+A A -A

Hayat İçin Önceliğimiz

-A A +A

“SEVGİ ÖYKÜLERİ” (Zafer Gündüzalp) kitabından “IŞIĞI YAKMAK” adlı öyküyü paylaşmak istiyorum.

Genç bir adam, yaşadığı şehrin caddelerinden biri üzerinde mütevazi bir dükkanda ticarete başlar. Dürüst, dost canlısı, fazla kara tamah etmeyen bir kişiliğe sahip bu adam, kaliteli ve oldukça uygun bir fiyata mal satışı dolayısı ile, ünü kısa zamanda yayılır.

Ticaret için çevre şehirlerden gelenler, “Ne zaman bizim oralarda dükkan açmayı düşünüyorsunuz? “ sorularına muhatap oluyordu.

Genç adamın sermayesi çoğaldıkça, ticaret zincirini civar şehirlerde oluşturmuş, hatırı sayılır bir ticaret erbabı olmuştu.

Yıllar geçtikçe yaş kemale erer, sağlık bozulur, yolun sonu görünmeye başlar. Kurulu düzen için tedbir almak gerekir.

Hastalığı süresince işlerini takip eden üç oğlunu yanına çağırarak; “Üçünüz de benim oğlumsunuz. İçinizden hanginiz şirketimizin başına geçecek. Buna karar vermek zor… Doğru karar verebilmem için sizi sınamak istiyorum.” der.

Oğullarının her birine on dolar vererek, “On dolarla öyle bir şey alacaksınız ki, akşam getirdiğinizde şu odamı bir uçtan bir uca dolduracak.”

Akşam eve dönen birinci çocuk; “Arkadaşımın çiftliğine gittim, on dolar vererek iki balya saman aldım” der. Getirdiği balyaları odanın içine dağıtır. Odanın her tarafı saman ile doldu. Ama, biraz sonra samanlar yere indiğinden, odanın her tarafı samanla kaplanamadı.

İkinci çocuk; “Yorgancıya gittim. On dolarlık kuş tüyü aldım” der. Getirdiği kuş tüylerini odanın içine savurur. Biraz sonra kuş tüyleri yere düşer.

Üçüncü çocuk; “Yıllar önce senin açtığın dükkana benzer bir dükkana giderek on dolarımı bozdurdum. Beş dolarını bir hayır kurumunun kumbarasına attım. Dört doları ile, yolda rastladığım iki muhtaç insanın ihtiyaçlarını karşıladım. Kalan bir dolar ile iki şey aldım.”

Elini cebine atarak, bir mum ve bir çakmak çıkarır. Odanın lambasını kapatarak mumu yakar. Yanan mumun ışığı bütün odayı kaplar.

Babanın sevinci yüzüne yansımıştır. Oğluna; “Benden sonra ailenin ve işlerimin başında sen olacaksın. ÇÜNKÜ, HAYATA DAİR ÖNEMLİ ŞEYLERİ ve IŞIĞINI YAYMAYI ÖĞRENMİŞSİN.” der.

Hayat yolu yaşam süresi hakkında net bir bilgiye sahip olamadığımızı biliyoruz. ÖMÜR denilen bu yaşamı verimli hale getirme sorumluluğumuz vardır.

Hayatımızın önceliklerini yakalamak için, AYRINTILAR çok önemlidir. Yapılanları dikkatle izlemek, küçük/büyük ayırımı yapmadan, basite indirgemeden işleri takip etmek, sağlıklı ve başarılı bir sonuca ulaştıracaktır.

Hedefler belirlenirken “AYAKLARI YERE BASAN” anlayışı göz ardı etmemek önemlidir.

-Çok hedefler ortaya konursa, en önemlisinden hızla uzaklaşılır.

-Gidilecek yoldan emin olunduğunda karşılaşılan engeller “DİNLENME MOLASI” olmaktan öteye geçemez.

-Öğrenme isteğini kaybetmemek gerekir. Zira; “ÖĞRENİLEN HER ŞEY GELECEĞE YATIRIMDIR.”

-Kararlı bir İLK ADIM, hedeflenen işi başarıya götüren en önemli EYLEMDİR.

-Acele eden çabuk yorulur.  “Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir.” Sözüne KULAK VERELİM.

-Başkalarının başarıları ile meşgul olmak, kendi eksiklerimizi ve hatalarımızı görmeye ENGEL olmamalıdır.

-HAYAL etmek önemlidir. Bilgileri hayallerle süslemek, HEDEF belirlemede önemli bir adım olabilir. Hayal etmekten vaz geçilmemelidir.

-DÜŞÜNMEK önemlidir. Düşünme eylemi AMAÇ doğurur. Amaç EYLEM yapmaya sevk eder.

Paylaştığım hikaye gibi, herkesin yaşantısında önemli anekdotlar vardır. Bize düşen bu hayat tecrübelerini, sorumluluğumuz altında olanlara aktarabilmektir.

Karşılaştığımız başarılı/başarısız faaliyetlerin sonucunda kazandığımız TECRÜBE önemsendiğinde, başarılı olmaya götürebilecek önemli bilgi kaynağıdır.

Yazımız MEVLANA’NIN “Sen yürümeye başlayınca yol kendiliğinden görünür.”

sözü ile sonlanmış olsun. 17.01/h.a.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 14.01.2018 - 14:04 -958-
Bu sayfayı paylaşın :