+A A -A

Dünden bugüne Türkiye

-A A +A

 

Üç kıta yedi denize hükmeden çeşitli kavim, ırk, renk ve inanca mensup vatandaşları bünyesinde bulunduran hoşgörü ve korumacılığıyla öne çıkan imparatorluğumuz bulunmaktaydı. İnsanları maddi ve manevi yönden sömürmeyi kendileri için çıkar gören beynelmilel güçler, Osmanlının bu hakimiyet ve hamiyet temelli duygularından rahatsız oldular. İmparatorluğumuz içinden kendilerine yakın gördükleri iç şer odaklarını da yanlarına aldılar. Osmanlının maddi ve manevi temel dayanaklarını birlikte yok ettiler. Tarumar edilen Osmanlı İmparatorluğunun kalıntılarından olan Misak- i Milli hudutları içinde Batı Normlarına uygun, Laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu, o günün şartları doğrultusunda sonucu tek bir ırkın egemenliği esasına dayanıldı. Diğer ırk ve renkte olanlar göz önüne alınmadı. Milletimizi millet yapan kültür ve manevi değerlerimiz baskı altına alındı. Judo Greek Batı kültür ve medeniyeti hâkim kılınmaya çalışıldı.  Bu da milletimizi millet yapan öz dini, ahlaki kültürel değerlerimizden uzaklaştırdı. Bu ve buna benzer yanlış uygulamaları istismarcı çevreler ve şer odakları kendilerine malzeme edindiler. Milletimizin birliğini yeniden kurmak, milletimizi millet yapan değerlerimizi yeniden hayata geçirmek maksadıyla devletimizi yönetenler “Yeni Türkiye’ de red, inkar ve asimilasyon politikalarına yer yoktur” dediler.

            İnanç özgürlüğüne aykırı olan uygulamaları sonlandırmak, dini değerlerimizi yeniden hayata geçirmek için reform hareketlerine başladılar.

            Ayrıca şer odaklarının Türkiye uzantısı PKK ve işbirlikçilerinin Kürt ve Türk kardeşlerimizi vurmamaları ve devletimizin bölünmemesi için sayısız değişiklik ve uygulamaları hayatı geçirdiler. Irkçılık ve asimilasyon politikalarını sonlandırmak için devletimiz kanun ve yönetmeliklerde değişikliklere gitti. Bu değişikliklerden bir kısmı şunlardır;

·         Devletin okullarında Kürtçe seçmeli dil oldu.

·         Ana dilde( Kürtçe) savunma hakkı tanındı.

·         Çocuklara Kürtçe isim verilmesi yasağı kaldırıldı.

·         Kürtçenin siyasi propaganda da kullanılması yasalaştı.

·         Devlet Kürtçe TV ( TRT Kürdi) ve radyo açtı. Kürtçe özel TV, Radyo ve gazete izni yasalaştı.

·         Sürgündeki Kürt siyasetçilerin ülkeye dönüşü sağlandı.

·         Üniversitelerde Kürtçe öğretmen yetiştirmeleri amacıyla Kürdoloji ve Kürt Dili ve Edebiyatı bölümleri kuruldu.

·         Özel okullarda Ana dilde eğitim serbest bırakıldı. Kürtçe kurslara imkân sağlandı.

·         Farklı dil ve lehçelerinin önündeki engeller kaldırıldı. Kürtçe film çekimleri desteklendi. Devletin yayın organlarında yayınlandı.

·         Anadolu ajansı Kürtçe yayına başladı.

·         Devlet resmi olarak Kürtçe eser bastı ve yayınladı( Diyanet işleri başkanlığı Kürtçe 10.000 adet meal bastırdı). Türk Dil Kurumu Türkçe- Kürtçe sözlük bastırdı.

·         Kürt medreselerinden icazet alan Melleler’ Diyanetçe memur olarak atandı.

·         Çözüm süreci 62. Hükümet programına alındı. GAP eylem planıyla 26.7 milyar tutarlı 115 proje başlanıldı.

·         Kobanide İşid’ e karşı savaşa destek için: Peşmerge geçişine izin verildi. PYD’nin tüm yaralıları Türkiye’de tedavi edildi( Albayra; Özlem, Yenişafak Gazetesi, 19 Ağustos 2015 Çarşamba, s. 19)

Bunlar ve benzeri hüküm ve icatlarla insan fıtratına ters uygulamalara ve asimilasyonlara son verildi, fakat milletimizi bölmek, parçalamak, sömürmek isteyen şer odaklarının maşası PKK, bu yapılanları görmemezlikten gelerek Marksist, Leninist bağımsız bir Kürt Devleti kurma idealinden ve iddiasından vaz geçmedi. Doğu ve Güneydoğulu Kürt kardeşlerimize işkence ve zulüm yapmaya devam etti.

Bir sonraki yazımızda PKK ve yandaşlarının kendi ırkdaşlarına yaptıkları zulüm, işkence ve zorlamaların örneklerini vereceğiz.

Ali Kerrar ULU 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 07.09.2015 - 15:31 -644-
Bu sayfayı paylaşın :