FETÖ vb. Radikal Örgütlerin Mekanizması

-A A +A

Türkiye uzun yıllardır PKK gibi etnik bölücü terör örgütleriyle mücadele etmektedir. Suriye’de yaşanan iç savaşla birlikte ise IŞİD gibi dini motifli ideolojik terör örgütleriyle de tanışmış oldu. 15 Temmuz darbe girişimi FETÖ gibi daha karmaşık dini görünümlü terör örgütlerinin Türkiye için ciddi bir tehdit olabileceğini gösterdi.

Terör ve güvenlik literatüründe sivil alanda legal görünümlü yapılarla meşruiyet kazanan ama gerçekte ise yasal demokratik düzeni kökten değiştirmek amacı güden ve bunun için de dini ideolojik bir araç olarak kullanan FETÖ yada IŞİD gibi örgütler radikal örgütler altında ele alınırlar. Radikalleşme sosyal, siyasal düzende kökten bir değişim öngören ve değişim için yalnızca siyasal araçlara değil şiddete de başvurmayı dini ideolojilerle meşru sayan grup davranışları için kullanılan bir terimdir. Radikal örgütler üzerine yapılan çalışmalar, farklı dini-ideolojik saiklerden hareket etseler de, ortak bir takım davranış tipleri gösterirler.  

Aşağıda radikalleşme çalışmalarını FETÖ’ye uygulayarak hem nasıl bir mücadelenin bizi beklediğini hem de yapılması gerekeni anlatmaya çalışacağım.

1. Örgüt Hiyerarşisi:

Radikal örgütler legal görünümlü yapıların arkasına gizli organizasyonları gömmeyi başarırlar. Sosyal çevre bir örgütün ontik varlığına vücut veren varlık evrenidir. Her örgütün var olduğu siyasal ve sosyal ortam ve bu çevrenin ana eksenini belirler. Örgüt ilişkiler ağını bu sosyal çevrenin imkânlarına göre kurar. Legal yapılar sosyal çevrenin sağladığı imkânlara göre oluşturulan sivil veya kamu destekli organizasyonlardır. Legal yapılarda örgüte kazandırılan militanlar örgüte karşı güçlü bir aşkla bağlılık gösterirler ki bunu nişanlılık dönemi olarak adlandırıyorum. Bununla birlikte bireyin bu süreçten geri dönmesi, örgütü terk etmesi mümkündür. Radikalleşme itikadi ideolojik bir bilinçlenme ve bu öğretilerin gömülü olduğu bir çevre gerektir. Radikal çevre ise bu ideolojiyi organizasyonlar aracılığıyla inşa eder. Bu organizasyonlar radikal çevrenin aktörlerince yönetilir, kişi bu radikal çevreye nüfuz eder ve bu çevreye gömülü ideoloji aracılığıyla da bu organizasyonun bir parçası haline gelir.  

Bu legal yapıların arkasında ise güçlü ve gizli organizasyonlar yer alır. Gizli yapılar bir suç kardeşliği gibidir. Gizli organizasyona dahil edilen bireyler, örgüt adına bir suça da iştirak ederler. Bu onların örgütten çıkmasına da engel olur. Bunlar sır saklama, gizlenme, istihbarat toplama, eylem yapma konusunda eğitilmişlerdir. Bu yapıda bulunanların ayrılması asla kabul edilemez. Bu örgütün varlığı için de bir tehdit oluşturur. Bu nedenle örgütten ayrılmak isteyenler ya tehditle susturulur veya infaz edilir.

 

2. Radikal Örgütlerin Anatomisi:

Radikal örgütlerin anatomisinde beş kadro vardır. A. En üstte gizli yapıda bulunan yöneticiler yer alır. Kurmay heyet, istişare heyeti, ülke, bölge sorumluları, tayin veya görevlendirme heyeti, para ve ekonomik kaynak sağlayıcılar bir örgütün beyin takımıdır. B. Silahlı kadro; istihbarat sağlayanlar, operasyon grupları ve eylem yapanlardan oluşur. FETÖ’de asker ve polise sızan yapı bunu temin etmiştir. C. Siyasi ve ideolojik kadro; örgütün ideolojisine, amacına ve eylemlerine meşruiyet kazandıran siyasiler, gazeteciler, akademisyenler, bürokratlar, sanatçılar, sosyal medya uzmanları ve din adamları  örgütün  en önemli gücünü oluştur. Üçüncü sırada ifade edilmesi silahlı kadrodan daha geniş olmasındandır. Önem açısından ikinci sırada yer alır. Ve yönetici kadrodan talimat alırlar. D. İşbirlikçi kadro; bu kadroda yer alanlar aslında örgütün ideolojisini paylaşmaya bilirler. Ama ya kişisel veya grup çıkarları için ya da ortak düşmana karşı bu örgütle işbirliğine giderler. Örgüte lojistik, kadro, ekonomik güç veya prestij sağlarlar. Bunun karşılığını da aynı biçimde geri alırlar. E. Sempatizan kadro; örgütün legal kurumlarında çalışanlar, dershanesine okuluna öğrenci gönderenler, dini kaygılarla örgütün çalışmalarına destek verenler veya örgütün pazarlamasına ve albenisine, cazibesine kapılanlardan oluşur. Sempatizanlar “herkes bu ürünü alıyor” pazarlamasına kapılan geniş halk kitleleridir. Aşağıdaki şema bunları göstermektedir.

