14.03.2019 12:56
946 okunma
Paylaş
Seçim arefesinde memleket gezisi..
Bu hafta başında Fethiye Adliyesindeki bir işi vesile ederek, memlekete gittik. Ziyaretler yaptık.
Av. Sabri Turhan

Bu hafta başında Fethiye Adliyesindeki bir işi vesile ederek, memlekete gittik. Ziyaretler yaptık. 

Sılay-ı rahim ettik. Yıllardır görmediğim arkadaşlarımızı  gördük. Geçmişi andık. Eskileri  yad ettik.

Malum, ay sonunda  seçimler var. Sohbetlerin  baş konusu seçimler..

Bizim Muğla’da Büyükşehir Belediye Başkanlığına 4 aday var. Mevcut Başkan  Dr.Osman Gürün CHP adayı. AKP’den eski milletvekili  Mehmet Nil Hıdır, Demokrat Parti’den  Mehmet Kocadon ve bağımsız Behçet Saatçi..

Dr.Osman Gürün iki dönemdir Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı. Mehmet Kocadon, Bodrum Belediye Başkanı idi. Mehmet Kocadon  ilk zamanlar Bodrum’da  büyük heyecan uyandırdı. Behçet Saatçi de Fethiye’ye büyük hizmetleri olmuş bir isim. Behçet Başkan Fethiye’nin çehresini değiştirdi. Bataklık(dolgu sahası) yerini nasıl park alanına   dönüştürdüğünü herkes biliyor.

Behçet Saatçi halk tarafından  sevilen bir isim. Geçen dönem bir afiş yüzünden partisi MHP ile arası açıldı. Partiden atılacakken istifa etti. Marjinal bir partiden  aday oldu. Fethiye Belediye Başkanlığını gene kazandı.

Behçet Başkan, şimdi de aday .Ama bağımsız aday. Bu sefer Fethiye Belediye Başkanlığı için değil, malum Muğla Büyükşehir Belediye  Başkanlığı için.

Tabi Batı Anadolu’da bağımsız belediye başkan adaylığının  zorlukları var .Fethiye’den olsa buna pek  zorluk  olmaz.Gene kazanır yani. Ama şimdi iş Muğla Büyük Şehir Belediye Başkanlığı için adaylık. Bağımsız olarak..

Batı Anadolu’da ve Akdeniz’de bağımsız adaylık zor iştir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da (o da eskiden)toplu oylar, aşiret  ve akrabalık sebebiyle, bir yerden talimat verilince, hiçbir partiye mensup olmayan bir adam, bağımsız olarak seçilirdi. Batı bölgelerimizde böyle bir durum yok. Dolaysiyle Behçet Başkan’ın işi zor.

Biz orada iken, Behçet Başkan, bir TV kanalına çıktı. Canlı yayında  projelerini anlattı. Seyredenler, “Fethiye’ye büyük hizmetler etmiş bir  insan, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı olunca da aynı hizmetleri yapar ve Muğla’yı da ihya eder.”dedi.

Behçet Başkan yola çıkmış bir kere. Hayırlısı olsun diyoruz.

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Memleket gezisinin bir gününde; kardeşim Hüseyin ile birlikte yanımızda Hediye ve Emel Hanımlar da olduğu halde Kaş’a gittik. Kaş, Fethiye’ye yakın. Hava o gün 22 derece civarında idi. Kaputaş Mağarası önündeki plajda yüzenleri gördük, Mart’ın 11’inde..Kaputaş Mağarası ve önündeki plajın bir hikayesi var. O devirde Fethiye-Antalya sahil yolu yapılıyormuş. Dinamit patlatarak kayalar yıkılıyor, yollar böylelikle  açılıyormuş. Dinamit patladığında tedbir alamayan 5 işçi, kayaların altında kalarak ölmüşler  Duvarda isimleri yazılı.l928 doğumlu,1933 doğumlu o zamanın gençleri hizmet etmiş sahil yolunun açılışına canları pahasına.. Kaya duvarında isimleri yazılı.

Kaputaş’ta ölenlerden birisi Fethiyeli Halil. Halil için bestelenmiş bir ağıt var.

“Kalkan ile Kapıtaş’ın arası/Yol mu bulamadın dağlar arası

 Halil’im  düşmüş de elinde çapası/Halil’im düşmüş de toplayamadım/Her yanları ganlı paklayamadım

Adı taş üstünde yazılı  galdı/ Curası duvarda asılı galdı/ Hörü’sü ardından yasılı galdı”

Kaş’tan önce Kalkan var. Kalkan’da parkta çay içtik. Doğa güzelliğini doya doya seyrettik.Fethiye’de tabii  çok koy var. Aynısını Kaş’ta ve Kalkan’da da  görmek mümkün. Kendiliğinden oluşmuş gemi barınakları, kendiliğinden oluşmuş plajlar ve koylar. Buralar Allah’ın bir lütfu. Çok güzel ve bakir başka koylar da var. Ama kullanılamayacak durumda olanlar bunlar. Çünkü kıyıları  insanın ayağını kesecek keskin taşlarla dolu. Denize girerken, lastik pabuç giyilse bile gene da faydası yok. İnsanın, “. ince kum ve çakıl dökülse de buralar kullanılır hale getirilse olmaz mı” diyesi geliyor..

Kaş’a daha önce çok defa geldik. Bir gelişimizde; Kaş Yarımadasının tam ortasında orta çağ Avrupa’sının derebeylerinin şatosunu andıran bir yapı vardı orada. Kenarında silindir gibi bir sütun,dibinde bir bina..Makiler ve taşlar arasında ıssız bir yerde tek başına bir yapı. Etrafında hiç bina yok başka. Kimin diye sorduğumuzda; o zamanların “ Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı  Beyhan Cenkçi’nin burası” dediler .Şatoyu andıran bu binanın  makilerin arasına ve ıssız yere (ama denizin hemen başına)nasıl yapıldığını merak etmiştik. Beyhan Cenkçi renkli  bir isimdi. Bina l2 Eylül ’den sonra yapılmıştı.

Bu gittiğimizde, Beyhan Cenkçi’nin binasına yeni komşuların geldiğini gördük.Hem de çok. Orası bir mahalle olmuş. Öğrendikçe hayret ettik. Kaş’da dağlar imara açılmış. Dağ- taş deniz manzaralı ev. Denizden çok uzaklarda ama denizi seyreden dağın başında evleri var insanların. Bir çoğu kışın boş. Yazın birkaç aylığına geliyor oraya insanlar.” Evin dağın başındaysa, uzaktan  denizi görse ne fayda” diyesi  geliyor insanın..

Kaş yarımadasına güzel bir  yol yapmış belediye. Yarımadanın dönüşünda bir de Belediye  Sosyal Tesisi var. Orada oturduk. Çay içtik. Karşıda Meis Adası.. Meis Adası’ndaki Rum evleri uzaktan görünüyor. Belediye tesisinde dururken; telefonuma Türkçe bir mesaj geldi : “Yunanistan’a hoş geldiniz” diyordu. Şaşırdık..” Yunanistan yoksa Kaş’a göz mü dikti” dedik . Gülüştük..

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
Haber Akışı
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya