Erzurum Toplantısı

-A A +A

Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı'nın Erzurum Toplantısı

 

Nesibe Tuba BAŞAK

Babam, zaman zaman bizimle siyasi, sosyal ve kültürel konularda sohbetler eder ve dini nasihatlerde bulunurdu. Van'da bulunan çevresini kısmen bilirdim bugüne kadar da hiçbir toplantılarına katılma ve onları dinleme imkanı bulamadım. 

Stratejik Düşünce Enstitüsünün Erzurum Akademisi derslerine geçen sene katılıyordum. Enstitüyü yaptığı akademik çalışmaları yüzünden tanımıştım ve Selahattin Yener amcayla telefonla iletişim kurmak suretiyle konuşarak katılmıştım. Çalışmalarımız akademik seviyede olduğundan olsa gerek babamın bizimle paylaştığı düşünce dünyasına dair konulara pek rastlamadım. 
 
Fakat bu defa babam bir toplantı olacağını, kendisinin gelemeyeceğini, katılıp katılmayacağımı sorduğunda şu bilgiyi de vermeyi ihmal etmedi; "Bu defa yapılacak toplantı SDE'nin yaptığı akademik çalışma şeklinde değildir, dava arkadaşlarımın, abilerimin katılacağı bir toplantıdır. Orada sadece dinleyici olabilirsin" dediğinde hemen kabul ettim. Mustafa beyle kurduğum iletişimden bir gün sonra, Böylesi güzel bir toplantıya katıldım. Babam, Hayrullah Başer amcanın ve diğer ağabeylerin katılacağını söylemişti. Hem Hayrullah Başer ve hem de diğer büyüklerimi tanıma ve onları dinleme fırsatını bulduğuma çok memnunum.  
 
Fakat bu toplantı, yalnızca babamın arkadaşlarıyla tanışmanın verdiği mutlulukla kalmayıp ayrıca bende mevcut olan düşüncelerin daha da güçlenmesine sebep oldu, geleceğe daha umutla bakmama kaynaklık etti. 
Türkiye’de gençlik ve eğitim üzerine konuşulan konular ve atılan/atılacak adımlar gelecek adına, ülkemiz adına oldukça önemliydi. Vakıf yöneticileri tarafından tespit edilen ve maddeleştirilen "Türkiye’nin 10 büyük sorunu" üzerine vakfa bağlı akademisyenlerin yaptığı çalışmalar dikkate değer bulduğum konular arasındaydı. 
 
Ayrıca, hiçbir kurum ve kişi gözetilmeksizin yapılan eleştiriler, orada bulunan kişilerin yalnızca Allah’ın rızasını kazanmanın arzusunda olduğunun ve ülkenin geleceğini gözettiğinin güzel bir örneğiydi.  
 
Bugün biz Müslüman ve dindar gençler büyüklerimizin verdiği uzun soluklu bir mücadelenin neticesinde – ibadet özgürlüğü, başörtüsü ile okuyabilmek, hakim, milletvekili olabilmek gibi- elde ettiğimiz kazanımların rehavetine kapılmış durumdayız. Büyüklerimin yaptığı konuşmaları dinledikçe, atılacak somut adımlarla artık kapıldığımız bu rehavetten önemli ölçüde kurtulacağımızı ümit ediyorum.
 
Bir şeyler ve bazı konular söylem olarak arttıkça veyahut kurumsal olarak çoğaldıkça aynı değerini koruyamıyor. Toplantıda İmam Hatiplerin çoğaltılmasının tek başına bir çözüm olmayacağı ve asıl gerekenin içinin doldurulması olduğu konusuna çekilen dikkat de, şahsım adına en önemli meselelerden biriydi. Türkiye birçok alanda gelişme kaydediyor olmasına rağmen maalesef eğitim alanında önemli bir adım atamıyoruz. Türkiye’nin dün de bugün de en büyük sorunu eğitimdir. Bunun için yapılacak çalışmalar atılacak her adım oldukça kıymetlidir. 
 
Ağrı'dan katılan büyüklerimizin yaptıkları konuşmalarda gördüm ki Doğu’da mevcut siyasal koşullardan kaynaklı çekilen sıkıntılar ve zorluklar kendilerinin yalnız bırakıldığı hissini doğurmuş. Bundan sonra atılacak adımlarla bu hissiyatın kaybolacağını umut ediyorum. 
 
Toplantının adı ‘Dostluk Buluşması’ olduğu için değil, orada bulunan kişilerin samimiyetinden kaynaklı, oldukça sıcak, samimi bir ortam oluşmuştu. Şazeli amcanın babamla Muş'tan gelirken bir medresede yaşadığı siyasi macera da kızı olarak beni mutlu etti. 
 
Toplantıdan sonra Bu Güzel Adamlardaki Yürek Yeni Nesle De Gerek diye geçirdim içimden. Konuşulan meseleler hem sosyoloji bölümü öğrencisi olmam, hem bu tarz konulara aileden aşina olmam ve ilgili olmamdan kaynaklı bana büyük keyif verdi.  
 
Böylesi güzel bir toplantıda benim gibi gençlerin sayısının fazla olmasını ve böyle kıymetli büyüklerimizden feyiz alabilmesini çok isterdim. Zira emekli olduktan sonra bile köşesine çekilmeyip, dini ve ülkesi için çalışmalarına devam eden bu güzel adamlar teşkilatçılık çalışmasının – iyilerin teşkilatlanmasının – en güzel örneğiydi. Babamın bizlere küçük yaştan itibaren vermeye çalıştığı davası uğruna yaşamak ve yaşatmak meselesini büyüklerimin gözlerinde ve sözlerinde somut bir şekilde görmenin coşkusu beni oldukça heyecanlandırdı.  
 
İnşallah biz gençler de aynı istikamette hep daha güzeli daha iyisi olsun diye rehavete kapılmadan, sağlam adımlarla yürürüz.

Kategori: 

Etiketler: 

6 Comments

Nesibe hanım Allah dünya

Nesibe hanım Allah dünya ahiret muradını versin. Tebrikler.

Mustafa Yıldız beyin duasına

Mustafa Yıldız beyin duasına amin diyerek, yazdığın gözlem yazısının tespit ve temennilerle dolu olmasına memnun oldum. Allah-u Teala'dan niyazım Müslüman bir genç olarak ömrü hayatını Kur'an ve sünnet çizgisinde sürdürmen ve bu "ilk" yazının son olmamasıdır. ALLAH'IN VERDİĞİ NİMETLERİN şükrünü eda etmen için çok okumanı ve çok yazmanı beklerim. Katılmanı teşvik etmiş olmaktan ve böylesi bir yazıyla muhatap olmak beni sevindirdi. Allah senden ve yazını yayınlayan dostlarımızdan razı olsun...

küçük bir kız çocuğu ama

küçük bir kız çocuğu ama yazısı önemli ona ve büyüklerine kolay gelsin

Çok duygulandım. "Bu güzel

Çok duygulandım. "Bu güzel adamlardaki yürek yeni nesillere de gerek". Çok güzel ama ilave şunu ilave etmem gerek. "Bu güzel adamların da silkelenmesi, küllerinden doğması gerek" "TARİH okumaktan tekrar tarih yazmaya başlaması gerek" "Yeni nesillerle ortak dil bulması gerek". Allah razı olsun guzel kızım. İnşallah babanın davasının bayrağını şunlara atarsın.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 10.05.2016 - 13:32 -2,618-
Bu sayfayı paylaşın :