+A A -A

“Gerçeğin tokadı..”

-A A +A

Hayatta hiç ummadığımız bir zamanda, çevrede gördüğümüz fiziksel ve biyolojik farklılıkların başımıza gelmesinin adıdır gerçeğin tokadı…

Hayat normal bir şekilde sürüp giderken, televizyonlarda  gördüğümüz bir hastalık, bizden birisinde de çıkabilir. Başka birisinin trafik  kazasını  duymuşuzdur. Biraz içimiz burkularak izleriz  haberi.Bir yakınımıza veya bizden biri de  ayrı tür bir kazaya uğrarsa, işte bu gerçeğin tokadıdır, deriz.

Gerçeğin tokadı, beklenmiyor olursa tokat olur. Düşünün  yakınınız kötü bir hastalığına yakalandı.

Doktor ömür biçer gibi; ”.bunun 3 ayı kalmış” dedi.Üç ay sonra veya vade  geldiğinde  yakınınız öldüğünde, bu, pek gerçeğin  tokadı olmaz. Çünkü siz mukadder akibetin haberine   hazırsınızdır.

Yani gerçeğin  tokadı ummadığımız bir anda gelir. Tokada sebep olan olayı da beklemiyorsunuzdur.

Konuyu uzatmayalım. Bugünlerde  Avustralyalı yazar Russ Harrıs’ın Gerçeğin Tokadı’nı okuyurum.

Yazar,bir tıp doktoru,bir psikoterapist.ACT denen Kabul ve Kararlılık Trerapisti.

Harrıs’lerin bir oğlu olur.Aile sevinçlidir.Çocuk, l8 aylık olur,yaşıtları yürümeye ve konuşmaya başladığı halde o çocuk bunları yapamaz. Harrıs, oğlunu bir çocuk doktoruna götürür. Doktor;”erkek çocuklar kız çocuklarına  göre daha ağır gelişir, zamanla bu oğlunuz  da konuşur ve yürümeye başlar “der.

Harrıs,bir kaç ay sonra bir gelişme  olmayınca  bu sefer, başka bir çocuk doktoruna götürür oğlunu.

Yeni doktor,hemen; “oğlunuzda otizim hastalığı var”der.Dr.Harrıs,beyninden vurulmuşa döner. Aile perişan olur.Birden çocuğun gelecekte toplum içindeki yerini düşünür Harrıs.Toplumda çocuğa nasıl bakılır? İnsanların bakışı karşısında  çocuğun psikolojisi nasıl olur? diye düşünür.Önce kendini suçlar.

“Ben bu çocuğa nasıl olur da böyle bir gen veririm” der..Bu,aslında onun için gerçeğin tokadıdır.

Ama Dr. Harrıs,bir psikoterapist olduğu için; hem kendini, hem de gerçeğin tokadını yiyen diğer insanları  nasıl tedavi edebilirim diye düşünür  Kitabın özü budur.

“Gerçeğin Tokadı,yaşadığınız buhranların ardından tekrar iyileşmemiz için  bir kabul ve kararlılık terapisini  temel alan dört aşamalı bir yol sunmaktadır.Kitabın sayfaları  ilerledikçe şunları görürüz:

   a.Acınızın içinde huzur bulmayı

   b.Kaosun ortasında tekrar sükuneti  keşfetmeyi

    c.Sıkıntılı  duyguları bilgeliğe ve şefkate dönüştürmeyi

    d.İstediğimizi elde edemediğimiz durumlarda bile tatmin olmayı

    e.Yaralarımızı iyileştirip, hiç olmadığımız kadar güçlü olmayı.”

Kısacası kitapta,bir acı yaşayan insanın acılı iken bile hayatın makul üçlülerde nasıl devam ettireceği anlatılır.Acı içinde bile huzur bulmaktır konu.Acı karşısında kendini kaybetmek yoktur.Yazar önce,bu elim olayı duyunca kendini içkiye vermeyi düşünür.Başını dağlara ve şehirlere vurup diyar diyar gezmeyi hayal eder.Hatta intihar etse ne olur diye aklına gelir.Ama bunlar çere değildir.İntihar  etse  veya şehir şehir dolaşsa, belki kendini kurtarır veya avutur.Ama yardıma  muhtaç küçük çocuğu kim avutacaktır?

