+A A -A

Hocam: Matematik hayatta neye yarar?

-A A +A

Okul çağındayken hepimiz bu soruyu birçok defa hocalarımıza sormuşuzdur. Özellikle Matematik Fizik Kimya gibi fen dersleriyle ilgili olarak. Bu tembel öğrenci sorusu. Hayata hazırlığın daha başında “etken” değil de “edilgen”. “özne” değil de “nesne” olmayı kabullenmiş bir ruh halinin dışa vurumudur.

İşin felsefesi bir yana; içine balıklama daldığımız “erken seçim” ortamıyla  sıkı sıkıya ilgisi var. Zaten bu günlerde erken seçim konusunu ele almayan hiçbir yazının okuyucu tarafından iltifat görme şansı yok. İki ay boyunca seçimle yatıp seçimle kalkacağız. Herkesin seçim konuşup seçim yazdığı ortamda  haber-yorumların ve köşe yazılarının da birbirinin benzeri şeyler olması ihtimali de oldukça yüksek oluyor. Bu durumda yazıya ilgi çekmek için “flaş”  “müthiş” “sinsi”. “son dakika” gibi başlıklarla  verilecek. Özellikle internet alemindeki sitelerde yer alan buna benzer başlıklardan gına geldi. Böylece daha önce okuduğunuz haberi size 10. Defa tekrar okutabiliyorlar.

Gelelim Matematiğin içinde bulunduğumuz seçim ortamıyla olan ilişkisine, Siyasi partilerin bir kısmı var ki, çalışkan öğrenci, dersini iyi çalışmış hesabını iyi yapmış sağlamasını yapmış. Sakin ve özgüvenli şekilde adımlarını atıyor. Matematiği hayata uygulamasını biliyor. Birde “diğerleri” hanesinde mütalaa edebileceğimiz partiler var. Dersini iyi çalışmamış öğrenciler gibi “Ah ne vardı “bu matematik hayatta ne işe yarayacak” deyip sırt döndüğümüz dersimizi çalışsaydık diye kıvrım kıvrım kıvranıyorlar. İşte görüyorsunuz Matemetik hayatta çok lazım oluyor.

Falanca parti ile filanca ittifak yapsa öteki de arkadan destek verse ikinci tura kalır mı? Yok yok olmaz. O zaman Erdoğan işi birinci turda bitirir. Ne yapsak ta işi ikinci tura bırakabilsek. İkinci turda alem eder kallem eder %46 yı, % 54 den büyük ilan edebiliriz. Zaten Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi de Erdoğan kazandığı takdirde seçimi gayrı meşru ilan etmeye hazırlanıyor. Şimdiden gerekçesini hazır ettiler bile. Bizde çöplükten yanık boş oy pusulası toplar sosyal medyada cayırtı koparırsak başkanlık çantada keklik. Ahh Ah hep bunlar zamanında matematik çalışmamanın sonuçları. Bir türlü denklemin eşitliğini sağlayamadılar

Fakat Batı da matematiği iyi bilen mentorları var. Fakat onlar da hesap ve planlarını 2019 a kadar siyasal ekonomik komplolarla Türkiyeyi türbülansa sokup sonuç almayı planlıyorlardı. Fakat Cumhur İttifaki erken seçim kararı alarak komplocuları ters köşe yaptı. Muhalefet de bunu siyasi ahlaka ve dürüstlüğe uygun bulmuyor. Yahu daha düne kadar “Hodri meydan haydi erken seçime” diyen kimdi. Ecevitin icat ettiği “Güneş Motel” hilesini günümüzde hortlatanların ağzına siyasi ahlak lafı hiç yakışmıyor. Buna rağmen Meral hanım 100.000 imza ile aday olacağım diye hem CHPden 15 Milletvekili transferini değersizleştirdi hem de “Tayyibe karşı Gül” formülünü kadük etti. İstermisiniz Meral Hanım 8 Mayısa kadar 100.000 imzayı toplayamasın?   O zaman işte “Yandı gülüm keten helva”

Fakat Komplocunun torbasında şeytana külahını ters giydirecek hile bitmez. Bu sebeple müteyakkız olmak ve hiç rehavete kapılmamak gerekiyor.  Şimdilerde “Anayasanın 101ci Maddesinden yola çıkarak bir komplo kurabilir miyiz?” hesabı yapılıyor. Bu madde ilk turda ilk ikiye kalmış adaydan birinin bir sebeple çekilmesi halinde, 3.cü sıradakinin, o da çekilirse 4.cü sıradakinin ikinci tura katılabileceğini hükme bağlıyor.

Tayyip Erdoğanın ilk turda işi götürmesi büyük ihtimal. Kazara 2.tura kalsa bile 1. sırada olacağı belli. 3. veya 4. sıradakinin Erdoğana karşı şansı olabilir mi?. Erdoğana karşı Gül hesabı tutmadı. Şimdi tek çareleri seçime hile karıştırma komploları ile Batı nezdinde seçimleri hükümsüz ilan ettirmek. Bence bu saaten itibaren Cumhur ittifakının üzerinde en çok titizlenmesi gereken konu “Seçimin meşruiyetine gölge düşürecek her türlü hile ve komplolara karşı üst düzeyde tedbirler almaktır”

Şu anda bütün tartışma ve hesaplar Cumhurbaşkanlığı seçimi etrafında dönüyor. Bu da Milletvekili seçimlerinin öneminin gözden kaçmasına sebep oluyor. Bu ittifak seçim sistemiyle  Başkanlığı kazanan partinin parlamentoda çoğunluğu kazanamaması riski var. Cünkü %10 Barajını aşamayan partiler ittifak yaparak bu barajı aşacak oy oranına ulaşabilirler. Daha önceki sistemde barajı aşamayan partilerin oyları, birinci partinin lehine daha çok milletvekili kazanmasını sağlıyordu. Bu seçimde bu avantaj olmayabilir. Hatta seçmen Tüm yetkinin tek elde toplanmasını istemezse Başkanlıkta Erdoğana oy verirken Milletvekilliğinde gönlündeki partiye oy vererek Başkanı “topal ördek” durumuna düşürebilir. Dolayısı ile özellikle 1. Turda Milletvekili seçimlerine en az başkanlık kadar öncelik verilmesi gerekir. Çünkü Milletvekili seçiminin ikinci turu yok

Son olarak şunu merak ediyorum. Rahmetli Erbakan sağ olsaydı şu siyasi tablo hakkında ne derdi.  Temel Bey kendisine  on yıllardır “Sivas Celladı diye hakaret edenlerle kuzu sarması.  Karısı başörtülü diye Cumhurbaşkanlığı engellenen ve hakkında muhtıra verilen Gül, şimdi onların umudu olmuş. Muhtar bile olamaz denilen Erdoğan Türkiye siyasetinin birinci aktörü Cumhurbaşkanlığının en güçlü adayı.Erbakanın yetiştirdiği iki talebesi şu anda Türkiyenin siyasetinişn başat aktörleri olarak vazgeçilmez pozisyondalar. Aslına Bakarsanız İktidar da Cumhurbaşkanı da Türkiyede ERBAKAN dır. tek başına iktidar. Sağlığında Laik çevrelerce itilip kakılan hakdızlık ve zulümlere maruz kalan Erbakanın siyası mirası ve dünya görüşü vefatından 7 yıl sonra Türkiyenin alternatifsiz siyasi hakimi. Böyle bir mazhariyet hangi siyasi lidere nasip olmuştur? Allah makamını cennet eylesin.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 27.04.2018 - 10:38 -636-
Bu sayfayı paylaşın :