Farklı Medeniyet Dili Nasıl Oluşacak ? (1)

-A A +A

BATI MEDENİYETİ İÇİN TARİHİN SONU MU ?

-   İngiltere ayrıldı.”Sadece ben kendi kendime yetiyorum,ne diye Bulgar’ın,tembel Yunanlı’nın kahrını çekeyim ki “dediği için mi? Yoksa Almanya başbakanı Merkel’in AB nin  inşa edilme sürecinden dem vurarak söylediği gibi “barıştan mı ayrıldı” İngilizler ? 30 yıl savaşları sabıkasıyla,1. ve 2. dünya savaşlarının acı hatıralarını unutturma adına “Osmanlı barışının” bir kopyası gibi  düşündükleri “Avrupa Barışı “nı hayata geçirmişken ! ticaretiyle , kültürleriyle.insan ilişkileriyle ayna havayı teneffüs eden ve bir milli takımda,Polonyalı, Cezayirli,Türk asıllı futbolcu oynatabilen, “özgürlük harekatı “ deyince körfez çıkarması için kolayca bir araya gelen ! kaldırımlarında siyah, beyaz kızıl tenli insanların birlikte yürüdüğü,çarşı pazar gezdiği  Avrupalı,  nelerden memnun kalmadı ? Güncel karşılıklar bulunabilir bu soruya .Fakat Avrupa Birliği’nin son fotoğrafıyla birlikte bu yaşananlara bakınca,batı başkentlerinin heyecanları tükenmiş insanlarına ,  ana caddelerindeki gelecek için beslenen umutsuzluğa dikkat edince ,üretim modellerinin uzakdoğuya kaydırılıp, sadece finans enstrümanlarıyla ayakta tutulan içi boşaltılmış ekonomik iriliklerle avunan batı ekonomilerinin son yıllardaki   performanslarıyla ,  Batı Medeniyeti için çok parlak bir geleceğin olmadığını söylemek için kahin olmak gerekmiyor.Kendi insanı için de hayata ümitle bakan, yaşama sevinciyle ayak bastığı yeryüzü toprağını ,  maddeten ve manen güzelleştiren bir üsluptan hayli hayli uzak bir görüntü veren batı dünyası ,kendisini bugüne getiren argümanlar içinde bir restorasyon gerekliliği konusunda bile hemfikir değil.Protestan ahlakın iskeletini oluşturduğu kapitalizm kasırgasının tüm değerleri önüne katıp allak bullak ettiği dönemin önemli sloganlarından biri olan ”Şerefli olmak yararlıdır”   temasıyla zikredilen ve insanı “ekonomik bir hayvan “ olarak ilan eden zihniyetinde  (yani : sözünde duran kişi cüzdanı ile daha çok ödeme yapabilir,daha çok kredi alır ve piyasada aranan tacir olarak daha zengin olur )  “   artık sosyalizm gibi gönüllerdeki savaşı kazanmadığı aşikar olarak konuşuluyor.” “insan karaya vuran dalgaların getirdiği garip bir raslantıdır bir bakıma “ diyebilen Bertrand Russell ‘dan bu tarafa hayata anlam katma adına ne söylendi ise Batı dünyası için eylem bazında ortaya konanlara bakınca bu ana fikir hala üst norm gibi en tepede duruyor .Ünlü Fransız  mimar Le Corbusier ,yirminci yüzyılın başlarında  “evin bir yaşama makinası “ olduğu tesbitini yaparken  , bu makinanın sahip olacağı güzelliğin ötesinde ,insanı dünya ile temasa geçiren ,dünyanın farklılaşan  güzellikler ve nitelikleriyle insanı buluşturan  çözümlemelerin  belki de yeteri kadar farkında değildi.Bu tekdüze bakış açısının sadece ev için değil, sadece sosyal sistem karakteristiğini ifade etmek için değil , aynı zamanda  hayatı ve kainatı izah eden dünya görüşü içinde geçerli olduğunu bu örneklerden anlayabiliriz.Ev makinalaşmamalıydı.Ev :aşkların, çocuk sevgilerinin hayat bulduğu ,insan farklılıklarının zenginleştiği mekanlardan olmalıydı oysa.

“EY DÜŞMANIM SEN BENİM RÜZGARIMSIN ,HIZIMSIN”

