Ey Hilmi Türkmen: solucanlar...

-A A +A

Solucanlar boylu boyunca uzanmışlar yürüyüş kulvarında.Yağmur sonrası çünkü.Üsküdar’dayız. Fethipaşa Korusu’nun yeni tadilat geçirmiş spor alanları o kadar muhteşem olmuş ki Avrupa’da emsalleri ile yarışır. Toprağı , kendi çapında çapalamakla görevli tabiat canlıları içerisinde ekolojik dengenin vazgeçilmezi olarak kendini belli eden solucan, yürüyüş kulvarının zemini toprak olmadığı için bir karış öteden, toprak kısımdan yüzeye çıkmış ama yürüyüş bandındaki zemine tekrar giremediği için zeminin toprak olmayan 1 metrelik üst kısmında yol almaya çalışıyor.

Üzerine basmadan koşmaya yada yürümeye çalışsanız bile nafile, birkaç kurban veriyorsunuz.Tadilat geçirmiş park o kadar güzel yapılmış ki : bu defa Ey Hilmi Türkmen, ey sayın başkan : neden bu solucanları düşünmeden bu koşu bandını bu kadar güzel yaptın diyesi geliyor insanın.Çünkü biz “toprak senden incinmesin diyen “ bir şairin yaşadığı coğrafyanın insanlarıyız. Solucanda bizim ayaklarımız altında bu kadar kolay, bu kadar sıradan , çığnenemez. Ezilemez. Bu canlar bizden bu kadar kolay incinemez…” Ama koşu bandını mükemmel yaptık “mazeretleri sizi hiç kurtaramaz !

Bu bakış açısıyla düşündüğünüzde “lüks bir sorgulama” fikri gelişiyor tabi ister istemez.İdeal olanı esas alan bir sorgulama biçimi bu.”Neremiz doğru ki “ diye başlayan sorgulama bizde mutad olandır. Bu çok ferahlamış ruh haliyle yolu koyulup, Fethipaşa Korusu’nun yeni ve harika atmosferinden çıkıp Sultantepe’ye doğru yürüdüğünüzde ise, yeni yapılan kaldırımların gıcır gıcır duruşu dikkat çekiyor.TRT nin yeni dizi hazırlıkları yaptığı bir halk kahramanı , Zenci Musa’nın kabrinin tam karşısında, Özbekler Tekkesi’nin önünde yeni açılan kapı ve yenilenen eski duvarların yolu ne kadar daralttığı bas bas bağırıyor.

Bilindiği üzere, 18.madde uygulaması yeni bir imar uygulamasının olmazsa olmazıdır.Burada ise yeni bir yapılaşma var ve beş katlı yeniden inşa edilen yalı ,kendini dışarıdan (içeriden bakışla başka yeni yapılaşma varmı bilmiyoruz? ) belli ederken 18.madde uygulanmamasıyla eski duvar aynen kaldığı gibi ,Üsküdarın kadim mekanı Sultantepe’ye, koskoca mahalleye nisbet olsun diye küçücük yol , hiç genişlemeden köhne duvar aynı yerden yenilenmiş oldu.Şimdi bir sıra araç park edilse iki araba yan yana geçemiyor.Aman Allahım: gülermisin, ağlarmısın, diye terennüm ettiren , görünce kendinize gelmekte zorlanacağınız çıldırtıcı bu resmi kim nasıl düzeltir bilinmez?…

Ne gariptir ki bu ikili bakış : toplumsal hayatın her kesiminde kendini o kadar çok belli ediyor ki şaşıp kalıyor insan.Bir tarafta dünya vizyonuyla boy ölçüşen kadrolar, inovatif ,dinamik yaklaşımlar, göz kamaştıran yapılaşma,

yenilenen prosedürler, diğer tarafta kızılderililerden kalma hoyrat davranış biçimleri, eski hantal devlet refleksleri , Kamboçya’da,Somali’de ancak görülebilecek manzaralar.

“Bizden adam olmaz” fikrini çoktan silip attık bu coğrafyadan.

Bizden adam olacak.

15 Temmuz mihengi : sosyal ve kültürel değerleri de ayaklandıran bir karşı koyuş olarak devam etmeli.Destanlarımız ,yerleşik bir kültürün beşiğini sallamalı artık.Yeni medeniyet tasavvurumuz bizi hiçbir eylemimizde kendimizden utandırmamalı.

Ey Hilmi Türkmen, sesimizi duyuyormusun ?

Tebrikler harika yapmışsın Fethipaşa Korusunu.Madem o kadar güzel yaptın o solucanları da ayaklarımız altında ezdirme.Bir çare bul.

Ey Hilmi Türkmen : o duvarı yık , o utanç duvarını.Mahallenin hakkını gasbettirme. Duysan bile yapacağın birşey yokmu ? Sen istifa etme bu defa, dokunamadığın duvarı ,”utanç duvarı” ilan edip , biz yıkalım istersen.Senin gücünün yetmediğin yerde ,bizim için hergün 15 temmuzdur.

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 26.10.2017 - 12:09 -440-
Bu sayfayı paylaşın :