Darbeci komutan, polisleri 'uçaklarla vurmakla' tehdit etmiş

-A A +A

FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında 385 askerle  ilgili "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme", "Türkiye Büyük Millet  Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme"  ve "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suçlarından Şırnak 2. Ağır Ceza  Mahkemesinde açılan kamu davasının,  CMK'nın 19/2 (Kovuşturmanın görevli ve  yetkili olan mahkemenin bulunduğu yerde yapılması kamu güvenliği için tehlikeli  olursa davanın naklini Adalet Bakanı Yargıtaydan ister) maddesi uyarınca Adana  Ağır Ceza Mahkemesine nakline karar verildi.

 Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesine ulaşan dava dosyasındaki 250 sayfadan  oluşan iddianamede, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Şırnak'ta  yaşananlar detaylı şekilde anlatıldı. İddianamede, 15 Temmuz akşamı saat 21.00 civarında İstanbul Boğaz  Köprüsü'nün askerler tarafından kapatılması üzerine Şırnak Emniyet Müdürlüğünde  Vali Ali İhsan Su, cumhuriyet başsavcısı, vali yardımcısı, il emniyet müdürü,  yardımcıları ve şube müdürleri ile toplantı yapıldığı belirtildi. Vali Su tarafından Tümgeneral Baysar'a ulaşıldığı, Tuğgeneral Gürcan'a  ise ulaşılamadığı aktarılan iddianamede, Şerafettin Elçi Havalimanına askeri  uçaklar için iniş izni istendiği bilgisinin edinildiği, bunun üzerine  havalimanına ait araçlarla pistin kapatıldığı ve askeri uçakların inişine izin  verilmediği bilgisi yer aldı.

 Saat 00.00 sıralarında Çakırsöğüt Komando Tugayından çıkış yapan 37  askeri araçtan oluşan  konvoyun Cizre yönüne gittiği, sözde sıkıyönetim ilanı  bildirisinin TRT'de okunması üzerine tugaydan hareket eden konvoyun kalkışma  içerisinde yer aldığının belirlendiği vurgulanan iddianamede, askerlerin  Ankara'ya  gidebileceğinin öngörülüp konvoyda bulunan tüm askerlerin gözaltına  alınması kararı verildiği anlatıldı.

İŞTE GÜRCAN'IN ŞEHİR MERKEZİNE GİRMEYE ÇALIŞTIĞI ANLAR

 

 

 

POLİSLERİ TEHDİT ETTİ 

 Tuğgeneral Gürcan'ın bulunduğu konvoyun Cizre ilçe girişinde  durdurulduğu ifade edilen iddianamede, askerler ile polisler arasında yaşanan  gerginliğe de yer verildi. İddianamede, rütbesi ve açık kimlik bilgileri bilinmeyen ancak subay  olduğu anlaşılan askeri personelin, "Sıkıyönetim ilan ettik, sen beni hangi hakla  ve yetkiyle durduruyorsun, bu hareketine devam edersen zor kullanacağım."  şeklinde tehditlerde bulunduğu belirtildi. Yolun açılmaması üzerine konvoy komutanı olan Tuğgeneral Gürcan'ın   araçtan indiği ve emniyet amirine hitaben "Bırakın, yolu açın, öyle veya böyle  buradan geçeceğiz, havaalanına gideceğiz karşımızda durmazsınız." şeklinde  tehditte bulunduğu ve koruma ekibinde bulunan personel ile emniyet mensupları  arasında fiziksel arbedenin yaşandığına işaret edilen iddianamede, Gürcan'ın tüm  personelin duyacağı şekilde "Yolu açın, yoksa uçakları kaldırtır beş dakika  içerisinde burayı bombalatırız. Ben sizinle hangi dilden konuşacağımı çok iyi  bilirim, siz izin verseniz de veremezseniz de buradan geçeceğiz." diyerek  tehditlerini sürdürdüğü ifade edildi.

İddianameye,  rütbesi tespit edilemeyen bir subayın da "Yönetime el  koyduk gerekirse zor kullanılarak gözaltı yapacağız, ayrıca yol açılmadığı  takdirde silah kullanacağız." demesi de yansıdı.

  VATANDAŞ DESTEK VERİNCE KONVOY GERİ DÖNDÜ 

 İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri ve Garnizon Komutan Vekilinin  direnmesi üzerine geçişe kesinlikle izin verilmemesi, sokağa çıkan yaklaşık bin  vatandaşın emniyet ekiplerince konvoyun olduğu bölgeye yönlendirilmesi üzerine  askerlerin Şırnak'a döndüğü aktarılan iddianamede, sanayi noktasında emniyet  müdürlüğü personeli ve araçları tarafından konvoyun durdurulduğu, bu sırada  "kobra" diye tabir edilen araçların namlularının polislere çevrildiğine dikkat  çekildi. Tuğgeneral Gürcan'ın  araçtan inerek "Yol mu kesiyorsunuz, yolumuzu  açın kardeşim." dediği belirtilen iddianamede, gözaltına alınmak istenen askerler  ile polisler arasında çatışma yaşanmaması ve Tugay Komutanı Gürcan'ın teslim  olması için Tümen Komutanı Tümgeneral Baysar ile görüşüldüğü, Baysar'ın Gürcan'ı  teslim almaya gideceğini söylemesine rağmen yerine merkez komutanını gönderdiği  ifade edildi.

