Hilâl'in İki Muhâfızı Sultan II. Abdülhamid ve R. Tayyip Erdoğan

-A A +A

Tarih Nasıl Konuşur?

Satırların arasından nergisler açsaydı huzur karşımızda mahcup olur, hayal gülümserdi. Öyleyse tarihin ibret sayfalarını Muhammed aşkına çevirin. Düşmanların İslam dünyasını toplu imha etmek için taarruzunu göreceksiniz. Ancak bizim asıl felaketimiz bize dost gibi görünüp içimize sokulan ve en kuytu köşelerde mevzi alan ikiyüzlü düşmandır. 31 Mart 1325 (13 Nisan 1909) ve 15 Temmuz 2016 darbelerini aralayan esrarın kökleri derinlerdedir.

Altı buçuk asırdır dimdik ayakta kalan, mucizevi bir şekilde bir ucu Avrupa’nın göbeğine bir ucu Afrika'ya, bir ucu Hint denizlerine dayanan Osmanlı İmparatorluğu’nun göz kamaştırıcı büyüklüğünü çekemeyeler elbette olacaktı. Dünyanın en mahcup, en asil ve en şefkatli hükümdarı Sultan Abdülhamid, Osmanlı’nın en zor günlerinde namussuz ve beynelminel sinsi düşmanla otuz üç yıl kahramanca savaştı. Devletin bütün kademelerine sızan ajanlara karşı aklını kalkan bileğini kılıç olarak kullandı. Bu yüzden Sultan Abdülhamid tarihte en çok konuşulan ve aynı zamanda en çok da iftira atılan padişah oldu. Hakkında her dilden vagonlarca eserler yazıldı. Sultan Abdülhamid döneminin gerçek tarihini anlatırken, günümüz Türkiye'sinin son dönem tarihine de ön yargısız balıklama daldık. Çünkü o dönemin tuzakları bize yabancı değildi.

Osmanlı Devleti üzerinde cânice oynanan oyunların benzerleri bugünde devam etmektedir. Haçlılar 20. ve 21. yüzyılda düşmanlıklarını ekonomi ve terör maşaları üzerinden başlattılar. Türk milletine defalarca kastettiler. Yalnız iki darbede Türk milletinin tam kalbine hedef almışlardı. Darbelerin babası olan İngiliz güdümlü ilk darbe ile 31 Mart 1325 de ( 13 Nisan 1909 ) hedeflerine ulaştılar. Ve ne yazık ki ele geçirdikleri Osmanlı Devleti'ni sekiz yıl gibi kısa bir zamanda tarihin çöplüğüne gömdüler.

İkincisinde ise Türkiye Cumhuriyeti uçurumun kenarından düşmekten son anda kurtuldu. Millet kendisine yapılan darbe girişimini yeni bir istiklal mücadelesiyle engelledi. Bu iki darbede dikkat çeken ortak özellik ise her iki darbenin de halk tarafından çok sevilen iki lidere karşı yapılmış olmasıydı. İleriki sayfalarda bu destanı bir bir anlatacağız…

Küresel çeteler 15 Temmuz 2016 Cuma gecesi İttihatçıların yaptıklarından çok daha kanlı bir planla saldırıp Türkiye’ye diz çöktüreceklerdi. Hiç beklenmedik bir anda FETÖ maşasıyla köstebek gibi ortaya çıkıp devletin silahlarıyla harekete geçtiler. Eğer hedeflerine ulaşmış olsalardı karanlık dehlizlerde İslam âleminin bir devleti daha kan ve vahşet içinde yok edilecekti. Bölünme ve iç savaş başlayacak, vahşi cinayetlerle kelleler kopacak, kol ve bacak parçaları öbek öbek meydanlarda yığılacaktı. Ülkede taş üstünde taş kalmayacaktı. Tıpkı Suriye, Irak, Afganistan, Libya, Yemen, Myanmar gibi...

Kalem ibret nazarıyla yazmaktadır. Haçlı emperyalistler ırk, mezhep, sağ, sol ve parti çatışmalarıyla halkı birbirine kırdıracaklardı. İşte size bahsettikleri yenidünya düzeni ve büyük Ortadoğu projesi!…

15 Temmuz da Türk milletine yapılan darbe girişimi yine Türk milletinin iradesiyle önlenerek yalnız Türkiye değil, Müslüman devletler de, "çok şükür kurtulduk," diye secdeye kapandılar. Milletin üzerine bomba yağdıranlar Müslüman değil, dinler arası diyalog ile başlatılan haçlı ittifakıydı. Batı'nın planı çök şükür tutmadı. Bitti mi? Tabi ki bitmedi.  Batılı fesat yuvaları yeni tuzaklar hazırlayıp yine saldıracaklardır. 1876 da Sultan Abdülaziz'i katledip peşinden Sultan Abdülhamid'e saldırdılar. Cumhuriyet Türkiye’sinde ise Adnan Menderes’i şehit edip sonra Erdoğan’ı hedef seçtikleri gibi…

İbretlik tarihimiz, tarih olarak tozlu raflarda kalmasın istedik. Sultan Abdülhamid döneminde oynanan oyunlarla Recep Tayyip Erdoğan döneminde oynanan oyunların ipliğini artık pazara çıkarıyoruz. Gözümüzdeki perdeyi kaldırdık. Karanlık gecelerden uyandık. Haç’ın Hilâl’e sönmeyen kinini öğrendik. Cumhur’un başı Erdoğan’a ve Türk halkına 15 Temmuz’da öğrettikleri gibi…

ŞÜKRÜ ALTIN
Araştırmacı-Tarihçi Yazar

 

HİLAL’İN İKİ MUHAFIZI
Sultan II. Abdülhamid ve R. Tayyip Erdoğan
Kitabından Alıntı

 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 18.02.2017 - 10:00 -650-
Bu sayfayı paylaşın :