+A A -A

Gül Yetiştiren (diğer) Adam(lar).. (2)

-A A +A

Gül Yetiştiren(diğer)Adam(lar)’ın 3.sü Halide Edip Adıvar’dı.

Halide Hanım,ülkesini seven,esarete direnen,ülkesi için ölümü seve seve göze alan Türk kadınının sembolüdür.O,Milli Mücadele başlamadan önce de,başladıktan sonra da ülkeye bağlılığını göstermiştir.Halide Edip Adıvar,hem o zaman,hem de şimdi; kahve köşelerinde pinekleyen 500 erkeğe bedel bir enerjiye sahip olduğunu yaşamı boyunca ispatlamıştır.

Yabancı okullarda okumalar,yabancı dil bilmeler,devrin aydın kadını sayılmalar,siyasi olayları hikayeleştirmeler,yazdığı yazılarla ve yaptığı konuşmalarla kitleleri aydınlatmalar O’nun başlıca vasıflarıdır.Bir erkek gibi Milli Mücadele’nin içinde bulunmalar ise,O’nun şahsında kahraman Türk kadınının ayrı bir vasfıdır.

Halide Edip Adıvar’ın yetiştiği muhit ve olağanüstü şartlar nedeniyle; zaman zaman birbiri ile çelişen bir düşünce çizgisi göstermesi ise,O’nu herkesin “kendinden sayacağı” bir konuma sokmuştur.

Milli Mücadele başlarken; Amerikan Mandacılığı ile suçlanması,İngiliz Muhipler Cemiyeti yanlısı olma iddiası,Gazi Paşa ile bir kaç kere ters düşmesi, Vurun Kahpeye ’deki toplum yapısına ve dindarlara bakışı,hakkındaki şüpheleri artıran olaylar olmuştur.

Ancak,bunlarla  çelişen Adıvar, vatanseverliğinden kimsenin şüphe duymayacağı heyecanı sayesinde üzerindeki şüpheleri alıp götürmüştür.

15 Mayıs l919’da Yunan İzmir’i işgal ettiğinde; yerinde duramayan Halide Edip Adıvar,l9 Mayıs 1919 günü Sultanahmet Meydanı’nda bir miting düzenlemiş,meydana,sonraki 50 yıl boyunca bile  toplanamayacak kadar  bir insan toplamış ve o coşkulu kalabalığa bütün vatanın tehlikede olduğunu haykırmıştır.Hızını alamayan Adıvar,20 Mayıs günü Üsküdar Meydanı’nda,22 mayıs günü de Kadıköy Meydanı’nda gene mitingler yapmış,bütün halkın Milli bir mücadele  yapmasını istemiştir.

İngilizler l6 Mart 1920 günü İstanbul’u işgal ettiğinde; hakkında idam kararı çıkarılan tek kadın O’dur Hakkında diğer idam kararı çıkarılanlar ise,Mustafa  Kemal Paşa,Kara Vasıf Paşa,Ali Fuat Paşa,Ahmet Rüstem  ve Dr.Adnan Adıvar’dır.İdam kararı üzerine eşi ile Ankara giden Halide Edip, oradan milli mücadeleye katılmıştır.İngilizleri en çok kızdıran şey,O’nun bir erkek gibi Anadolu’daki milislere İstanbul’dan silah  kaçırması ve halkı Milli Mücadele’ye çağırması idi.

Ankara’ya gelince Anadolu’daki hareketlerin bilgisinin tek elde toplanması ve bilgi paylaşımı için Halide Edip,Anadolu Ajansı’nı kurdu.Bütün Milli Mücadele bilgileri muhabirler tarafından merkeze aktarılıyor,nerede ne olmuş bunu merkez anında öğreniyordu.

O zaman cephedeki yaralı askerlerin hali savaşın getirdiği dramlar üzerine Halide Hanım,Kızılay  Başkanı oldu.Ama Kızılay’da bir başkan gibi durmadı.Orada çalışan bir hemşire gibi cephelerde askerin yaralarını sardı.Yaralı askerlere  baktı.

Sakarya Savaşında Onbaşı rütbesiyle savaştı.Bu arada yazı hayatını da bırakmadı.l922’de Türk’ün Ateşle İmtihanı’nı yazdı.Bu kitap,O’nun cephede bizzat gördükleri ve hissettikleridir.Çünkü O da savaşın içinde bizzat faal olarak bulunan birisidir.

Yıl l925’e geldiğinde Halide Edip Adıvar,Gazi Paşa ile bir kere daha ters düştü.Savaştaki heyecanı  söndü..O da umduğunu bulamadı.Ve eşi  Dr.Adnan Adıvar ile İngiltere’ye gitti.4 yılı İngiltere’de geçti.

10 yılı da “Fransa’da..Tam,l4 yıl yurtdışında kaldı.Halide Hanım,oralarda da boş durmadı.Yazı hayatını bırakmadı.Yurt dışında ülkesi için iyi şeyler yapmaya çalıştı.l939’de yurda döndü.

1950’den sonra bağımsız milletvekili oldu.Ülkeye her alanda hizmeti bulunan koca yazarın  böylelikle siyasi alanda da hizmeti olmuş oldu.

Yukarıda Halide Hanım’ın yaşamının gençlik yıllarında birbiri ile çelişen düşünce çizgileri olduğunu, bunun, O’nun herkesin “kendinden sayma”sına bir sebep gösterildiğini yazmıştım.Vurun Kahpeye’yi okuyanlar ve filmini seyredenler,O’nun laik veya seküler olduğunu sanır.Bazıları,Halide Edip’i bu sebeple kendinden sayar.Ama O, bazılarının dediği gibi; “devrimci kadın”değildir.Zira, devrimler yapılmadan önce ülkeden ayrılmıştır.

“Kendinden saymaya” burada bir örnek vermeliyim.İstanbul’da Sultan Ahmet Meydanı’na Yerebatan tarafından girerken, hemen sağ tarafta,42 yıl kadar önce Halide Edip’in bir büstü vardı.O  zamanlar ülkede sağ-sol kavgaları olurdu.Halide Edip ‘i  “devrimci kadın” sayanlar,bir kaç defa O’nun büstünün üzerine Molotof kokteyli atıp,büstün ağzını burnunu kırmışlar.Yarım saat sonra bir arkadaşlarını göndererek,yaralı büstün resmini çektirmişler.Kendilerinden tarafa olan gazetelere bu resimleri servis edip,ertesi günü; “Gericiler!..Yobazlar !.. Devrimci kadının büstünü parçaladılar !..”diye haber yaptırmışlar.

Yıllar önce,o zaman bu olayların içinde bulunan, nedamet getirip, ihtida eden,şimdi ise iktidar yanlısı bir gazetede yazarlık yapan bir zat,sonradan bunları köşesinde yazmıştı.

Efendim,yazı uzadı.Sayfa doldu.Gül Yetiştiren (diğer) Adam(lar)’dan Sait Nursi’ye yer kalamadı.O’nu da haftaya anlatacağım  inşallah..Hepinize hayırlı günler dilerim.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 30.01.2018 - 09:52 -1,277-
Bu sayfayı paylaşın :