+A A -A

Devlet gücünü yitirdiğinde…

-A A +A

Devlet gücünü yitirdiğinde yetkisiz kişiler umut olur.Bilindiği gibi devlet müşterek güçlerin bileşkesidir Ama tarih içinde müşterek  gücün inkıraza uğradığı,zayıfladığı zamanlar olmuştur.O zamanda kendisi  meşru kuvvet olmayanlardan iş beklenir.Bu husus, tarih boyunca defaatle görülmüştür.Aslında devlete  de karşı olan bu güçler,kısa yoldan çaresiz insanın umududur.Devlet çarkının ağır dönmesi,devlete ulaşana kadar işin kısa yoldan halledilmesi  çaresizliğin ilacı olmuştur.Onlardan  umut beklemek  aslında ayrı bir olaydır.Devlet kapısı varken, kendini devlet yerine koyanlara gitmek başlı başına bir olaydır.Ama devletin uzanamadığı yerde insanlar  da çaresizdir.

Konuyu nereye getireceğim ?

Osmanlının son devirlerinde ve Mili Mücadele yıllarında  ortaya çıkan ve daha çok Ege’de görülen Efe’lerin gerçek durumu nedir? Efeler,aslında asi ruh taşıyan,haksızlığa tahammül edemeyen,çabuk kızan haksızlığı kendi güçleri ile ortadan kaldırmaya çalışan insan tipleridir.

Ege’de görülen Efe’lerin hemen hepsi, Milli Mücadele başlamadan önce kendileri veya bir yakınları haksızlığa uğradığı için dağa çıkan,haksızlığı kendi güçleri ile ortadan kaldırmaya çalışan insanlardır. Efeler ayrıca,etraflarına topladıkları ortak düşünce ve  ruh yapısına sahip insanları istedikleri gibi sevk ve idare etme kabiliyetine de  sahiptirler.Bunların teşkilatçı olduklarını ayrıca izaha  gerek de yoktur. Efelerin hepsi böyledir.Yörük Ali Efe,Demirci Mehmet Efe,biraz daha eski günlerde Çakıcı Ahmet Efe, Daha eski dönemdeki Atçalı Kel Mehmet Efe,bir olay sebebiyle isyan etmiş,eline silah alarak dağa çıkmış,dağda kendine göre bir düzen kurmuş kişilerdir.Öyle ya,devlet şehirdedir.Devlet köylere gelmemekte,hatta dağa hiç çıkamamaktadır.O zaman dağların sahibi bu efeler olacaktır elbette.Yörük Ali Efe,”Ferman Padişahınsa, dağlar bizimdir” demiş bir kere..

Demirci Mehmet Efe,İzmir’de asker iken bölük komutanının  kendisine  hakaret  etmesi ve kötü davranmasına  kızarak, askerden kaçmış ve dağa çıkmış,olaylar büyüdükçe yeni yeni olaylar olmuş ve  bu olayların içinde  sivrilip gitmiş bir kişidir.Zamanla olaylar içinde l0.000 kişilik bir güce hükmettiği de söylenir  Efe’nin..

Efelerin ,zaman zaman köylerde taraftar bulmak için köylüye  iyilikler yaptığı, onların bu sebeple sevgisini kazandığı da olmuştur.Köylü,bir işi olduğu zaman devlet kapısına gitmektense,tez elden işimiz olsun,daha çabuk olsun diye şehirde kaymakama değil, dağdaki efeye derdini anlatmaya gitmiştir.

Çakırcalı Ahmet Efe’ye gelen Ödemiş  köylüleri,”Efem !Kışın yağan yağmurda derenin üstündeki köpürüyü sel aldı.Bir emir verseniz de yaptırsak”deyince; Efe;”Memiş Ağa’ya selam söyleyin köpürüyü yaptırsın”dediğinde, Memiş  Ağa’nın köprüyü kendi cebinden vereceği para ile yaptırmaktan başka çaresi yoktur.Köyün imamı,caminin minaresi  yıkılmak üzere olduğunda; “Efem ! Bir emir verseniz de caminin minaresini  yatırsak,” dediğinde;Efe, kime emir gönderecekse onun bu işi yaptırmaması mümkün değildir.İşte burada iş, çabuk olduğu için köylü dağların yolunu tutmuş, işini tez elden görme yoluna gitmiştir.Bu aslında, bir çaresizliktir.Hem köylünün çaresizliği, hem devletin çaresizliğidir.

İşin içinde Efeliği siyasi bir yol olarak görmek isteyenler de olmuştur.Kendi anlayışı gibi bir siyasi yapı kurmak isteyen Efeler de vardır.

