Çadırda mahkeme kurulur mu?

-A A +A

Evet, kurulur. Gerekirse söğüt ağacının altında da mahkeme kurulur.

Buraya nereden geldik? Geçen hafta CHP Genel Başkanı, iktidarın bir icraatını tenkit ederken, bir sürü şey söyledi. Bu arada hiç alakası yokken; “.bunlar çadır mahkemeleri de kurdular”  dedi. Eski bir konuyu gündeme getirdi. ”Çadır Mahkemeleri” dediği şey de; bir kaç yıl önce, “çözüm süreci babından, bazı PKK militanlarının pişmanlıktan faydalanıp, güney sınırlarımızdan içeri girerken, Habur sınır kapısında kurulan mahkemeler idi.

Genelde mahkemeler, olayın olduğu yerde kurulur. Ve adli hizmet kamuya verilen hizmettir. Ama Habur Sınır kapısında çadırda mahkeme kurulması, alışılmışın dışında bir uygulamadır. Buna Türkiye çok kereler müracaat etmiştir. Zaman geçince bazıları böyle uygulamaları unuttuğu için yadırgamıştır. Ama bir hukuk adamı, ”kamu düzeni” diye bir şeyi bilmesi gerekir. Yani bazı olaylar kamu düzeni bakımından yapılır. Bir yerde kamu düzeni bozulacaksa, olay olacaksa, olağanüstü bir durum olabilir. Ayrıca sınırdan içeri giren birisinin yargılanacağı yer, sınırdan ilk geçtiği yerdir. Bu bakımdan da Habur’da sınırda ve çadırda mahkeme kurulmasında bir beis yoktur. Mahkeme ille alnında “Adalet Sarayı” yazan binalarda olacak değildir. Biz, buna alıştığımız için mahkemelerin ille adalet sarayında, vatandaştan iki metre yüksekte duran hakimler tarafından yapılacağını sanırız. Hatta, mahkemede hakimin, huzurundaki insanlara çatık kaşla bakmasını, ara sıra zılgıt çekmesini de normal karşılarız. Onun için bina dışında çadırda mahkeme  kurmak, böyle bir şaşkınlığa sebep olmuş olabilir diyesim geldi...

Kamu düzeni bakımından çadırda mahkeme kurulmasında beis yoktur, demiştik. Aslında bu sadece kamu düzeni bakımından değildir. İş kolaylığı bakımından da çadırda mahkeme kurulur. Hatta çadır yoksa, bir söğüt ağacının altında da adli hizmet verilebilir. Bunlar arızi durumlardır.

Aslına bakacak olursak, bir mahkeme faaliyetinin oldu her yerde hakimin, adli hizmet verdiği her yer mahkemedir. Mesela, bir keşfe gittiniz. Bilirkişiler araziyi ölçüp işi bitirdi. Keşif sırasında da tanık da dinlediniz. Hakim geri döndü arabaya durumun tespiti için zabıt tutmaya geldi. Arabanın içinde yazı yazılıyor mesela.. O arabanın içi o an için mahkemedir.

Batı’da bu işi daha değişik yapıyorlar. Mesela İtalya’ya giden bir arkadaş anlatmıştı. Avukat arkadaşı ile birlikte o gün duruşma seyretmeye gitmişler.. Duruşma, Roma’nın bir köyünde. Muhtarın odasına bir  masa, bir kaç da sandalye atmışlar. Bilgisayar veya yazıcılar hazır. O gün mahkeme, o köydeki tüm davaları bir güne getirmiş. Herkesi muhtarın odasına çağırıyorlar. Davası olan köylüler hemen gelip şehre gitmeden, şehirde para ve zaman harcamadan kendi işlerini görüyorlar. Bahçede elma topluyorsa, biraz ara verip işlerini bitiriyorlar. Ne kadar faydalı bir hizmet anlayışı..

Bunun bizdeki gibi olduğunu düşünün.. Adamın İstanbul’da Çağlayan Adliyesi’nde duruşması var. Evden orası sabah trafiğinde l.5 saat. Duruşmanın ne zaman geleceği belli değil.. Bir saat da mahkeme kapısında bekleyecek. 1.5 saat da eve dönüş için zaman ayıracak. O gün gitti yani.. Hem pahalı, hem de zaman alıcı bir gün o gün. Avrupalı, hizmeti ayağa götürmeyi düşünmüş. Bütün köyün mahkemesini bir güne ve muhtarın odasına sığdırmış. Hem zaman kaybı yok, hem de para kaybı..

Aslında kamu düzeni bakımından bazı mahkemelerin, mahkemesi olmayan yerlerde yapıldığı da olmuştur.

Mesela, Yassı Ada’da mahkeme yoktu. Menderes ve arkadaşlarını Ankara’dan gelen hakimler yargıladı. Karar yanlıştı ama, uygulama doğru idi. Gene İmralı adasında da mahkeme yoktu. Öcalan’ı yargılayan hakimler de Ankara’dan geldi. Karar da doğru idi, uygulama da.. Keza, Ergenekon ve Balyoz davalarında da mahkeme heyeti, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nden gelip gitti. Silivri’de normal bir adliye olduğu halde.. Yargılamayı Silivri’deki yerel adliye hakimleri yapmadı. Bir saat ötedeki İstanbul Adliyesi hakimleri yaptı. Burada da kamu düzeni esas alınmıştır.

Çoğu zaman işlerin daha hızlı olması, ekonomik olması esas  alınır. Yasalarımızda buna cevaz vardır.

Bu durum övülecek bir durum olduğu halde ve yıllar geçtiği halde; ”Çadır Mahkemeleri kurdunuz” deyip durmanın anlamı yoktur. Hukukçu değilseniz bile, etrafınızda seçkin hukukçular var. Bunları öğrenmek çok basittir.

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 22.11.2016 - 16:59 -517-
Bu sayfayı paylaşın :