-   Akşam eve döndüklerinde bir vicdan muhasebesi söz konusu olacaksa eğer : “Kazanmak yada  para kaybetmek var ,iyi yada kötü diye bir şey yok “ biçiminde sınırını çizen batılılar için bugün artık, teolojik yaklaşımların ne kadar ciddiye alındığını ayrıca ele almak ve müşahede etmek başka bir yazının konusu olabilir fakat görünen o ki , yaşadığı evde duyguya yer vermeyen, şahsiyet olarak şekillenirken şerefli olmayı  bile  para kazandırdığı için arzulayan, dünya görüşünde ise karaya vuran dalgaların getirdiği bir hayat için asla destansı bir bakış kazanamayacak bir batılı kafası artık sadece yok olan medeniyetler listesine ayağını kaptırmıştır .Bilimsel yaklaşımda pozitivist, sanatta nihilist bir medeniyet uçurumun kenarına gelmiştir. Başka söyleyecek bir sözü olmadığını mezopotamya sürgünlerine kapısını kapatarak  perçinleyen Batı medeniyeti , entellektüel anlamda ne kadar ukala davranırsa davransın,mangalda kül bırakmasın , çok inandırıcı olmayacağı açık. Kadınları, çocukları ,muhtaçları aç susuz,  ölüme terkedenler için , kendi söylediği gibi değil elbette ama tarihin sonunun geldiği açıktır. Kendi kendini bitiren, iç dinamikleri itibarıyla kendini beslemekten aciz hale gelen bu medeniyetin elbette bir başka kulvarda gelişen,serpilen ve büyüyen bir dille çöküşünün ilanı, başka bir ifadeyle yeni bir medeniyet dilinin gelişmesiyle batı medeniyetinin çöküşünün tamamlanacağı , hayatın genel prensibidir.Gündüzün geceye muhtaç olduğu gibi,bir şairimizin benzetişiyle, düşmanı ile cedelleşen bir medeniyet dilinin olgunlaşması ancak rekabetin oluşmasıyla mümkün olacaktır.Bu durumun konjonktürel ve tabi gelişim içerisinde şartlarının oluştuğu ise ayrı bir perspektif oluşturmaktadır.Akla ilk gelen biçimiyle Amerika’yı yeniden keşfetmekle uğraşmayacağız.Sadece niyet ve istikametimiz değişecek o kadar. Bilimsel yaklaşım modelimiz değişecek, ekonomi yönlendirilecek ve gelecek mefkuresi bir vizyon olarak dinamik kazanacak.Bu üç kulvarda yakalayacağımız her menzilde yeniden bir “okuma “ yaparak yola devam edeceğiz.İlim,din ve sanat üçlüsü hem birbirini besleyecek hemde sosyal dinamikleri devamlı diri tutacak.Enstrümanla çıkardığımız notaların mükemmelliği sadece Mozart yada Bethowen’ın ortaya çıkardıkları gibi ses ve ahengin kulağa en hoş gelen hali yada  ideal kombinasyonu olmayacak.”Müzik, felsefeden daha üstün bir manifestodur “ diyen Bethowen ,ortaya koydukları eserlerin notunu yükseltirken, esasen batı değerlerinin hakikatten ne kadar uzak biçimde tüm dünya için demogojiden başka  hiç mesabesinde kaldığı sonucunun ipuçlarını veriyordu.

-   Çünkü bir müzik eseri aynı zamanda ezeli ve ebedi aşkla yüreğimize ilaveler katıyorsa  :güzel ve mükemmel diyeceğiz ona.Sadece o gün ki dans etme yada diskotekte çılgınlaşma ihtiyacına eşlik eden notalar bütününe  : mükemmel ! demeyeceğiz.Çünkü bizim medeniyet dilimize göre   sanat, yada estetik, : bireysel ,subjektif ilham yada duygulanmaların etkisinden  kurtulduğu ölçüde ilahi olanı hatırlatan önemli bir dile dönüşür.Batı düşüncesinde ise, sonuçtan yada amaçtan  bağımsız olarak ,yada hangi sebep ve sonuçla üretilirse üretilsin notaların emek verilmiş bütünlüğü önemlidir.Hakeza , bir resim : fırça darbelerinin dansı ile tuvale doğru oturmuş ise doğru ışık almış ve hata yapılmadan bir amaca uygun yağlıboya resim ortaya çıkmış ise “sanat sanat için yapılmış ve insan eseri mükemmellik ortaya çıkmıştır “ Bu geçerli ve zengin bir yaklaşım sayılamaz.Fırça tuval üzerinde bir estetiğe hizmet ederken, ilahi olanla da bağ kurmalıdır.Seyrettiğimiz filmde ne kadar çok araç yanıyor ve insan ölüyorsa ve bunların gerçek zannedilmesi için olağanüstü paralar harcanmışsa film eleştirmenleri göklere çıkarır bu ekran şarlatanlığını.Şiddet ve aşk olmayan cinsellikle hangi insanın yüreğine doğru hitap edebilirsiniz ki ?..

-   YENİ PENCEREDEN ÜMİTLE BAKACAĞIZ

-   Böyle olmayacak bundan sonra.İlahi sırra ne kadar çok atıf yapıyorsa film ,esrarengiz olanın kapısını aralayıp, insanoğlunun okunmayı bekleyen mektubundan,hayat ve kainatın muazzam yaratılışından selam ve muhabbet kokuları yayabiliyorsa  “ Güzel “ diyeceğiz.Yeni medeniyet dilimizde bol not vermekten vazgeçmek zorundayız önümüze çıkan her müzik,resim,film yada sanat eserine.Çünkü artık başka bir pencereden bakmaya alışacağız artık.Barış dilinin zenginleştiren ilhamını yaşayacağız ve onunla nefes alacağız.Sabahın ilk ışıklarıyla uyandığımızda iç barışını unutan ve bu nedenle de tüm dünyada terör estiren insan tipinin ürettiği savaşın iklimine son vermek için ,tüm dünya için barış: bütün dünya için bir selam çağrısının iç dinamiklerini yoğurmak niyet ve istikametimiz olacak. Hergün alıştığımız ölümler coğrafyasının : müslüman toprağının “batsın bu dünya “ refleksini terkediyoruz…Çocukları yada masumları öldüren hiçbir “özgürlük harekatına” yada onun kullandığı “onikiden” den vuran bombalarına asla alkış tutmayacağız ve içinde olmayacağız.Yeni dünyanın fatihleri :mazlumu okşayan el, şefkat ve merhamet timsali ise “fatih “olarak alkışlayacağız ve bizzat yanında olacağız böye fatihlerin.Silahlarının yokedici mükemmelliğiyle !  göklere çıkarmayacağız onları…(devam edecek ) 

Kategori: 

Etiketler: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 08.07.2016 - 11:57 -247-
Bu sayfayı paylaşın :