Cemaat ve Cemiyet İlişkilerini, Etki Ajanlarını Feraset ve Basiret Gözüyle Değerlendirmek

-A A +A

Atayurt/Türkistan ve Anayurt/Türkiye irtibatının kültürel kodlarının manevi temellerini araştırmak, bunu genç nesle tanıtmak için Hanefi-Maturidi kültüründe şekillenmiş Yesevi sunumunu araştırıyoruz. Bu bağlamda Yesevi ve divan’ı; Yusuf Hashacip ve Kutadgu Bilig okumaları yapıyoruz. Nizamulmülk’ün siyasetnamesini yeniden güncelliyoruz. Çünkü İslam dünyasına topyekün bir saldırı olmaktadır.  11 Eylül 2001 tarihinden itibaren Müslüman halkların yaşadıkları bölgelerin kriz veya lanetli yerler olarak nitelendirilip eş zamanlı olarak siyasi ve askeri müdahaleler oldu.

Enerji arz ve üretim merkezlerinin büyük kısmının ya nesep/Türk ya da sebep/İslam bağıyla irtibatlı olmamız nedeniyle Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Yakın Doğu’ya yönelik operasyonlar, İç Asya’da yaşanılan karışıklıklar sonucunda bütün Müslümanlar İslamofobia adı altında terörize edilmeye çalışılıyor.  Bu çerçevede el-Kaide, Taliban, İşid/Daiş, Boko Haram gibi örgütlerin yaptığı eylemler ile bütün dünyada Müslüman eşittir terörist uygulamasına geçilmeye çalışılması karşısında bizlerde Yesevi geleneğinin temsilcilerini gençlere anlatarak bu sarmaldan kurtulmaya çalışıyoruz.

15 Temmuz 2016 tarihinde yapılan kanlı menfur darbe girişimi sonrasında Yesevi ve Yusuf Hashacip’e dair teknik bilgiler vermenin zamanı değil diye düşündüm. O’nun yerine doğrudan yaşadığımız sorunlara yıllar önce yine bir cemaat önderi tarafından yapılan uyarıları vereyim dedim. Fakülte bitirme tezimi (Sefine-i Evliya-i Ebrar” adlı klasik eserin bir kısmı üzerinde yaptığım, kendisinden Türk İslam Edebiyatı dersini aldığım Prof. Dr. Mahmut Esad ÇOŞAN hocamın. 5 Mayıs 1990 tarihli sohbetine dair yazılanları buldum. Bu konuşmayı dikkatli okuduğumuz zaman, cemaat-cemiyet işlerini, etki ajanlarını, müstakil ve özgür düşünce yetisinin ne derece önemli olduğunu görebiliriz. 
Çünkü “
Firâset” ve “basiret” sahibi kalbiyle düşünen insanları anmak ve hatırlamak, bir kimsenin sosyo-politik duruşunu, buna dair istidadını güncellemek demektir. Hayrullah Başer hocamın 21.Temmuz 2016 tarihli Darbe Teşebbüsü başlıklı analizine de katkı sağlayacaktır diye umuyorum. “Cemaatlerin siyasete sokulmasıyla, takvaya dayanan cemaat kültürü yerine çıkar ilişkilerinde ahlakı, hukuku bile yok sayan (cemaat menfaatiyle meşrulaştıran), ülkemizde geçmişte halk eğitimi ocağı olan cemaat anlayışının içi boşaltılmıştır.” http://www.anahabergazete.com/darbe-tesebbusu-analizi-haberi

Emperyalistlerin oyunlarının bozulması için çok boyutlu düşünmeli, fikri, vicdanı hür bir nesille istiklalimizi ve istikbalimizi sağlayabiliriz. Cemaat ve Cemiyet ilişkilerini de yine bir cemaat önderi olan merhum Çoşan hocamızın yıllar öncesinde uyardığı hususlara da dikkat ederek kurmalı, cemaate mensup arkadaşlar. Yeniden bir öz eleştiri yapma ve nefs muhasebesi zamanı geldi.

