın murisi olan TÜRKİYE ise orta ölçekte bölgesel bir güç olarak varlığını korumaya devam ede gelebilmiştir.

Şimdi şu soruyu sorma zamanı gelmiştir.

Neden İNG “breksist” kararı ile AB den aniden ayrılma kararı aldı? Neden orta Asya daki savaş TÜRKİYE nin bölgesinde ve de körfezde VEKÂLET savaşları şeklinde DAEŞ ve benzeri örgütler üzerinden uzun süreli olarak devam ettirilmek istenmekte? Neden wolkvagen üzerinden ABD Almanlara karşı vergide savaş politikası izlemekte? Neden Trump gibi istikrarsız bir lider ABD nin başında rol üstlenerek dünyada İSTİKRARSIZ bir politika izlemekte? Ve en önemli soru da neden NATO gücü esas görevini yapmak istememektedir. Kuzey Atlantik ittifakı neden sos vermektedir.

Çünkü NATO nun asıl kuruluş amacı Avrupa’da ALMANLARI Asya da TÜRKLERİ ve de pasifikte JAONLARI kontrol altında tutmak için ABD aracılığı ile İNG kurmuş olduğu askeri bir organizasyondur.

Bu SORULARI biraz daha çoğaltmak mümkün ancak burada esas sorulması gereken ANA soru şudur. Bu ÇEKİŞMENİN ana AKTÖRLERİ kimdir?

İNG ve ABD midir/ yoksa ABD RUSYA mıdır/ yoksa ABD ÇİN midir?

Bence asıl gerçek bu görünen fotoğrafın ötesinde ve de madalyonun arka yüzünde olan ve de yüz yıllık ve yarım asırlık bitmemiş bir HESAPLAŞMANIN günümüze ekonomik ve de asimetrik savaş olarak yansıması olan İNG ve ALMANLARIN hem bölgesel ölçekte ve hem de küresel ölçekte bir KARŞITLIK bir ÇEKİŞME üzerinden yaşanmaktadır.

 Kısaca söylememiz gerekiyor ise ALMANYA uluslar arası SİSTEMİ zorlayan ve de hem BM ve hem de küresel ölçekte NUFUZ –sömürge- elde ederek uluslar arası sistemi yeniden dizayn etmek istemektedir. Çünkü her iki cihan harbi neticesinde de ALMANLAR mağlup edilmişler ve nüfuz bölgelerinden de mahrum edilmişler idi.

Gerçek şu ki İNG ve ALMAN karşıtlığı ABD üzerinden hem orta doğu enerji kaynaklarına ve hem de küresel ölçekte maden su toprak gibi gıda ve sanayi kaynaklarına yöneltilmiş durumdadır.

Reel politik olarak baktığımızda ALMANLAR hem AB nin ana aktörü hem doğu Avrupa üzerinde hem Baltık ülkeleri ve hem de balkanlar üzerinde çok güçlü bir entegrasyon sağlamış kısaca kara Avrupa’sında tam bir ekonomik hegemonya kurmuş durumda olup üstüne üstlük ABD üzerinden ve küresel ölçekte ise İNG ile bir hesaplaşmaya dahi girmiş durumdadır.

EVET tekrar yalın olarak söylemem gerekiyor ise ALMANYA İNG ile “ABD üzerinden” küresel ölçekte bir hesaplaşmaya doğru ilerlemektedir bakalım kim ve hangi aktörler TARİHİN gidişatına yön verebileceklerdir. Bu gerçekliği de biraz KADER çizgisi belirleyecektir diye düşünmekteyim.

İşte uluslararası SİSTEMİ zorlayan başat aktör eskiden olduğu gibi yine ALMANYA olmaktadır. İNG ise bu yayılmacılığa izin vermek istememektedir. Tüm çekişmeler ve tüm ittifaklar bu iki başat gücün etrafında yoğunlaşarak oluşmaktadır.

Ben bu küçük analizi yapar iken gerçek izlenimlerimi söylemem gerekiyor ise ABD 250 kusur yıllık bir devlet olarak hala bağımsız yekpare bir DEVLET olabilmiş değildir. ABD hem çok güçlü lobilerin etkili olduğu ve de İNG ve ALM hegemonyasının çekişmelerine sahne olduğu bir parçalı devlet görünümündedir.

İNG ve de ALMANLRIN TÜRKİYE ile olan ilişkilerine geldiğimizde bakış açıları ittifakları iltifatları ya da karşıtlıkları bu iki başat gücün dış politikalarına ve de küresel ittifak sistemlerine ve lobi-vakıf desteklerine bakarak değerlendirmek son derece gerçekçi olacaktır diye düşünmekteyim.

Sahnedeki aktörlere bakarak uluslararası sitemdeki rekabet alanlarındaki çekişmelerin didişmelerin mücadelelerin arka yüzünü kaçırmış oluruz düşüncesi ile böylesine kısa bir SİYASİ analiz yapma ihtiyacı hissetmiş bulunuyorum.

Ben bu küçük analizde BM /5 artı 3çü/ (Vatikan ve İsrail’i de) dikkate alarak RUSYA ÇİN FR JAPONYA ve de ABD ni es geçmek düşüncesinde asla değilim. Elbette ki bu devletlerde küresel ölçekte sömürgeci ve nüfuz alanlarına sahip ülkelerdir bu gerçekliği hiç aklımızdan çıkartmamamız gerekmektedir.

TÜRKİYE böylesi bir tablo karşısında geçmişte olduğu gibi hangi başat aktörün yanında ROL alacaktır ya da almalıdır.

Yoksa kendi bölgesinde bölgesel bir güç olarak yumuşak gücünü kullanarak kendi tarih coğrafya ve medeniyet idealleri doğrultusunda kuvvet ve kaynaklarını tasarruf ederek bağırıp çağırıp hamaset yapmadan büyüme gelişme yolunda mücadelesine devam edebilecek midir?

Elbette ki TÜRKİYE bölgesinin başat aktörü olmak durumundadır.

TÜRKİYE uluslararası sistemin başat güçlerinin tüm politikalarını dikkatle takip ederek ve en reel politik olanları ile sağlam uzlaşmaları kurarak bölgesel güçler ile sağlıklı ittifaklar oluşturarak ve de yerel dinamikler ile çok daha reel politik ve de değer politik davranarak gerekli entegrasyonları açık el politikalar ve meydan okumalar şeklinden kaçınarak yapabilme imkan ve kabiliyetlerine her zaman sahip bir ÜLKE konumundadır.

TÜRKİYE bahse konu olan ana hedefine kilitlenerek bu konumunu asla yıpratmamalı ve de kaybetmemelidir.

Böylesi bir üslup ve politika içinde ana HEDEFE ulaşmayı başta TÜRKİYE nin iktidarları belirleyecektir. Ancak Türki’ye nin beşeri gücü ile bilgi teknoloji ve sermayede olan birikimleri esas belirleyici faktör olacaktır diye düşünmekteyiz.

Vesselam

 

 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 02.07.2017 - 15:42 -170-
Bu sayfayı paylaşın :