+A A -A

Habil'le Kabil'in Kavgasındamıyız?

-A A +A

“Def’i mefasid, celb-i menafi’den evlâdır.” (Mecelle)

İman sahibi olup salih amel işlemenin özet formülü Mecelle’de muhteşem ifadesini bulmuştur.

“Zararlı şeyleri def etmek, yararlı işleri yapmaktan daha önce gelir.”

İyilik yaptığını zannedip kötülüklerin çoğalmasına neden olmaktansa kötülüğü ortadan kaldırmaya çalışmak, bizatihi iyiliktir. Yani kötülükle mücadele aynı zamanda iyiliğin ta kendisidir.

İslam’a özgürlük alanı açan,

Türkiye’yi emperyalist egemen güçler karşısında özgür ve dik başlı kılan,

Sınırlarımızı dünyaya rağmen genişleten,

Yollar, köprüler, havaalanları, hastaneler ve daha pek çok hizmetleriyle Türkiye’yi kanatlandırarak uçuran yönetimleri görmeyip geçmişin karanlık günlerinin mimarlarını desteklemek,  celb-i menâfi’ değil ( iyilik getirmek değil),  celb-i mefasid’dir. (kötülüğü getirmektir.)

Dinin bu konudaki evrensel ilkesi budur.

Türkiye’nin battığını, halkın perişan olduğunu, bu yönetimi uzaklaştırmak gerektiğini sözlerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığını anlamak için herkes evindeki kahvaltı sofrasını göz önüne getirsin. Eğer “Allah’a şükür iyi durumdayız” diyorsanız, Türkiye’nin de iyi durumda olduğuna inanacak, kötü durumda olduğu yalanına inanmayacaksınız.

Her ne kadar kendi eblehlikleri nedeniyle darbe yemiş insanlar olsa da geneli ifade etmezler. Elbette dünya tam anlamıyla bir cennet değildir. Her ülkenin problemleri vardır. Türkiye ise gariplerin, mazlumların sığınacağı kadar şefkat ve özgürlük ülkesidir.

Ülkeyi bu güzel duruma getirenlerin işlerine köstek değil, destek olalım ki iyilikler çoğalsın ve ülkemiz her engeli bertaraf ederek düzlüğe çıksın. Yapılanı yıkarak Türkiye’yi nereye götürebiliriz?

 Bir kere insanın içine kin ve nefret duygusu düşmeyegörsün, artık ondan kurtulmak çok zordur. Temsilde hata olmasın, insanın fıtratında Habil-Kabil özelliği var.

Kendimize soralım: Habil’in yolu mu, Kabil’in yolunu iyi?

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 23.06.2018 - 16:23 -730-
Bu sayfayı paylaşın :