Cumhurbaşkanını gördüğünde

-A A +A

AKP Milletvekili Yasin Aktay:

Biz Tayyip Erdoğan'ı gördüğümüz zaman Salli Alâ Muhammed' deriz

Demiş. İsteyen Sayın Cumhurbaşkanımızı gördüğünde

Maşallah, Allah nazardan saklasın

der. Bazıları tuh tuh tuh deyip tahtaya taşa üç kere vurabilir. Kimsenin itirazı olmaz.

Belki de AKP Milletvekili Yasin Aktay’ alt kültüründe

 Salli Alâ Muhammed 

demek bunun karşılığıdır.

Mustafa Kemal’i gördüğünde kimsenin

Salli Alâ Muhammed 

Dediğini duymadım ama ben bir benzerlikten bahsedeyim.


İZMİR SUİKASTI

Mustafa Kemal kendisine siyasi rakip olabileceğini düşündüğü İttihatçıları tasfiye etmek için onların memnuniyetsizlik ifadelerinden bir suikast inşa etti ve önde gelenlerini astı.

Aynı furyada yalaka olmayan paşaları bile götürmek istedi.

Sayın Cumhurbaşkanının Cemaatin 17-25 Aralık girişimi arkasından maruz kaldığı süpürme operasyonu ile İZMİR SUİKASTI teşebbüsü (aslında teşebbüs bile değildi) arkasından maruz kaldıkları İSTİKLAL mahkemeleri sureci arasında bir benzerlik vardır.

Ben şu soruların cevabını birçok kitap ve makaleyi tetkik ederek araştırdım.

1. Cemaate mensup güvenlik güçleri lojmanlardan paşaları götürürken Genel Kurmay neden sessiz kaldı?

Bizim haberimiz var dedi ve bu tutuklamalara askeri eskort verdi?

2.Cemaate 17-25 Aralık surecinin başarıya ulaşabileceği zannını kim verdi? Cemaat nerede yanıldı?

3. Cemaat 17-25 Aralık hareketi ile hükûmeti devirme, ülkeyi seçime götürerek meclisi ve siyasi erki dizayn etme gücüne sahip miydi?

Cemaatin darbe yapacağı iddiası ile

İttihatçıların suikast yapacakları iddiası

arasındaki benzerliği gördüm.

90 sene arayla vuku bulmuş iki hadise arasında elbette benzerlikler kadar benzersizlikler bulunur.

En önemli benzerlik, İttihatçıların suikast yapacakları iddiası ile silinmeleri ve

Cemaatin Türkiye siyasi hayatını yeniden kendi denetimlerinde olmak üzere dizayn edebilecekleri iddiası ile ayni şekilde silme operasyonlarına maruz bırakılmalarıdır.

Her ikisinde de gerekçe iddia asılsızdır.

Cemaat ile ilişkilendiren şirketlere kayyum atama, el koyma, tutuklama hadiselerini, Türkiye’de Amerika’nın, Avrupa’nın sesi olarak bilinen çevrelerin görmezden gelmeleri, Can Dündar’a verilen desteğin binde birini esirgemeleri, AKP'nin cemaat operasyonlarının arkasında uluslararası güçlerin desteğini akla getiriyor.

Cemaat Neocon çevrelerce bir zamanlar ILIMLI İslamın temsilcisi olarak görülürken, 2014'ten itibaren İRAN tipi teokratik bir sistemi hedeflediği yazılır oldu.

Geçenlerde The Hill'de çıkan bir makalede ve Daniel Pipes'in Doğu Perinçek'in AYDINLIK mülakatlarında bunu açıkça okuduk. Ergun Diler de Cemaate yönelik operasyona uluslararası desteğe bir yazısında değindi ve ben buraya taşıdım.

Cemaatin bunu görememiş olması düşünülemez. Ancak geri dönüş suplesinde Fetullah Gülen'in karakterinden kaynaklanan isteksizlik, Cemaate çok pahalıya mal oluyor. Çok yazık.

 

M Can

Kategori: 

1 Comment

Hocam farklı bir bakış. Sizin

Hocam farklı bir bakış. Sizin ilk yazınızı aklıma getirdi. İki güce birbirlerini yok ettirme projesini Ali BULAÇ'tan da okumuştum. Tarafsız, yansız bakınca görüntü netleşiyor elbet.Selamlar

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 06.03.2016 - 16:59 -1,378-
Bu sayfayı paylaşın :