Ezan, bütün insanlık için esenlik ve özgürlük bildirisidir
Tanrı yoksa her şey mübahtır” demişti büyük romancı Dostoyevski. Böylesine sarsıcı bir cümleyi, romanlarıyla bizi ruhun labirentlerinde dolaştırmayı başarabilen Dostoyevski gibi büyük bir sanatçı, bilge bir insan kurabilirdi ancak.
Yusuf Kaplan
11.03.2019 16:14
89 okunma
Paylaş

Tanrı yoksa her şey mübahtır” demişti büyük romancı Dostoyevski. Böylesine sarsıcı bir cümleyi, romanlarıyla bizi ruhun labirentlerinde dolaştırmayı başarabilen Dostoyevski gibi büyük bir sanatçı, bilge bir insan kurabilirdi ancak.

Yine ruhun labirentlerinde dolaşan bir başka isim, psikanalistJacques Lacan şöyle demişti: “Tanrı inancını yitiren bir insan, Tanrı inancını yitirdiği andan itibaren artık her şeyi tanrılaştırmaya başlar.”

EZAN, NE(RE)YE ÇAĞIRIR İNSANI?

Ezan, Müslümanları namaza çağıran bir çağrıdan ibaret değil sadece. Ezan, Tanrı inancının olmadığı bir yerde insanın özgürlüğünü yitireceğinin, sahte tanrılara kul köle olacağının ilanıdır. Bütün insanlığı kula kulluğa, dünyaya, paraya-pula, dünyanın ayartıcı hazlarına kul-köle olmaya başkaldırı çağrısıdır.

O yüzden ezan, her şeyden önce, her tür puta, putperestlik biçimine başkaldırı çağrısıdır.

İkinci olarak, ezan, Müslümanların yaşadıkları toprakların işgal altında olmadığının, hür olduklarının ilanı ve ifadesidir.

Üçüncü olarak, ezan, Müslümanların birliğinin, dirliğinin, kardeşliğinin göstergesi ve sigortasıdır.

EZAN’I PROTESTO EDECEK KADAR KÜSTAHLAŞMAK!

Ezan’ı protesto edebilecek kadar küstahlaşan köle ruhlular, soysuzlar ve ruhsuzlar türedi bu ülkede!

Çok tehlikeli bir gelişme bu, bu ülkenin geleceği adına.

İlk defa yaşanıyor böyle bir ruhsuzluk bu topraklarda.

15 Temmuz darbe ve işgal gecesi sırasında, ezan okuyan, salâ okuyan imamlar, müezzinler saldırıya uğramıştı bazı şehirlerimizde!

Bu topraklar bu tür soysuzluk, haysiyetsizlik hâdiselerine ilk defa tanık oluyordu. Toplum, bu iğrenç hadiseleri kınadı. Bu hâdiseler, münferit olduğu için büyütmedi.

Ama kitlesel olarak ezanın protesto edildiği küstahça bir hâdise yaşandı 8 Mart Kadınlar Günü dolayısıyla İstiklal Caddesi’nde düzenlenen Feminist Gece Yürüyüşü’nde. Bu türedilerin derdi kadın hakları değil. Kadınların karşı karşıya kaldıkları şiddet ve tecavüz hâdiselerini konuşmak filan da değil.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
Haber Akışı
...