Gerçek, şüphe, tedbir ve adalet

-A A +A

Hemen her gün mektuplar yağıyor; açığa alınma ve ihraç sebebiyle şikayetler, yakınmalar, yardım çığlıkları, insanın içini acıtan sözler var; bunları okuyup da “Adam aldırma da geç git diyemem aldırırım”, ama ne yapabilirim?

Başka arkadaşların da bu konuda yazdıklarını okudum, daha önce benim de söylediğimi söylüyorlar: “Araştırma ve inceleme çabuklaştırılsın, adalet gecikmesin, mağduriyet uzamasın…”. Bunun dışında benim okuduklarım arasında şöyle diyen yok: “Herkes yerinde kalsın, şüpheliler incelensin, kimin suçu ispat edilirse o cezasını çeksin”. Evet bunu diyen yok; çünkü bu takdirde devleti, uzunca bir süre daha hainlerin ve suçluların tasarrufuna açık halde bırakacaksınız, telafisi imkansız zararlara sebep olacaksınız, kamunun (ülkenin, milletin) mağduriyeti bireylerin mağduriyetinden daha büyük olacaktır.

Şimdi, başlıktaki kelimeleri açalım:

Gerçek

Karşımızda bir örgüt var; bağlılarını devletin bütün kademelerine yerleştirmiş, dini en etkili bir şekilde kullanarak kendilerine bağlı olmayanların da destek veya sempati yahut da müsamahalarını kazanmışlar. Kendilerine göre kutsal olan amaçlarına ulaşabilmek için gerektiğinde ahlakı, şeriatı ve insani bağları çiğnemişler, bu meyanda insanlardan ya inandırdıkları için yahut da tehdit, şantaj ve şiddeti kullanarak para toplamışlar ve milyarlara hükmeder hale gelmişler. Siyasilerle ilişkilerini kendi menfaatlerini ön planda tutarak ayarlamışlar, istedikleri olmayınca siyasilere de kumpas kurmaktan, iç ve dış muhaliflerle (hatta düşmanlarla, teröristlerle) işbirliği yapmaktan geri durmamışlar. Nihayet AK Parti iktidarını alaşağı etmek, liderini etkisiz hale getirmek ve ülkeyi perde arkasından yönetebilecekleri bir başka iktidarı işbaşına getirmek için darbeye teşebbüs etmiş, yüzlerce insanımızın şehid olmasına binlercesinin yaralanmasına, milyarlarca dolar milli servetin heba olmasına sebep olmuşlar, asıl suçlular da bir yolunu bulup kaçarak çoğu ikinci, üçüncü derecedeki suçluları ateşe atmışlardır (Mağdurların öncelikle bu elebaşlarından şikayet etmeleri gerekiyor.)

Bu paragrafta yazdıklarım “gerçeklerdir”; dedikodular, komplo teorileri, uydurma senaryolar değildir.

Devamı için tıklayınız...

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 16.05.2017 - 10:31 -76-
Bu sayfayı paylaşın :