Hayır mı? Evet mi?

-A A +A

Türkiye önümüzdeki iki veya üç ay içinde en çok konuşacağı iki kelime "evet" veya "hayır" olacaktır.

1923 yılında Cumhuriyetin ilan edilmesinden 94 yıl sonra adına ister rejim, ister sistem değişikliği deyin insanlar bunu konuşacak, sonuç evet veya hayırla  sonuçlanacaktır.

Televizyonlar, gazeteler, afişler, mitingler, evetçiler ile hayırcıların propaganda alanı olacak. 80 milyon Türk insanı ve Türkiye'ye ümit bağlayan  kardeş topluluklar  bu tartışmaları dikkatle, ilgiyle, merakla bazen endişe, bazen sevinçle izleyeceklerdir.

Aslında bu referandum 94 yıllık tarih diliminin; analiz edilmesi, yargılanması, irdelenmesi, sevilmesi veya yerilmesine de belki sahne olacaktır.

Ancak işin içine sanırım ön yargılar, kaygılar, nefretler girecek belki toplumsal suçlamalar birer travmaya dönüşecektir.

O halde söylenecek bu iki kelimeden biri olan hayır ne demektir?

Edat olarak hayır;  yok, olmaz, öğle değil anlamlarını içermekle birlikte  halk arasında hayırlı, yararlı, faydalı anlamları kapsamaktadır.

Örneğin: Hayırlı sabahlar, sabahı şerifiniz hayırla dolsun, hayırda , hayır vardır, hayırda yarışınız gibi günlük hayatta kullandığımız bir kelimedir.

Günlük hayatta zaman zaman karşılaştığımız sorularında cevabı olabilir. Mesela : Paran varmı? Hayır. Yorgunmusun? Hayır.  Açmısın ? Hayır. Emekli vatandaşa sorsan geçinebiliyor musun ? Hayır.

Sokakta telaşlı giden dostunuza rastladığınızda : Hayır haberdir inşallah ? Hayırdır böyle acele nereye? Hayırdır, arkandan atlımı geliyor?

Sorularına da muhatap olabiliriz. Aslında ha'yır veya Arapça Hayr kökünden gelen bu kavram günlük hayatta vaz geçemediğimiz bir kavramdır. İster "edat", ister "sıfat", ister "olumlu", isterseniz "olumsuz" olsun kullanmaya devam edeceğiz.

Çünkü; "hayır, zaferimiz çok yakındır", "tarihte hayırla yad edilen olmakta varmış" şeklinde  kullanılacağı gibi "hayır kabullenemiyorum"..! "Hayır ret ediyorum" da dilimizde pelesenk olacaktır.

Öğrenciliğimizde epey tartışmıştık.  Öz Türkçeci sol görüşlü arkadaşlarımız "yanıt" kelimesini kullanırken sağcılar "evet" kelimesini tercih ederlerdi. Çocukluğumda ise yaşlı dedeler "beli" dememizi isterlerdi.

"Evet" öyledir, anlamında doğrulama veya bir şeyi tasdik etme, tamam, ha, he şeklinde kullanılarak, konuşma esnasında sarf edilen cümlenin olumlu anlamada kabul edildiği şeklinde tefsir edilmesidir.

Eski Diş İşleri'nin duayenlerinden Kâmuran İnan Beyefendi bir kitabına isim olarak "Hayır Diyebilen Bir Türkiye" ismini veriyordu.

Siyaset olarak 1982 Anayasa oylaması, 1987 yılında siyasi yasakların kalkmasında, 2007 Cumhurbaşkanını halk seçsin oylamasında, 2010'da Anayasanın 28 maddesinin değiştirilmesinde evet, hayır oyu kullanmakla  tarihe tanıklık ediyorduk.

82 Anayasası %92 oy çoğunluğuyla kabul edilirken siyasilerin; yasaklarının kaldırılıp, kaldırılmaması konusundaki oylama da çoğunluk evet diyerek Demirel, Erbakan, Ecevit ve Türkeş'in yasaklarını kaldırıyordu.

2007 yılında Cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 dayatması ihdas edilince halka gidildi ve oylamayı halk kazanarak belki bugünkü sürecin başlamasına ferman çıkarttı.

2010 Anayasa değişmesi için yapılan referanduma Okyanus ötesi müdahil oluyor neredeyse mezardaki ölüleri çıkarıp oy kullandırmaya teşvik ediyordu. Tabi o zaman her şey yolundaydı. Fakat görüldü ki işler istenildiği gibi gitmiyor...! Referanduma götürenler pişman oluyordu ama "atı alan Üsküdar bir kere geçmişti"...

Kavga bir kere başlamıştı.. 2010'dan 2017 referandumuna geldik. Bakalım Erkan Yolaç'ın o meşhur yarışması olan Evet-Hayır çekişmesini kim kazanacak...? Umarım ki referandum oyun tadında geçer ve Türk Milleti kazanır.

Temennim 2010'daki pişmanlıkların bir daha yaşanmamasıdır. Bekleyelim görelim.

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 23.02.2017 - 15:40 -499-
Bu sayfayı paylaşın :