METİN

Prof.Dr. Mahmut Esad ÇOŞAN hocamın alıntılanmıştır.

“İslam'da cemaatle beraber olunması tavsiye edilir. Cemaatle beraber olmak "hakla", "hakikatle" beraber olmaktır! Tek başına olsa bile, hakikatle beraber olan cemaattir. Hakikatten kopmuş olanlar, milyonlarca da olsa tefrikadadır.”

“Bugün maalesef tüm İslâm âlemi emperyalist güçlerin sultası altındadır. Kuş uçurtmazlar, takip ederler... Hem de kendisi takip etmez... Amerika seni John'la takip etmez, Smith'le takip etmez. Adı senin benim gibi olan Müslümanla takip eder; canına okur. O milletin içinden çıkmış hain vasıtasıyla takip eder ve millete en büyük zararı, kendi içinden çıkmış insanlara yaptırır. Parayla satın alır, ajan edinir ve öyle kullanır.”

“Herkese ajan demiyoruz; metot bilmediğinden, ilimden uzak olduğundan emperyalist onu kullanır, fark etmez. Sahte bir takım organizasyonlar var, topluyorlar insanları etraflarında, ondan sonra onları toptan satıyorlar! Götürüyor, olmadık yere bağlıyor... Mü'min feraset gözüyle bunları anlayabilmeli. Hizmet ediyorum diyen insanları, organizasyonları irfan teraziniz ile tartın!”

“Böyle birtakım insanlara, organizasyonlara körü körüne bağlanmayın! Her birinize istiklâl tavsiye ediyorum. Hür olun, hizmeti kendiniz tespit edin, yapmaya çalışın!”

“Emperyalistlerin türlü oyunları var. İslâm, bir kimsenin hizmetiyle yürüyecek hâle gelirse, o kimseyi yok ederler, öldürürler, satın alırlar, tehdit ederler. Ne yapmak lâzım? Hizmeti yaygınlaştırmak lâzım, herkesin lider olması lâzım. "Tek lider, vazgeçilmez insan..." diye bir şey olmaz. Bakın, Filistinli çocuklarla niye başa çıkamıyorlar? Hepsi lider.”

“Bir lidere, tek hocaya, tek ekibe bağladığı bir yığın insanı, böyle üzüm salkımını sapından tutar gibi, istediği yere götürüyor!”

“Onun için, teşkilât kurdurtuyorlar; teşkilâtın başına kendi adamlarını --hain bir kimseyi-- koyuyorlar. Öteki insanların hepsini, üzüm salkımı gibi oraya buraya götürüyorlar.”

“Müsaadeli, ağabeyli, bilmem neyli hizmet olmaz... Tâbî olmayın kimseye! Bana da tabi olmayın! Bana tabi olursanız, beni sıkıştırırlar. Ondan sonra, "Sen bu adamlarına şöyle yap!" derler. İslâm'a, Allah'ın emrine tabi olun! Allah'ın dinine hizmet edin! Tek başınıza olsanız da, hakla beraber olun! O zaman İslâm kalkınır; başka türlü kalkınamaz! "Aa, efendim, dirlik, düzenlik, birlik, beraberlik, organizasyon bozulmasın" diyorlar.

“Her biriniz İslâm için, kendinizin dünyada kalmış tek adam olduğunuzu düşünün. Ama senin gibi aynı hedefe yürüyen başka insanlar varsa; onlarla da işbirliği yap! Yapmıyorsa, silkele at be! Sen onu sırtında taşımak zorunda mısın? Beni sırtında taşımak zorunda mısın? Kimse kimseye hürriyetini vermesin! Hürriyet aziz şeydir. İnsan, ancak Allah'a kul olur.

"Allahım! Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz."

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 29.07.2016 - 18:03 -1,500-
Bu sayfayı paylaşın :