Fotoğraf Yazıları Hakkında

-A A +A

 Önceleri siyah-beyaz, sonraları renkli, nihayet dijital fotoğraflar çektik. Gittiğimiz her yerde sayısız insan, çiçek, ağaç, gökyüzü, taş, toprak, bina ve hayvan resimleri görüp kaydettik. Kimileri arşivimizin karanlıklarında kalmış eski fotoğraflar, kimileri bilgisayarın hard diskinde duran birçok kare...

Geçtiğimiz günlerde birden aklımıza çektiğimiz fotoğraflardan yeni ve daha farklı fotoğraflar yapma fikri geldi. Düşünüp taşındıktan sonra bilgisayar başına oturup çalışmaya başladık. Onlarca fotoğrafı bir araya getirip yeni ve hiç görülmemiş manzaralar, birbirinden çok farklı resimler yaptık. Aslında görmek istediğimiz, hikâyeleri olan resimlerdi bunlar. Nihayet oturup her biri için kısa metinler yazmaya koyulduk. Seyredenine bir görsel şölen, okuyucusuna ince nükteler sunan bir eser oluşsun istedik.

Sayısız hikâye, sayısız masal dinledik hayatımız boyunca. Acılar, sevinçler, hüzün ve kederler ve elbette hiç akıldan çıkmaz aşklar yaşadık. Göz ve gönül verip sevdiğimiz bereketli topraklar üzerinde kaç gece, kaç gündüz geçirdik. Bütün bunlardan sonra dönüp ardımıza baktığımızda şaşkınlık içinde kaldık. Zira bir arpa boyu kadar yol gitmemiştik!.. Yine develer tellal, pireler berberdi. Biz yine annemizin beşiğini tıngır mıngır sallayan bir çocuktuk. Ötede Kafdağı, üzerinde salkım saçak bulutlar. Yine iyi yürekli devler, kötü yürekli cadılar vardı etrafımızda. Bin bir türlü emel, emeller önünde yürüyen ecel!

Bize göre “Kader diye bir şey yoktur!” diyen adamlar çok büyük yanılgı içindedirler. Zira bize göre kadersiz hiç bir şey olmadığı gibi, dalından bir yaprak bile yere düşmez ve dahi bütün kuşlar kendi kaderleriyle uçarlar. Her birimiz çırpınır, didinir, konar, göçer ve kendi kaderlerimizi yaşarız. İnsan, iradesini güzeli bulmak için seferber ederse iyilik ve hayırlara, kötülüğe sevk ederse gam ve acıya kavuşur. Kim neyi ararsa onu bulur, kim neyi talep ederse ona kavuşur. “Men câle nâle”,  “Men talebe celebe...”

Konar, Göçer, Yürürüz Dağlara Doğru...

Kayseri’nin Bünyan ilçesinde, Pınarbaşı’ndan sonra yola devam edip, Güllüce’ye doğru gidin. Orada yolun yarısında bir eski çeşme, bir kaç ağaç ve etrafta kaçışan gelincikler göreceksiniz. Sonra sürüsünü çekip çeviren bir garip adamı. Yaşlı ve yalnız alıcın gölgesinde az biraz soluklandıktan sonra kalkacak ve bağıracak koyunlarına...

Ben bu alıcın kenarına Van’ın Erciş ilçesinden iki Selçuklu mezarı getirdim. Sekiz asır boyunca yağmurda yaşta kalmış, gölden esen rüzgâra, kavuran güneşe dayanmış, kadim Selçuklu taşları bunlar. Öpülesi ellerin dantel gibi işlediği; üzerlerine âyet, hadis yazılı mübarek taşlar. Ülkemizin tapuları. Daha ötedeki yol üzerinde, göçünü yükleyip kim bilir nereye giden bir Siirtli kardeş var! Sonra Van kalesi dibindeki iki eski türbe. Birisi Osmanlı’nın emîrlerinden Beylerbeyi Derviş Mehmet Paşa’nın, öbürü Timuroğlu Mehmed Paşa’nın türbesi. İkisi de 18. yüzyılda inşa edilmiş. Arkadaki dağlar Doğu Beyazıt’ta... İshak Paşa Sarayına bakan talihli dağlar... Daha arkalarında güzeller güzeli yüksek Ağrı Dağı... Başı ak sarıklı bir koca yiğit.

İşte biz Ağrı’nın, Erciyes’in, Torosların çocuklarıyız ki gittiğimiz her yere bereket, hayır ve iyilik götürmek isteriz.  Taşa gönlümüzü kazır, dağa ve deryaya destanımızı söyleriz. Ak kanatlı kuşlarız, göğün özgür maviliğinde... Bileğimizi bükecek, bize boyun büktürecek kimse yoktur yüce Allah’tan gayrı. Yolumuz, töremiz ve inancımız odur ki, ne burçtan bayrak iner, ne dilden Kur’an kesilir.

Hak için yaşar, erce ölürüz. 

Konar, göçer ve yürürüz dağlara doğru...

Kategori: 

1 Comment

İşte biz Ağrı’nın, Erciyes’in

İşte biz Ağrı’nın, Erciyes’in, Torosların çocuklarıyız ki gittiğimiz her yere bereket, hayır ve iyilik götürmek isteriz. Taşa gönlümüzü kazır, dağa ve deryaya destanımızı söyleriz. Ak kanatlı kuşlarız, göğün özgür maviliğinde... Bileğimizi bükecek, bize boyun büktürecek kimse yoktur yüce Allah’tan gayrı. Yolumuz, töremiz ve inancımız odur ki, ne burçtan bayrak iner, ne dilden Kur’an kesilir. Hak için yaşar, erce ölürüz. Konar, göçer ve yürürüz dağlara doğru...

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 30.12.2016 - 15:43 -563-
Bu sayfayı paylaşın :