Dağ Gibi Yürüyen Adam

-A A +A

Isparta’nın Yalvaç kazasında, yaşlı bir annenin cenazesini defnedip geriye dönerken, büyük kavak ağaçlarının kenarında yürüyen bu güzel amcayı görmüş ve bir kaç fotoğrafını çekmiştim. Koluna girmiş daha genç yakınlarının yardımıyla ve zorlukla yürüyor, ayağındaki lastikleri yerde sürüyordu. Üzerinde eskimiş bir siyah palto, başında eski bir takke vardı. Göğsüne bir İstiklal Madalyası taktım onun. 

Yine Yalvaç’ın meydan yerindeki devasa çınarı getirip arka fona yerleştirdim. Yapraklar arasında Türk süvarileri koşturuyor, Afyon’dan beri peşlerine düştükleri Yunan askerlerini Ege denizine doğru kovalıyorlardı. Aradan uzun yıllar geçmişti ama tablo bütün canlılığıyla her gün yeniden yaşanmakta, ihtiyar Yalvaçlı geçmişin canlı hatıralarıyla ayakta durmaktaydı.

Aslında bir dağ gibi yürüyordu adam. Koca bir çınar gibi toprağa kök salmış, yiğitlik ve mertliğin destanlarını yazıp durmaktaydı. Başına vuran gün ışığından daha mübarek, dibinde dolaştığı ulu kavaklardan daha yüceydi. Şimdi, toprağı vatan yapan bu civanmert gazilerden geriye kimse kalmadıysa da unutulmaz hikâyeleri duruyor. İsterseniz Yakup Kadri’nin “Kurtuluş Savaşı Hikâyeleri” isimli eserine bir göz atın da nice karanlık günlerden geçip geldiğimizi görün. Eğer elleri öpülesi bu mübarek gaziler ve şehid arkadaşları, canlarını Allah’a satmasalardı ne bir karış toprağımız olurdu, ne de gölgesinde dinleneceğimiz bir ulu çınar. Mevlâ cümlesine rahmet eylesin...

Kategori: 

Etiketler: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 31.01.2017 - 11:19 -551-
Bu sayfayı paylaşın :