Atçalı Kel Mehmet Efe bunlardan birisidir.Atçalı’nın hikayesi diğer Efe’ler gibidir.Birine  kızıp, kendi hesabını kendisi görmek..Ve dağlara çıkmak..Bazısı olayların içinden sıyrılıp üne kavuşur, bazen de çaresiz halkın kısa süreliğine umudu olur.Atçalı,köyden sürülünce ağadan hesap sormak için dağa çıkar.Etrafına  bütün efelerde olduğu gibi insanlar toplanır.Başka efeler yani..Hapishane basar, mahpusları kurtarır.Devlet buna çare bulamaz.Köylere çeşme yaptır.Dua alır.Yiyecek için köylere indiğinde Efe’yi koruyan da vardır.Aydın vilayetini ele geçirir.İzmir Defterdarına yazdığı yazıda vergi konusunda isyan eder.Osmanlı, Efe ile baş edemez.Bir çok yerde halkın umudu Osmanlı değil, Atçalı Kel Mehmet’tir.Bir mühür kazdırır.Üzerinde;”Veli-i vilayet,Hademe-i devlet, Atçalı Kel Mehmet”yazar Kendini yörenin hizmetkarı  gibi görür.İşin içinde sadece ağalara isyan yoktur yani.Devlet gibi olmak da vardır.

Tabi, Atçalı Kel Mehmet ile Çakırcalı Ahmet Efeler, Milli Mücadele’den önceki dönemlerdedirler.Ama Milli Mücadele başlamadan önce de  dağda olan efelerin bir çoğunun niyeti , İzmir’in işgali ile değişir.

Dağdan ara sıra aşağı inip kızdıkları adamı haşlamak değildir artık yol.Bu sefer vatan sevgisi ağır basar. Vatan tehlikededir çünkü.Efelerin  hepsi vatanseverlik  duygusu ile hareket etmeye başlar.Şimdi halk, efelerin  Yunan’a  bir ders vermek için dağa çıktığını sanır.Oysa efeler, ondan önce de dağda idi zaten. O zaman zalim ağalara karşı  dağda idiler.Bir dönemden sonra ise vatan uğruna dağdadırlar.

Ama efelerin  içindeki damar,bazen ıslah olmaz.Bazen efelerin günahsız insanlara haksızlık yaptığı  da olmuştur.

Efendim, bir kitap okuyordum:Evliya Çelebi  Gibi Gene Geze ..Akseki Kazası ve Köyleri  kitabı.Kitabın yazarı folklor araştırmacısı Ali Sümbül.Ali bey,Akseki ‘li .Akseki’nin  bütün köylerini gezmiş.Akseki’de ki olayları tarihi ile anlatmış.Osmanlı döneminden beri..

Kitabın bir yerinde; Demirci Mehmet Efe’nin  Akseki’yi ve sonradan Antalya’nın ayrı bir ilçesi olan İbradi’yi nasıl bastığı anlatılıyor.l920 yılında Demirci Mehmet Efe, yanında l000 kişilik bir süvari ile bu iki yeri işgal etmiş.Mazereti :İsyanı bastırmakmış.Ne isyanı ise...Her iki yeri de talan etmiş.Köylülerin evlerine girmiş, evlerdeki  tüm altınları ve paraları almış. Gaspetmiş. Onlarca  insanı da dut ağacına asarak  idam ettirmiş.Kitabın 120.sayfasında anlatılıyor  bunlar.Demirci Mehmet Efe Aydınlı.Akseki ve İbradi neresi? Meğer Demirci Mehmet Efe,Yunan İzmir’e çıktığında  Aydın Dağlarını terk ederek, kuvvetlerini Isparta Dağlarına kaydırmış.Ayrıca aynı kitabın başak bir sayfasında(sayfa 53)Ali Sümbül, Akseki’nin Alaçeşme köyünü anlatırken,burada yetişmiş bir efenin ,Hacı Çavuş Abdullah Efendi’nin oğlu Ahmet Efe’nin; hem Yörük Ali Efe’nin, hem de Demirci Mehmet Efe’nin ilk efesi olduğunu yazıyor.Ona Alaçeşmeli Ahmet Efe derlermiş .Hatta kitapta; Alaçeşmeli  Ahmet Efe’den öyle söz ediyor ki,”Demirci Mehmet Efe,Alaçeşmeli Efe’nin odacısı idi,Yörük Ali Efe  seyisi idi”diye övünüyor yazar.Şaştım kaldım..

 Yan komşum Avukat Artemiz Çetin bey Aksekili.Kendisinden bunu sordum.Önce  Demirci Mehmet Efe’nin yaptığı ayıbı sordum.Doğru imiş.O zaman asılanlardan ve evi soyulanlardan birisi de Artemiz beyin ninesinin babası Güzel Mustafa  Efendi imiş.Demirci Mehmet Efe Güzel Mustafa  Efendi’nin  evini soyduktan sonra, dut ağacına astırarak idam ettirmiş Güzel Mustafa’yı. Artemiz bey;” Efe bizi iki kere cezalandırmış.”dedi.Ninesi,Fatma Hatem Çetin.Artemiz Çetin;”haydi altınları  aldınız.İnsanları niye astınız” diye dert yandı.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 27.03.2018 - 20:26 -517-
Bu sayfayı paylaşın :