Değişim Zamanı

-A A +A

   Ülkemiz, 16 Nisan tarihinde oldukça kritik bir SİSTEM meselesi için halkoyuna gidecek. Burada sistem kelimesini özellikle büyük harflerle kullanıyorum. Çünkü oylanacak olan, bazı cenahların iddia ettiği gibi bir rejim değişikliği değildir. Rejim, oldukça kapsamlı bir olguyu ifade eder. Bu kapsamın sınırları demokrasi ve cumhuriyettir. Sistem ise bu kapsamın içinde kalan bir araçtır. 16 Nisan Referandumu devletin reaksiyonlarını hızlandıracak bir hükümet sistemi değişikliğidir. Devletin reaksiyonlarını hızlandırmanın aracı, istikrarlı yönetimlerin bulunmasıdır. Çok partili hayata geçişimizden bu yana, istikrarlı yönetimlerin bulunduğu tek başına iktidar yılları her zaman ülkeye ivme kazandırmıştır. Koalisyon dönemleri ise krizlerin, enflasyonların tarihi olmuştur. Şu anda ekonomik kriz yok mu, enflasyon son yedi senenin en yüksek rakamlarında sözlerini sarf edenler olacaktır. Evet, şu anda dönemlik bir sıkıntı mevcut. Fakat bu 2001 Ekonomik Krizi ile, 90’lı yılların ‘’yetmiş sente muhtacız’’ diyenlerinin dönemleri ile kıyaslanamayacak derecede küçük krizler. Birçok iktidar görmüş, lider görmüş yaşlılarımızı bence bir dinleyelim. Onlar ne anlar diyenler dahi çıkıyor, tecrübe en büyük bilgi ve birikimdir.

   Şu anda ülkemizde yaklaşık 15 yıldır devam eden tek başına iktidar var. Ancak bu iktidar muhakkak sonsuza dek sürmeyecek. Bu yeni sistem, AK Parti sonrası gelecek iktidarların Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap verebilmesi için elzemdir. Şu anda ben AK Parti’nin buna ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Mevcut sistemde emin olun bu iktidar en az 10 yıl daha başta kalır. Karşısında ciddi bir muhalefet mevcut değilken ve halktan bu derece itibar görürken bu sistemi sırf kendileri için yapıyorlar demek siyasi körlük olur. Ben şahsım adına konuşursam yeniden istikrarsız koalisyonlar dönemini, üç beş aylık hükümetleri görmek istemem. Çünkü bunların Türkiye’ye verebileceği bir şey yok. (Zaman kaybı ve laf kalabalığı dışında) Bir makro proje hazırlamak, uygulamak ve bitirmek için bile belli bir zaman gerekirken, en uzun süreni üç buçuk yıl olan koalisyonlar, şu anda beğenilmeyen projelerin bir tanesini zor gerçekleştirir. Türkiye’nin çevresi savaş yerine dönmüşken ve bundan ötürü belli tehlikeler kapıda dururken ve bununla birlikte ülke içeride belli bir ivme yakalamış, 2023 hedefleri için ciddi girişimler ortaya konulmuşken kaybedecek vakit kalmadı. 2023 Hedefi denildiğinde bazı kesimler küçümsüyor. Size yalnızca şuradan örnek vereyim: Türkiye’nin şu anda DHMİ’den yıllık kazancı ortalama 1,1 milyar dolar, üçüncü havaalanı projesi tamamlandıktan sonra DHMİ’ye tek başına bir 1,1 milyar dolar daha kazandıracak potansiyele sahip. Bakın bu projelerden sadece birisi. Mevcut sistemde böyle makro projelere imza atılabilmesi için 20-30 senede bir karizmatik liderin çıkıp, %40 üzeri oy alıp zor şartlar altında bunları gerçekleştirmesi gerekiyor. Ancak gelecek olan sistem bu istikrarı düzenli hale getirebilecek potansiyeli taşıyor. Ben açıkçası böylesi bir fırsatın tepilmemesi gerektiği kanaatindeyim. Bu ülke için değişimin zamanı geldi!

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 09.04.2017 - 12:44 -131-
Bu sayfayı paylaşın :