Yazar, kitabında; “önemli olan tüm bu acıların altında gömülü olan hazineyi bulmak gerekir” der.Ve “.bu,canımız yanmıyor gibi görünmek değildir ” der. Harrıs,kitabın 32.sayfasında;”Tersine bu acı içinde olduğumuzu kabul etmek ve bunun yanı sıra hayatın bize sunduklarının kıymetini bilmektir” diye izah eder konuyu.Yazar,bir yerde kendini suçlamayı denemişti.”Niçin bu çocuğa böyle bir gen verdim”diye. Sonra bunun önemli olmadığını, kendini suçlamanın yersiz olduğunu söyler.Acı halinde iken insanın  kendini suçlama diye bir halinin olduğunu anlatır.Bir arkadaşı  uçak kazasında  sağ kurtulmuş bütün aile fertleri  öldüğü için kurtulan kendini suçlamış,keşke ben de ölseydim demiştir..Harrıs, hayattan  zevk almanın yolunun bulunmasını ister.Bu, hem kendiniz,hem aileniz, hem de yardıma muhtaç çocuk için bir ihtiyaçtır diye düşünür.

Yazar burada bir psikoterapist olarak,duyguları kontrol altına  almayı teklif eder.Buna acılara karşılık verme metodu der.Acılara karşılık  vermek,O’nda  “yer açma” tabirini alır.Yer açma,dediği aslında “kabul”dur.Yazar yalnız,bunun ACT’deki resmi adının yer açma olmasına rağmen kendisinin buna  “kabul”dediğini söyler.Ama yazar,”kabul” kelimesini kullanmaktan da kaçınır.

Aslında gerçeğin tokadı ile bize hatırlatılan konu,bence” kabul”dür.Kabul,olayı kabuldür.Mesela bir  ölüm olsa,ağabeyini çok seven küçük kardeşin; “benim abim ölemez” demesinin anlamı yoktur.İş,   kabul ile başlar.Olan olayın mukadder olduğu bilinirse,ne isyan olur, ne de hayata küsme olur..Bir olay olmuştur.Diyelim ki,adamın gözü kör olmuştur.Bunu hem kendisi , hem de etrafı kabul edecektir.Bu şartlar altında yaşamak daha kolaydır.O şartlara göre yaşamak onu yeni alternatifler meydana getirmeye daha çabuk iter.Ona göre iş yapar.Topal olsa ona göre iş takip eder.Yürüyeceği yeri ona göre aylarlar.Hasta ise ona göre ilaç kullanarak hayatını  idame ettirir.Ama asıl amaç burada yaşamaktır.Yaşamaktan zevk almaktır.

Yazar Harrıs, kitabının  bir yerinde,sayfa 100-l01’da,”yer açma”yı anlatırken,bizim İslam kültüründe her zaman dediğimiz,belki Hrıstiyanların  tam olarak diyemediği  kaderi anlatmak istiyordur.Yer açma veya kabul aslında kadere razı olmaktır.Böyle bir kabul ile hayat daha da kolaylaşır.

Yazar Harrıs kitabının başka bir yerinde “yaşama sevincinden”  bahseder.Yaşama sevinci hayatın gayesidir. Acılar içinde mutlu olmanın yollarını aramak gerekir.İntihar  hayata küsmektir.İntihar islam dininde yoktur.Acılar içinde bile mutlu olmanın yolları bulunur.Kur’an bir çok ayette insanın nasıl mutlu olacağını anlatır.Bunun yolunu insan kendisi bulur.

 Yaşama sevinci bizim dualarımızda, özellikle iftar sofralarımızdaki dualarımızda geçer:”Allah’ım! Senin rızan için oruç tuttum.Sana inandım,sana  güvendim,senin rızkınla  orucumu açıyorum. Hamdolsun verdiğin nimetlere, sağlık ve afiyete.Ey bağışlaması bol Rabbim!.Beni ,ailemi, devletimi, milletimi ve tüm inananlara koru !.Rahmetini esirgeme üzerimizden.Bizlere yaşama sevinci ver.Her türlü güçlüğe karşı dayanma gücü ver. Senin her şeye gücün yeter(amin)”

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 28.05.2018 - 19:42 -685-
Bu sayfayı paylaşın :