Galata Kulesi Bostan Kuyusu mu?

-A A +A

Kısmî anayasa ve hükümet yönetim sistemi değişikliğinin siyasi tartışmaları şiddete vardıran ortamda okuyucularımızın üç aşağı beş yukarı bildiği şeylerden bahsetmek kamuoyuna olan vicdan borcudur.

Kısadan gidersek;  dünyada en zor iş insanları yönetmektir. Denilir ki Âlemlerin Rabbi, her varlığı kendi yasasına tabi olacak şekilde yaratmışken insanlara peygamberler vasıtasıyla yönetim konusunda yol göstermiştir. Bir sınav olmak üzere onlara akıl, irade ve düşünme melekeleri vererek kendilerini yönetmelerini istemiştir.

DANIŞMASIZ İŞ YOK

Sayın Erdoğan’ın ve iktidar partisinin tek adam yönetimi konusunda genellikle İslamî referanslardan hareket ettiğini düşünenlere de bazı hatırlatmalarda bulunmak gerekir. Ezcümle Kur’an,  peygambere şöyle emreder:

İş konusunda onlarla (toplumda sorumluluk üstlenen maiyetinle, halkla) istişare et

Başka bir âyette:

 “Onların işleri aralarında şûrâ ( danışma) iledir” der.

Eski bir Türk atasözü danışmasız iş yapılamayacağını ifade etmek üzere:

 “Danışıkcun  yoğusa, börkün (şapkanı) önüne ko (ona danış) “der.

Birçok kimse Kuran’da geçen “ulu’l emr” kavramından tek kişiye itaat etme anlamı çıkarıyorlar. Oysa kelime çoğul olup “emir sahipleri, yöneticiler” anlamına geldiği için Kuran’da tek adam yönetimini salık veren hiçbir emir ve tavsiye yoktur.

Siz, bu emirlerden demokrasi, seçim, meclis ve danışma sistemlerini çıkarabilirsiniz. Sistematik ve teknik ayrıntılar, başlı başına akademik ve bilimsel bir çalışma konusudur.

TEK ADAM YÖNETİMİ Mİ?

Tek adam yönetimi diye topluma öcü göstererek toplumu korkutanlar, tarihimizde danışmasız, tek başına her kararı veren birilerini gösteremezler. En azından teorik olarak böyle bir toplumsal kabul yoktur. Peygamber bile danışıyorsa sistemin başına kim gelirse gelsin danışmasız iş yapması söz konusu değil, demektir.

Eğer anayasal değişikliklerin, Sayın Cumhurbaşkanını tek adam haline getireceği korkusunu taşıyanlar varsa  bilsinler ki o,  yukarıda ifade edilen gerçeklere en çok bağlı olanların en önde gelenlerindendir. Lakin şu soruyu sormadan edemiyoruz:

 Eğer Sayın Erdoğan yerine Sayın Kılıçdaroğlu olsaydı bugün meclisi savaş alanı haline getirenler aynı şeyi yapacaklar mıydı?

SU AKAR MECRASINI BULUR

Tabiî ki bazılarının tarih olma korkusu, bu çılgınlıklara neden oluyor. Su akar mecrasını bulur.

Bu değişikliklerin bir ihanet olduğunu ve ülkeyi felakete sürükleyeceğini söyleyenler rahmetli Necip Fazıl’ın benzetmesiyle Galata kulesine yukarıdan aşağıya bakan birinin onun bostan kuyusu olduğunu söylemesi kadar hakikati tepetaklak eden bir mantıktır.

Dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde bulunan başkanlık sistemi onlar için felaket olmuyor da neden bizim için oluyor,  anlamak mümkün değil.

Kategori: 

1 Comment

Sayın Yıldız abim, izahınıza

Sayın Yıldız abim, izahınıza ve değerlendirmenize teşekkür ederek katılıyorum. Gerçekten şekli, adı, modeli ne olursa olsun Yönetimde istişare-meşvere-danışma olmazsa olmazdır. Bu yeni düzenlemede buna hangi kademede ve ne derecede etkin yer alacağına iyi bakmak lazım. Bin bilsen de bir bilene tanış. Aksi taktirde hüsrana uğrayanlardan oluruz ki Allah korusun. Tekrar saygılar.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 13.01.2017 - 11:04 -1,149-
Bu sayfayı paylaşın :