 GÜRCAN'I TESLİM ETMEK İSTEDİ   

 Konvoydaki askerlerin, İl Emniyet Müdürlüğü yerine tümen karargahına  götürülmesi konusunda görüş birliğine varıldığı bildirilen iddianamede, konvoyun  tümen karargahına girmesi üzerine gözaltı kararının yerine getirilmesi için  talimat verildiği ve konvoyda bulunan tüm askeri personelin silahlarından  arındırılıp vakit geçirilmeksizin Şırnak Adliyesine intikalinin sağlanılmasının  istendiği kaydedildi. Tümen Komutanı Baysar'ın öncelikli teslim alınması istenen Tuğgeneral  Gürcan'ı teslim etmeyip ifade alma işlemlerinin tümen karargahında yapılmasını  istediği belirtilen iddianamede, Cumhuriyet Başsavcısının bu talebi kabul etmeyip  ifade alma işlemlerinin adliyede yapılacağını söylediği, bunun üzerine Baysar'ın  "Adliye yok ki nereye getireyim?" dediği, Başsavcısının da "Ben buradaysam adliye  de vardır." şeklinde cevap  verdiği ifade edildi.

ASKERLER Ankara'YA GÖTÜRÜLECEKTİ   

İddianamede, havalimanına 15 Temmuz saat 16.28 de Kara Pilot Binbaşı  M.G. imzalı ve Etimesgut Hava Alay Komutanlığından gelen yazıyla aynı gün saat  22.00 ile 24.00 arasında uçuş faaliyeti yapılacağının belirtildiği ve limanın  açık tutulmasının istendiği, bu uçuşun da 3 adet "C-130/C-160/A400M" nakliye  uçaklarıyla yapılacağının vurgulandığı belirtildi.    Çakırsöğüt Jandarma Tugay Komutanlığına 15 Temmuz 2016 gecesi saat  21.30 sıralarında "Hareket Yıldırım" kodlu E.M. ve O.K. imzalı Genelkurmay  Başkanlığından gönderilen emirde, Çakırsöğüt Komando Tugayı ve Özel Kuvvetler  Komutanlığının uygun birliklerinin gecikmeksizin Ankara'ya intikal edeceği ve bu  intikal için her iki birlik komutanına, kuvvet komutanlıkları ve diğer birliklere  her türlü koordine yetkisinin verildiği de iddianamede yer aldı.

EMNİYET GENEL MÜDÜRÜ OLACAKTI

Sözde sıkıyönetim görevlendirme listesinde Tuğgeneral Ali Osman  Gürcan'a Emniyet Genel Müdürü ve Jandarma Personel Başkanlığı, sözde sıkıyönetim  görevlendirme listesinde 23. Jandarma Sınar Tümen Komutanı Tümgeneral Abdullah  Baysar'a  da bu görevinde devam etmesi ve Şırnak Sıkıyönetim Komutanı olarak  görev tevdi edildiği aktarılan iddianamede, sanıkların ifadelerine de yer  verildi. Gürcan, ifadesinde, 15 Temmuz 2016 gecesi saat 21.30'da Genelkurmay  Başkanlığından "Hareket Yıldırım" kodlu bir mesajın kendisine verildiğini, emirde  Çakırsöğüt Tugay Komutanlığının uygun birlikleri ile gecikmeksizin Ankara'ya  intikal edeceklerinin belirtilmesi üzerine kurmay başkanını ve tabur  komutanlarını topladığını, emri anlattığını ve hazırlık yapmalarını söylediğini  dile getirdi.  2. Ordu Komutanlığı Harekat Merkezinden  Erkan subayla görüştüğünü   ifade eden Gürcan, "Bizi Ankara'ya çağırdıklarını ve Şırnak havaalanına uçak  ineceğini, bu nedenle 'hemen intikal edin demesi' üzerine tabur komutanlarına  'hazırlıklarınızı yapın çıkalım' dedim. Uygun taburları hazırladıktan sonra  tugaydan ayrıldık. Emri üst komutanlıklara bildirmedim, ilk kez hareket yıldırım  emri mesajı görmem nedeniyle dengemi şaşırdım." ifadesini kullandı. Gürcan, Cizre ilçesine gittiklerinde yolun emniyet ekiplerince  kapatıldığını, asker ve polis  kavgası çıkmaması için geri döndüklerini iddia  etti. Eski Tuğgeneral Gürcan'ın  cep telefonlarında yapılan incelemede, MİT  tırlarının durdurulmasına ilişkin evrak ile FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'e ait söz  dizeleri tespit edildiği de iddianamede yer aldı.

  DARBE TOPLANTISI 

  İddianamede ifadesine yer verilen gizli tanık "Şapka" ise darbe  girişiminin Ankara'da planlandığını, 2016 yılı temmuz ayının ilk haftasındaki  toplantıda darbe girişiminin ayrıntılı planlarının yapıldığını belirterek,  toplantıların birine örgütün sözde "hava kuvvetleri imamı" firari Adil Öksüz'ün  de katıldığını aktardı.  Gizli tanık, bir diğer toplantıya Çakırsöğüt Tugay Komutanı Ali Osman  Gürcan'ın da katıldığını dile getirerek, "Bu toplantıda örgütün gizli  imamlarından olan Hakan isimli kişi Gürcan'a  Kastamonu'ya giderek Tuğgeneral  Faruk Bal'a, Jandarma Genel Komutanlığının karargahının komutasını devir alma  görevini iletmesini istedi. Bu toplantıda Çakırsöğüt Tugayının havayolu ile  Ankara'ya getirilmesi ve getirilen bu birliklerin Ankara'nın genel güvenliğini  sağlamak, ihtiyaç olan diğer kuvvetlere takviye olarak verilmesi konuları  görüşüldü." ifadesini kullandı.  İddianamede, sanıklar hakkında üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 15  ile 22 yıla kadar varan hapis cezası isteniyor.

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 18.05.2017 - 13:07 -139-
Bu sayfayı paylaşın :