Güvenmek Hainleri Cesaretlendirmemelidir.

-A A +A

FETÖ DEVLETE BU KAPIDAN SIZDI

Bir gazeteci çıkmış Yapılan bir araştırmaya göre Türkiye de insanlar arasında ki güven en aşağı seviyelerde olduğunu söylüyor. O kuruluş yanlış kıstasları alıyor. Bu güne kadar Türkiye de insanlar birbirine fazla güvendi. Başlarına ne geldiyse de bundan geldi.

Ben 1991 yılında 1,5 ay İtalya ya görevli gittim. Anlaşma gereği İtalyanlar bize haftada 70 000 liret veriyor du. O zaman bu para çay- dondurma parasına ancak yetecek para idi. İtalyanlar bize evrakları imzalatıyor daha sonra da bu parayı veriyor du. Demek ki Avrupalılar da güven hiç yok hep işlerini yazışarak yapıyorlar.

Bu ülkede dindar insanların kurduğu sanılan bir çok şirket ve finans kuruluşu ve bunlara benzer yüzlerce holding bu milletin güven duygularını istismar ettiler ve vatandaşın nesi var nesi yoksa aldılar.

Bakara suresinin 282.ci ayetince alışverişlerin şahitler huzurunda yazılması emredilmiş,  283.cü ayetinde de yolculuk halinde veya bir yazıcı bulunamazsa teslim alınmış rehinler yeterli görülmüş kendisine güvenilen borçlunun emaneti yerine getirmesi emredilmiş ve Allah’tan korkması gerektiği hatırlatılmıştır.

Bu güne kadar bu iki ayeti işleyerek Müslümanı bilgilendirmek üzere vaaz verildiğini hemen hemen hiç duymadım desem yeridir. Hep şu söylendi Müslüman birbirine güvenir.

Buradan Müslümanın birbirine güvenmemesi gerekir sonucu çıkarılmamalıdır.

Müslüman birbirine güvenmelidir. Ancak işlerini geçerli kanunlara göre yazılı hale getirmelidir. Sözleşme yapmalıdır, senet almalıdır, v.b.

Bu güne kadar muhafazakar kesimde yanlış bir alışkanlık sürüp gitti. Borç verdiğin zaman veya mal verdiğin zaman at şuraya imzanı dendiği zaman, sen bana güven miyormusun? kardeşim ben imza falan atmam. Ona şunu söyleyeceksin yazışma Allah’ın emri diyeceksin o kişi ben onu da tanımam diyebiliyor mu diye bakacaksın.

Çok araştıracaksın. Karşında ki kişilerin kıravatlı ve ağzı iyi laf yapan kişiler olması seni kandırmasın.

Bu konuda yıllardan beri Müslüman kardeşlerimi uyarıyorum. Senin o zamanın parasıyla 50-100 milyar TL vererek ortak olduğun şirketin sana verdiği belge yasalar karşısında geçerli mi? O şirkete soruyor musun? Ticaret odasına sordun mu? Bir olumsuzluk olursa seni dava edersem hakkımı alabilir miyim? Yoksa bu kağıdın yasalar karşısında hiçbir değeri yok mu? Diye soruyor musun? O şirket sana bu belge geçersiz açacağın dava karşısında sen avucunu yalarsın diyorsa sen dolandırılmışsın demektir. Diyorum.

Bugün toplumumuzda güven esasına göre alışveriş yapıyoruz diyerek Allah’ın yazışınız emrini kulak ardı edenlerden çok iflas edenler var. O kişi şunu diyor. Namussuz borcunu ödemedi. Ancak sen de Allah’ın emri olan yazışmayı yapmadın sen de suçlusun. Bu konu da borçlu da alacaklı da suçludur.

Bir ilahiyatçı ile bu konuyu konuşuyorum. O kişi ödemek istemeyenden senet almışsın sözleşme yapmışsın ödemeyecekse ödemez dedi. Bende istersen sen bana 50 000 TL’ lik senet ver. Ödemek isteme ne dersin dedim. Sen o zaman benim evimi sattırırsın dedi. Yazışma her zaman iyidir.

Fetö de işte bizim bu güven duygumuzu istismar etti. Müslüman birbirine güvenir dedi, kendi adamlarından insanların şüphelenmesini gizlediler.

Bu memlekette bir Genel Müdür atanıyor. Falan milletvekilinin akrabası, tanıdığı bu adam vatanperver mi? Hain mi? Diye araştırmıyoruz. Bu zaaftan fetö iyi istifade etti. Bütün devlet kademelerini işgal etti. Adeta paralel bir devlet kurdu.

Bu millet bu vatanı 15 Temmuz da kurtardı. Bundan sonra yöneticiler bu vatanı emin ellere teslim etmek zorundadır. Şu kişi hakkında şöyle deniyor. Bu ihbarlar her zaman ki gibi asılsız biz o adamımıza kendimizden daha çok güveniyoruz dediler. Devleti yönetenler kardeşine bile güvenmemeli, her insanı araştırılmalıdır. Bu insan kimlerle düşüp kalkıyor, kimlerle ilişkisi var diye araştırmak zorundasınız.

İki kardeş şirket kuruyor. Birbirini denetlemiyorlar sonunda biri diğerini soyunca da vay hain beni soydu diyor. Her ay muhasebeye gitse gireni çıkanı kontrol etse diğer kardeş te kardeşim bana güvenmiyorsun dediği zaman da kardeşim sana o kadar güveniyorum ki şimdi kontrol sonucunda alnın ak çıkacaksın değil mi ? diye sormalı yoksa ben yanılıyor muyum korkun mu var diye sormalıdır.

Herkes birbirine güvenmeli ancak herkes işini yasalara uygun sağlam yapmalıdır. Bu milletin kurumlarını bir daha hainlerin işgal etmesine fırsat verilmemelidir. Yetersiz Bakanlar veya diğer devlet görelileri varsa derhal görevden alınmalıdır. Bu adam falanın adamı dememelidir. Devlet yönetiminde hainlere merhamet edilmez. Yazık bu adamın da çoluk çocuğu var hangi hainliği yaparsa yapsın görevine devam etsin diyemezsiniz.

 

Necdet ERGÜN    (Ziraat Yüksek Mühendisi)
www:necdetergun.com
e-mail: necdet@necdetergun.com

Kategori: 

Etiketler: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 01.10.2016 - 15:59 -315-
Bu sayfayı paylaşın :