 

3. Örgütlerin Radikalleşme Süreçleri

Radikal örgütlere katılan elemanların örgütün gizli, örtük hedeflerini içselleştirip şiddete başvurması bir anda olup biten bir süreç değil aksine zamana yayılan bir süreçtir. Dini motifli örgütlerde radikalleşme, ideolojik, dini ve itikadi bilinçlenme sürecini ifade eder. Birey örgüte sempati duyarak, önce gönlünü kaptırır sonra zamanla örgütün fikir ve ideolojilerine ve empoze edilen grup kimliğine aklını kaptırır ve fikirde radikalleşmeye başlar. Son aşama ise örgütün dini ideolojisine hizmet etme, gerektiğinde canını vermeyi göze alma ve suç işleyerek kanunları ihlal etmeyi meşru sayma sürecidir.

Dinî motivasyonlu bir terörist için şiddet, teolojik talep ve zorunluluklar karşısında doğrudan başvurulan birincil ve en öncelikli kutsal eylem veya görev olarak meşrulaştırılır. Terörizme başvurmanın aşkın bir kaynaktan gelen bir talep olduğu varsayıldığından, ona başvuranlar da kendilerini siyasi, ahlâkî ve pratik kısıtlamalardan muaf görürler. Dinî motivasyonlu teröristler bu tür şiddetin sadece ahlâken meşru olmadığını, aynı zamanda amaçlarına ulaşmak için gerekli bir vasıta olduğunu da kabul ederler. Böylece siyasal ve ideolojik propaganda süreci yalnızca şiddeti meşrulaştırmaz aynı zamanda tek ve yegâne hedef olarak da kutsallaştırır. Bu açıdan radikalleşmenin fikirde radikalleşmeden eylemde radikalleşmeye doğru akan bir nehir olduğunu ve bu iki küme arasındaki bağın kesilmesi ve akışın durdurulması en önemli mesele olduğunun anlaşılması gerekir.

4. Radikal Örgütlerle Mücadele Stratejisi

Radikal örgütlerle mücadele stratejisini “İPE” kuralı olarak ifade edebilirim. Bu formülü üç aşamalı bir mücadele olarak şöyle açabiliriz: İkna et, Pasifize et ve Etkisizleştir. Radikalleşme bir süreç olduğundan bu mücadele sivil, kültürel, ideolojik ve askeri olmak üzere çok kompleks bir faaliyet gerektirir. Askeri ve güvenlik boyutu örgütün yönetici ve silahlı kadrolarını etkisizleştirmeyi ve cezalandırmayı amaçlar. Buna karşılık bütün mücadele askeri ve kinetik araçlarla sürdürülemez. Fikri ve ideolojik radikalleşme sürdükçe ve eyleme doğru akış devam ettikçe askeri önlemler yetersiz kalacaktır. Bu açıdan öncelikle fikri, ideolojik ve itikadi radikalleşme kümesinin minimize edilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle öncelikle siyasi ve ideolojik kadroya karşı hem pasifize etme hem de bu ideolojinin toplumsal yapıdaki karşılığının marjinalize edilmesi gerekir. Örgütün siyasi ve ideolojik kadrolarının güce ulaşımı, kamu gücü kullanımı, sosyal medya üzerinden algı yönetimi yapabilme becerileri devam ettikçe toplumda etkin olmalarının önüne geçilemez. Bunun içinde radikal örgütlere karşı siyasi, ideolojik ve kültürel bir mücadele stratejisi ve siyasi, ideolojik kadroların pasifize edilmesi en öncelikli eylem planı olarak görülmelidir.  

Radikal örgütlerde en önemsiz görünen ama aslında mücadelenin odaklanması gereken kitle sempatizan kadrodur. Bir örgüte sempati duyanlar örgütün en geniş kitlesidir. Basın, sosyal medya ve internet aracılığıyla yapılan propagandalar her zaman bu kitleyi hedef alır. Siyasi ve ideolojik kadroların pasifize edilmesi ile mesajı ile alıcı arasındaki iletişim kesilmiş olacağından sempatizan kitlenin ikna edilmesi de kolaylaşacaktır. Ayrıca henüz şiddete bulaşmadığı ve radikalleşmedikleri için bu kitle ikna edilerek kazanılabilir. Bu açıdan radikal örgütlerle yapılan mücadele de her zaman ceza ile de-radikalizasyon süreçleri eş güdümlü yürütülmelidir.

Sonuç olarak Türkiye, gerek Ortadoğuda yaşanan son olaylar gerek ise 15 Temmuzla içeride yaşanan olaylar nedeniyle uzun süreli dini motifli terör örgütleriyle mücadele etmek zorunda kalacaktır. Bu mücadelenin yürütülebilmesi, radikal dini örgütlerin daha iyi tanınmasını, bu alanda saha ve teorik çalışmaların yapılmasını gerekli kılmaktadır. Dolayısıyla eğer savaş kazanmak araziyi tanımayı gerektiriyorsa, FETÖ vb. örgütler ve radikalleşme sorunu ile baş edebilmek de insan alanını ve kaynağını tanımayı gerektirmektedir.  

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 23.09.2016 - 17:33 -1,870-
Bu sayfayı paylaşın :