“Hikmet, Mü’minin Yitik Malıdır”

-A A +A

Bu güzel çınar ağaçları ve onların dibinde oturan kadın Abyaneh’li. İran’ın o yüksek ve kadim köyünden, Van’ın Yedi Kilise Köyü’ne doğru bakıyor. Orada, dünyada belki tek dikili ağacı bile olmayan Yedi Kiliseli adam, ineğini biraz otlatmış da eve götürüyor. Geri plânda kurumuş kavak ağaçları, yine eskimiş bir Van köyü ve her nasılsa buraya kondurulmuş Gevaş Türbesi görünüyor. Bu türbe, Van Gölü kıyısında, etrafı kalın bir duvarla çevrilmiş eski Selçuklu kabristanı içindeydi. Devrin kudretli beylerinden Melik İzzettin Şir, sevgili kızı (yahut annesi) Halime Hatun için, dönemin en usta mimar ve taş ustalarına yaptırmış. Duvarlarını süsleyen geometrik kabartmalar, bir oya gibi çizilmiş nakışlar ve bin bir zencerek, çağıldayan bir ırmak gibi akıp gidiyor zamana karşı. Çevresinde koçbaşlı ilginç mezar taşları, göbeği nur saçan kandil motifleriyle süslü kabirler görünüyor. Türbenin bodrum katına inen merdiven, sizi Halime Hatun’un sandukasına ulaştıracak. Şimdi Halime Hatun ve İzzettin Şir Bey’in ruhlarına birer Fatiha göndermeli...

Tekrar Bolu dağlarında yetişmiş kır çiçekleri kenarına, orada oturan kadıncağızın yanına gelip hikâyesini dinlemeliyiz... Belki hayatın ince sırlarına dair bir kaç kelâm edecektir bize. Herkes kendine göre bir bilgedir ve herkesin söylenecek bir kaç sözü vardır. Asıl marifet kulağı dört açıp dinlemektir diyorum. Hikmet, müminin yitik malıdır ki, nerede bulursa alır. Öyle değil mi?..

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 19.01.2017 - 12:18 -154-
Bu sayfayı paylaşın :