+A A -A

Çankırı'dan Hasan Çelik anlatıyor

-A A +A

                Çankırılı arkadaşımız Hasan Çelik Bey anlatıyor: Ulus’tan Hacı Bayram’a doğru gidiyordum. Az ileride bir grup genç gördüm. İçlerinden biri, yüksekçe bir taşın üstüne çıkmış, elindeki dergiyi camiden çıkan halka tanıtmaya çalışıyor. Onun etrafında kümelenenler de 150 kuruş mukabilinde ilgilenenlere satış yapıyorlar. Aralarına ben de karıştım:

                Millet düşmanlarına karşı Yeniden Milli Mücadele okuyunuz! Masonluğa, Siyonizme, Beynelmilel Yahudiliğe, Farmasonluğa, Komünizme, Kapitalizme, Anarşizme, Bölücülüğe, Sömürgeciliğe, Emperyalizme karşı Yeniden Milli Mücadele! Millî kültürün, manevî değerlerimizin yılmaz savunucusu Yeniden Milli Mücadele!

                Konuşulanlar ilgimi çekti. Camiden çıkanlar topluluğa karıştıkça büyük bir kalabalık oluştu. Ortalık sanki miting yapılıyor gibiydi. Halk gençlerin konuşmalarına rağbet ettikçe, ben de kendimi hemen oracıkta onlardan biri hissetmeye başladım. Tam bu sırada dayım beni gençlerin arasında görmüş, adeta gözlerinin içi gülüyordu. Bana yaklaştı ve “Seni böyle melek gibi gençlerin arasında görmek beni çok mutlu etti” dedi.

                Daha sonraları okulumuzda Mustafa Yıldız gibi arkadaşlarla tanıştık, arkadaş çevremiz genişledi. Kitap okumaya çok önem veriyorduk. Mücadelecilerle tanışmazdan evvel okumak gibi bir derdimiz yoktu. Okuduğumuz kitaplardan öğrendiklerimizi diğer arkadaş çevreleriyle de paylaşıyorduk. Ne güzel günlerdi!

                Yirmi yılı aşkın bir süre Avustralya’da kaldım. Mecmuanın her hafta düzenli bir şekilde gelişine alıştık. Memleket haberlerini oradan alıyorduk. Kendimizi ve çocuklarımızı, dergiye abone ettiğimiz hemşehrilerimizi evvel Allah sonra o yayınlarla yozlaşmaktan koruduk. Yeniden Milli Mücadele’nin hiç unutamadığım bu hizmetini her zaman takdir ettim. Keşke aynı yıllara geri dönebilsek.

                Halk gençleri öylesine benimsemişti ki, o gün şöyle bir olay yaşandı. Dayımın melek gibi diye tanımladığı gençler mecmua satarken, uzun boylu, uzun saçlı, renkli gözlüklü biri, elinde fotoğraf makinesi, bir o yandan bir bu yandan boyuna resim çekiyor. Halk, kot pantolonlu bu adamın gençleri rahatsız ettiğini düşündü ve üzerine saldırdı. Sonunda, fotoğraf çeken o adamı, mecmua satan gençler “O bizim arkadaşımız” diyerek halkın elinden kurtardı. O gün fotoğraf çeken genç adam, yıllar sonra Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştu.     

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 01.05.2018 - 13:28 -720-
Bu sayfayı paylaşın :