+A A -A

İki Kemal de Birbirine Ağabey diyor

-A A +A

                Ocak 2017’nin ortalarıydı. Bir grup arkadaşla Haymana’da buluşmuştuk. Toplantıya katılanlar arasında Av. Yıldırım Kemal Akıncı Ağabey de vardı. Yıllar sonra görüşmüş olmanın mutluluğunu yaşıyorduk. Kemal Ağabeyin saçları bembeyazdı. İlerlemiş yaşına ve dizlerinden geçirdiği ameliyata rağmen merdivenleri çıkış ve inişi kendisinden yaşça çok küçük olan arkadaşlara göre daha çevikçeydi. Bilge duruşu onu, Anayurt Orta Asya’da tabir edilen tam bir “Aksakal” kişiliğine büründürüyordu. Türkiye’nin ve dünyanın meselelerine bakışı bu tanımlamaya hak verdiriyordu. Yetmişli yıllarda tanıma imkânı bulduğum Kemal Ağabey heyecanından hiçbir şey kaybetmemişti.

                Konuşmalarımız sırasında başka bir Kemal Ağabeyin ismi geçti, Kemal Yaman Ağabey. Kemal Yaman Ağabeyin isminin geçmesi üzerine Kemal Akıncı Ağabey daha bir dikkat kesildi.  Onun hakkında “Gerçek bir âlim” dedi. Mücadele Birliği ve Yeniden Milli Mücadele hareketi dönemindeki hizmetleri hakkında takdirkâr sözler söyledi. Otağ Yayınları arasında çıkan Beynelmilel Sermaye ve İhtilâller, Millet Düşmanlarının İhanete Belgeleri gibi kitaplara katkısını anlattı. Temin edebilirlerse, günümüz gençliğinin bu temel kitapları mutlaka okumalarını istedi. Karşılaşırsanız, kendisine soru sorunuz ve ilminden istifade ediniz, tavsiyesinde bulundu. Gıyabında Kemal Ağabey diye hitabediyordu.

                Bu arada bir şey dikkatimi çekti. Ne yazık ki bu iki kıymetli insan yıllardır görüşemiyordu. Şu savrulma hadisesinden sonra pek çok arkadaş gibi onlar da ayrı düşmüşlerdi. Adresleri yoktu, yetmişli yıllarda yaygın olmadığından telefon kayıtları da yoktu. Tabii hal böyle olunca, o yılların o muhteşem arkadaşlığı ile bugün geldiğimiz konumumuzu yan yana koyduğumda çok üzüldüm, gerçekten çok üzüldüm.

                Antalya’da ikamet eden Kemal Yaman Ağabeyin telefon numarası cep telefonumda mevcuttu. Numarayı çevirdim, Kemal Yaman Ağabeyi aradım. Telefon açıldığında o kibar insanın o munis sesi “Aleykümüsselâm İsmailciğim” diyordu. Hoşbeş, hal hatır ettikten sonra kendisine: “Bakın sizi kiminle görüştüreceğim” dedim ve telefonumu Kemal Akıncı Ağabeye verdim. Başladılar konuşmaya. Dört-beş arkadaşla o ibretlik sahneyi seyre koyulduk. Kemal Akıncı, Kemal Yaman’a  “Ağabey” diye hitabediyordu.

                Anadolu’da “ağabey” diye, erkek kardeşin büyüğüne denir ve bu bir saygıyı ifade eder. Kardeşiniz olmadığı halde, birisi size ağabey diyorsa, size saygısını ifade ediyor demektir.

                 Ben her iki Kemal’in de doğum tarihlerini bilmiyorum. Dolayısıyla kaç yaşlarında olduklarını, hangisinin yaşça diğerinden daha büyük olduğunu bilmiyorum. (*) Ama bu iki insan, birbirinden öğrendiklerine hürmeten, ilimlerine hürmeten birbirlerine ağabey diye hitabediyordu.

                Bir hayli konuştular. Altmışlı yılların sonundan itibaren, yetmişli yılların sonuna kadar güzel hizmetler verildiğinden bahsettiler. Türkiye’nin kültür hayatına yaptıkları önemli katkıları hasretle andılar. Ancak o zamanlar ortaya konan görüşleri bugün birileri savunsa da o değerlere gerçek anlamda tasarruf edemediklerini hayıflanarak ifade ettiler. “Kıbrıs, Kudüs, Türkistan” der gibiydiler. Keşke bugün de aynı hizmetleri verebilseydik diye ümit ve temennilerini dile getirdiler.

                Kemal Akıncı, telefonu kapatmadan bana geri vermişti. Kemal Yaman Ağabey: İsmailciğim, Kemal Ağabey ile beni görüştürdüğün için sana teşekkür ediyorum. Allah senden razı olsun. Biz Kemal Ağabeyin duruşundan, mecmua paketlerini o çevik hareketleriyle derleyip toparlayışından, işini bir ibadet vecdiyle yapışından çok etkilenirdik, o bizlere bu yönüyle Ağabeylik etmiştir, diyordu.

                Konuşma sırasında orada hazır bulunan arkadaşlar, bu iki değerli üstadın konuşmalarını ibret, takdir, sevgi ve saygıyla izlediler. (Gelecek hafta, Çankırı’dan Hasan Çelik Anlatıyor.)

                ----------------:

                (*) Av. Yıldırım Kemal Akıncı Ağabeye, Haymana’da bulunduğumuz o günlerde doğum tarihini sordum, 1942 cevabını aldım. (İ. Aydın)

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 24.04.2018 - 11:34 -463-
Bu sayfayı paylaşın :